Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kimim Ben?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Kimim Ben?   C.tesi Haz. 05, 2010 1:43 am

Zaman:(sabah, öğlen, akşam, akşam üstü, gece vs.): Öğlen
Kaçıncı şahıs: 1. Tekil
Katılacak kişiler: Daisy, Nicolas


###

Güneş bedenlerimizi ısıtmaya devam ederken, bahçeden içeri kaçarak serin koridorlarda yürümeye başladım. Öğrencilerin yüzlerinde telaş vardı ve derslerine yetişmeye çalışyorlardı. Bugün dersim olmadığı için çok şanslı olmalıydım. Hafif bir asalet ve yüzümden eksik olmayan şu meşhur ciddi gülümsemem ile geziniyordum. Bu gülümsemeyi seviyordum, sanki hayal dünyasının içinde kaybolmuşum ve onlara gülüyormuşum gibi, anlamsız ama tatlı... Bir an aklıma gelen bir şey yüzünden yerimde kalakaldım. Bu tabiki Nath'di, ondan ayrılalı birkaç hafta oluyordu. Sanırım o, ondan ayrıldığımı bilmiyordu. Ama onu gördüğüm ilk anda kelimelerimi yüzüne haykıracaktım. Beni çok ihmal etti, evet beni gerçekten ihmal etti. Onunla hala birlikte olacağımı düşünmesi çok saçma. Aslında ben beni sevdiğine o kadar inandırmıştım ki kendimi, zor olsa da aştım. En azından gözyaşlarımın yanaklarımdan süzülüp gitmesine neden olmuyordu artık. Gidip bir pencere kenarında duvara yaslandım ve hafiften bir şarkı mırıldamaya başladım:
"Would you dance if I asked you to dance?
Or would you run and never look back?
Would you cry if you saw me crying?
And would you save my soul tonite?
Would you tremble if I touched your lips?
Or would you laugh? Oh, please tell me this.
Would you die now for the one you love?
Oh hold me in your arms tonite."
Yüzümü koridorun karanlık tarafına çevirir çevirmez oradan parıldayan bir Hufflepufflı bir çocuk gördüm. Olgun ve sert bakışları vardı. Baştan aşağı süzdükten sonra bu genci buralarda ilk defa gördüğümü fark ettim. Ve neden olduğunu bilmediğim bir şekilde o da bana bakıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 4:14 pm

İnsanları gözetlemenin pekte doğru bir şey olmadığını biliyorum ama yaptığım en iyi bir kaç şeyden biri gizlice insanların sırlarını öğrenmek. Bunu normalde kolayca yapabilirim ama uzun zamandır hakkında yaşı, adı, en yakın arkadaşları ve binası dışında hiçbir şey öğrenemediğim bir kız var; Daisy Cheers. İlgimi çekme sebebi bu zaten; yanlış anlamayın Daisy gerçekten güzel bir kız ama çevrem pek çok güzelle dolu olduğu için bu benim açımdan pekte önemli değil. Önemli olan şey o kızın kendini herkesten soyutlayabildiği zamanların olması ve o kızın benim için büyük bir gizem oluşu.
Onu okula geldiğinden beri uzaktan uzağa izliyorum; benden bir yaş küçük olması bunun en mantıklı açıklaması sayılabilir. Onunla konuşmaktan korkmuyorum elbette, yalnızca insanlarla arkadaş olmaya çalışmadan önce onlarla ilgili bazı şeyleri öğrenmeye çalışırım ve Daisy konusunda hiçbir şey bilmiyorum. Slytherinli, safkan, arada sırada tartıştığım Jace'in kankası ve elbette karanlıkta...
Bugün onu izliyor olmam tamamen kaderin bir oyunuydu. Benim yerime oturmuş şarkı söylüyordu ve benim yerim diye bahsettiğim yer okulun en iyi manzaralarından birine sahip olan pencerenin yanıydı. Ben pervazda oturup saatlerce yazı yazardım, manzarayı resmederdim, beste yapardım, o ise duvara dayanmış bir şarkı mırıldanıyordu. Saçları arkasından gelen güneş ışınları ile parıl parıldı ve gözlerinde deri bir hüznün izleri bulunuyordu. Yüzümde minik bir gülümsemeyle onu izlemeye başladım. Çok uzun bir süre geçmeden onu izlediğimi hissetmişçesine benim olduğum tarafa döndü ve lacivert gözlerimle uzun yıllardır tek bir kaç arkadaşının dışında kimsenin gerçekte yeşil değilde kahverengi olduğunu bilmediği gözleri birbirine değdi. Bana bakan gözlerinde biraz rahatsızlık, hafif bir merak ve fazlaca etkilenmişlik vardı. Ona doğru yürümeye başladığımda sırtını dikleştirdi ve her zmanki gülümsemesini dudaklarını yerleştirdi. Onun kişisel alanına attığım bir adımla onun bir adım geri gitmesini sağladım ve başımı ona yaklaştırarak bir süre bekledim. Sonunda söyleyebileceğim sözleri bulduğumda yüzümde çapkın ve karanlık bir gülümseme vardı.
"Benim yerimi işgal etmişsin. Bundan pek rahatsız olduğumu söyleyemem ama burası benim özel ve artık gizli olmayan alanım." sesimdeki kararlılık ve özgüven kızın bana daha dikkatli bakmasını sağladı. Konumumu hiç değiştirmeden bana ne söyleyeceğini bekledim. Benimle başa çıkabilecek kadar inatçı olduğunu umuyordum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 5:10 pm

Küçük bir sevda tomurcuklanır ya saksıda, bir göyaşı vardır gözlerinden süzülen bir de umut vardır, yaşamak için...O değil bu değil seni üzen, bilmez kimse ya, bahaneler yaratırsın ümitsizce, kimse bilmezken gerçeği, kimse tanıyamazken seni...Unutulmak kadar acısı yoktur, büyük sonsuzlukta önemsiz olmak bir hiç olmak ve sevilmeyi özlemek, belki de sevilmek değil. Onun sevmesini özlemek... Kendime sevdalar yaratıyorum bugünler de, gerçekleri bekliyorlar ama gerçek gitti bir kere dönmeyecek yeni gelen ne kadar gerçek olabilir ki, duygular beynimi bulandırıyordu. Hissedemiyordum arada gözlerimi kırpmayı bazen de nefes almayı unuyorum farketmezsiniz. Bu kadar büyük olan ve içimi yakan şey ne, o sevgiyi özledim. Gözlerimin içine bakmayan kıyamayan gözleri görmeyi özledim. Beni incitmekten korkan ve parmağıma bile dokunamayan elleri özledim. Büyülü hayatımın içinde hatrımda kalan o küçücük anıyı özledim, o büyük ama kısa aşkı özledim. Derin bir nefes aldım ve yutkundum. Kafamı kaldırdım bu kadar düşünce arasında Hufflepufflu çocuğu unutmuştum. Gözlerimin içine bakıyordu. Sanki her şeyi biliyormuş, ama hiç bir şey bilmiyormuş gibi meraklı gözlerle, gülümsememi yüzüme taktım tekrar, karşılıksız kalmamıştı gülümseyerek yaklaştı bana doğru...

"Benim yerimi işgal etmişsin. Bundan pek rahatsız olduğumu söyleyemem ama burası benim özel ve artık gizli olmayan alanım."

kişisel bir yere sahip olabileceğimizi bilmiyordum. Anlamaz bir surat ifadesi ile karşılık verdim.

"Buranın manzarası harika, iyi bir seçim...İnsanın yoğun hayaller içinde kaybolmasına neden oluyor."

dedim hafif gülümseyen ve hafif bencilce bakışlarla. Slytherin olduğumu bazen unutuyordum. Hele şu aşk meselesinde kendime gelmeye çalıştım ve gözlerime derin bir gülümseme ekleyerek belimi iyice dikleştirerek, saçlarımın bedenimde kaymasına sebep oldum. Ellerimde bir parçasını alıp göğsümün üstüne doğru getirdim. Çocuğun gözlerinin içine bakıyordum. O da gözlerimin içine bakıyordu, bunu yapmaktan utanmıyor hatta çekinmiyordu. Eğer daha önceden tanışmış olsak dudaklarıma yapışağanı bile düşünebilirdim. Harika bakıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 5:26 pm

"Buranın manzarası harika, iyi bir seçim...İnsanın yoğun hayaller içinde kaybolmasına neden oluyor." Manzarayı çok güzel bulan tek kişi olmamak beni az da olsa sevindirmişti elbette. Dudaklarımdaki gülümseme genişledi ve bakışlarım kızın vücudunda dolandı. Elini saçına götürdüğünde emin oduğum tek şey farkında olmadan benimle flört etmeye çalıştığıydı. Bir sonraki adımı zihnimde canlandırdığımda gözlerimin parladığından emindim. Daisy'nin elindeki sarı tutamı aldım ve omzunun arkasına koyarken elimi omzunda gezdirdim hafifçe. Sonra elimi hızla geri çektim ve ondan yarım adım uzaklaştım. Pencerenin oervazına tırmandım ve Daisy'nin gözlerine bakabileceğim bir şekilde oturdum.
"Hayal kurmak için buraya gelmem. Burası ilham dolu ve ben yeni bir ilham perisi buldum sanırım." Nicolas sözlerine şefkatli bir tonlama eklemişti ve bunun kız üzerindeki etkisi gözle görülebilir bir derecedeydi.
Nicolas elini çantasına daldırdı ve içinden resimlerinin bulunduğu defteri ve bir kaç kara kalemi çıkardı. Bakışlarını Daisy'nin yüzünde dolaştırdı ve defterine kızın yüzünün ana hatlarını çizdi. Eli kağıt üzerinde bir ressam gibi hızla ve hatasız geziniyordu. Daisy'nin ona dönük olan gözleri kısacık bir an için merakla doldu ve Jace kızın elindeki resmi görmek istediğini anladı. Defteri kıza doğru çevirdi.
"Eğer modelim olmayı kabul edersen, bu resmi hızla bitiririm." bunu sorma amacı kızla zaman geçirebilmekti, çünkü Daisy onun modeli olmak istemese bile kızı kağıda nasıl aktaracağını bulmuştu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 5:41 pm

Yüzündeki gülümsemesi yüzünün geniş bir alanına yayılmıştı. Elimle oynadığım saçımı aldı ve omzumun arkasına doğru nazik hareketlerle bıraktı amacının saçımın beni ratahsız ettiğini düşüncesi olmadığına adım gibi emindim. Kendisine çeken bakışları vardı, kokusu da öyle... Hızlı hareketlerle pencerenin pervazına oturdu ve beni izlemeye başladı. 

"Hayal kurmak için buraya gelmem. Burası ilham dolu ve ben yeni bir ilham perisi buldum sanırım."

Bu ben olmalıyıdım sanırım, içten bir gülümseme ile karşılık verdim. Şimdiye kadar hiç ilham perisi olmamıştım. Bunu da deneyebilirdim sanırım, elini çantaya daldırdı ve bir kağır ve birkaç kalem çıkararak bir şeyler çizmaya başladı. Hızlı hareket ediyordu. Bu işte iyi olduğu belliydi. İlk önce beni çizdiğini anlamamıştım ama bunu anlamak o kadar uzun sürmedi. Birinin bana saatlerce bakması veya buna benzer şeyler hiç hoşuma gitmezdi. İlgi odağı olmak, ama nedeninini bilmediğim bir şekilde şuan bulunduğum durumdan hiç şikayetçi değildim. Resmi gerçekten merak ediyordum defteri bana doğru çevirdi bu kadar kısa sürede o kadar şeyi nasıl çizmişti, gözlerim tamamlanmıştı bile -belki ben öyle sanıyordum- yüzümün ana hatları ortaya çıkmıştı bile, bu çirkin halimde beni bu kadar güzel çizebilmesi şaşırtıcıydı. Ben bunları kafamdan geçirirken kandırıcı kelimelerini sarf etti. 

"Eğer modelim olmayı kabul edersen, bu resmi hızla bitiririm."

Derin bir gülümseme ile yüzüne ciddi olup olmadığını anlamak için baktım. Ciddiydi ve ben birazdan gülme krizine girebilirdim. Kendimi zor tutuyordum. Ben ve modellik he, bu gerçekten komikti. Kendimi tuttup çünkü şu saniyelerin saçma bir gülme krizi ile kaybolmasını istemiyordum. 

"Ben ve modellik he, işin çok olacak, hem nerede yapmayı planlıyorsun?" 

Diyerek meraklı bir soru sordum. Beni öylece hayran hayran izlemeyi bırakıp konuşmasını sağlamaya çalışıyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 6:14 pm

"Ben ve modellik he, işin çok olacak, hem nerede yapmayı planlıyorsun?"
Kabul etmesi beni gerçekten mutlu etmişti, onun bilgisi dışında resmini yapmak adice geliyordu çünkü bana. Resmini nerede yapabilirdim ki? Hiç bir fikrim yoktu. Bir süre pencereden dışarıya baktım sonra başımı Daisy'e çevirdim. Resmini burada yapabilirdim, burası gerçekten hoş bir yerdi çünkü. Modelimi yakından tanımak istiyordum ve bunu yapmadan önce elimi ona uzattım.
"Karşıma oturabilirsin. Burası mükemmel bir yer; dediğim gibi ilham dolu." sesim yumuşacıktı ve Daisy başını onaylarcasına sallayıp elimi tuttu. Onun pervaza çıkmasına yardım ettim ve tam karşıma, bağdaş kurarak oturdu. Gözleri gülüyordu ve onunla konuşma isteğiyle doldum aniden.
"Adının Daisy olduğunu biliyorum ama anlaşılan sen benimle ilgili hiç bir şey bilmiyorsan..." konuşurken ona bakmıyordum, resmi çizmeye devam ediyordum. Kalem elimin bir uzantısıymışçasına beynimden geçen her düşünceyi hızla kağıda aktarıyordu ve ben resmin gidişatından oldukça memnundum. Daisy'nin yüzü bitmiş gibiydi, elbette bu sadece bir taslak gibiydi; çizmin ana hatları. Taslağın omuz ve yüzünden memnun olduğumda defteri Daisy'e çevirdim bve bir şeyler söylemesini bekledim. Gçözlerinden etkilendiğini anlayabiliyordum. Bu nedenşe yüzümde samimi bir gülümseme oluştu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 6:21 pm

Beni çizmeye bu kadar hevesli birini hiç görmemiştim gerçekten, başını pencereye çevirdi ve sonra bana döndü ve çok iyi bir fikir bulmuşçasına parlayan gözlerinden kelimeler döküldü. 
"Karşıma oturabilirsin. Burası mükemmel bir yer; dediğim gibi ilham dolu."
Aslında olabilirdi bu benim için sorun olmazdı, hem hiç bir işim yoktu bugün. Boş boş oturmaktansa yeni bir dost edinmek ve pek sık sık yapmadığım bir şey olan modellik yapabilirdim. Elimden tuttu ve pervaza oturmama yardım etti bağdaş kurdum ve yüzümdeki maskeyi atarak gözlerimin gerçek parıltılarının ortaya çıkmasına izin vererek gülümsedim. Sessiz bir modellik olmayacaktı bir yandan konuşup bir yandan öylece duracaktım. 
"Adının Daisy olduğunu biliyorum ama anlaşılan sen benimle ilgili hiç bir şey bilmiyorsan..."
Konuşurken yüzüme değil çizdiği sayfaya bakıyordu. Biraz düşündüm, sonra yüzümü ve duruşumu fazla değiştirmeden konuşmaya çalıştım.
"Hem de hiç bir şey bilmiyorum. Sana gerçekci olabilirim umarım, 2 saniye önce konuştuk ve şuan modelin oldum, gerçekten bu sık yaptığım bir şey değil..."
Bu gerçek düşüncelerimdi, biraz önce gelmiş ve sanki yıllardır dostmuşuz gibi konuşmuştu, bende sıcaklığına dayanarak karşılık vermiştim. Ve şimdi modeli olabilecek kadar samimiydik. Aslında belki modellik samimilik gerektirmez ama şu sahnenin Hogwarts da sık rastlanan bir şey olduğunu sanmıyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Ptsi Haz. 07, 2010 6:35 pm

"Hem de hiç bir şey bilmiyorum. Sana gerçekci olabilirim umarım, 2 saniye önce konuştuk ve şuan modelin oldum, gerçekten bu sık yaptığım bir şey değil..." ses tonu samimi ve oldukça sıcaktı. Benimle konuşmaya istekliydi anlaşılan. Onu karşılıksız bırakmayacaktım.
"Ben Nicolas Alex Cartier, cübbedende görebileceğin gibi bir Hufflepuff'lıyım." bunu söylerken elimle armayı işaret etmiştim ve Daisy kafasını sallamıştı. Gerçekten çok güzel ve şirin bir kızdı, Slytherin'de okuyor olması büyük bir kayıp...
"Hımm, söyleyecek bir şeyler düşünüyorum... Şey, 4. sınıfım ve çoğu Slytherinlinin merak edeceği şeyi söylüyorum; kesinlikle bir safkanım." bunu yüzümde alaycı ama bir o kadar şirin olduğunu bildiğim gülümsemem vardı.
Bu surada yanımızdan bir kaç yılan geçti ve bir bana bir Daisy'e bakarak fısıldaşmaya başladılar. Ne kadar garip göründüğünü biliyordum, bif huff ve bir sly karşılıklı aturup sohbet ediyor bir yandan da birbirlerine samimi gülücükler atıyordu. Hele bu samimi gülücükler onların asıl dedikodu malzemesi olacaktı, çünkü biliyordum ki Daisy'nin gerçekten gülümsemesi çok zordu ve bende pek keyifli bir sayılmam. Nadiren gerçek yüzüm ortaya çıkar ve onu bile yalanlarımla gizlerim.
"Bir de; piyano çalıyorum... Sanatla çok ilgiliyim anlayacağın. Peki ya sen?" konuyu hızla üzerimden atmıştım ve Daisy'e meraklı gözlerle bakıyordum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Çarş. Haz. 09, 2010 6:56 pm

Gülümseyen ve parıldayan gözleriyle yanıt verdi. Gözleri gözlerimin içine bakarken gerçekten ışıldıyordu. 
"Ben Nicolas Alex Cartier, cübbedende görebileceğin gibi bir Hufflepuff'lıyım." 
Gülümseyerek kafamı salladım, Slytherin dışındaki ilk arkadaşım değildi. Ama arada bölümüm de arkadaşlarımın baskılarına uğruyordum. Kötü olduğumu biliyorum. Çoğundanda nefret ediyorum zaten ama bazen böyle istisnalar olabiliyor. 
"Hımm, söyleyecek bir şeyler düşünüyorum... Şey, 4. sınıfım ve çoğu Slytherinlinin merak edeceği şeyi söylüyorum; kesinlikle bir safkanım." 
Hah, bunu gerçekten merak ediyordum aslında, bir melezle takılmak oldukça düşük bir durumda hele benim gibi asil bir Slytherin için, dalga geçmiyordu aslında ikimizin de bildiği şeyleri saklamanın gereği yoktu zaten. Slytherinliler yeni çıkan bir ırk değildi, davranışları, sevdikleri ve sevmedikleri herkes tarafından bilinirdi. Bu sırada gözüme bizim bölümden birkaç kişi ilişti, gözlerimin içine baktılar ve Nicolas'a alaycı ve küçümser bakışlarını bana belli etmeye çalışıyorlardı. Böyle bir durumda okulun içinde bulunmamalıydım. Bir Slytherin olarak bir Hufflepufflının önüne oturmuş şirin şeyler gibi gülümsüyor ve resmimi çizdiriyordum. Bu ortak salona gittiğimde yüzüme vurulacaktı. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Yüzümde ki gülümseme asılmıştı. Kızlara sert sert bakıyordum. Gerçekten sinirimi bozuyorlardı. Ama bir yandan da haklı olduklarını düşünmüyor değildim. En azından herkesin mutluluğu için Nicolas ile okul içinde birlikte görünmemeliydik. Hatta benim Slytherinlilerden başka kimseyle birlikte gezmemem gerekiyordu. Jace düşüncelerimin içinden geçti. O olsaydı eğer karşımda ki her şey farklı olurdu en azından kimseden korkmazdım. Her neyse o beni istemiyordu ve bu yüzden ben de onu istemeyecektim. Düşüncelerime hakim olarak Nicolas'a dikkatimi vermeye çalıştım, o bu Slytherinli kızlar meselesini pek kafasına takmamıştı ki konuşmaya devam ediyordu. 
"Bir de; piyano çalıyorum... Sanatla çok ilgiliyim anlayacağın. Peki ya sen?" 
Derdi konuşmamı sağlamaktı, ama ben Slytherinli kızlardan gözümü alamıyordum. Söylediklerinden anladığım kadarıyla cevap vermeye çalıştım.
"Ben eskiden keman çalıyordum. Belki hala çalarım ama uzun zamandır denemedim, baya seviyordum kemanımı, şarkı söylemeyi ve dinlemeyi de çok severim. Hea bir de bir şeyler yazıyorum... Anlamlı ve güzel şeyler"
Diyerek gülümsedim. Orada duran kızlar her gülümseyişimde daha da kıkırdıyor ve sohbetlerini koyulaştırıyorlar. Düşüncelerim karışmıştı ya Nicolas'ın yanından gidecektim ya da kendi bölümümdekileri asamı çıkararak tehtid edecektim. Nicolas'a baktım rahatsız olduğumu anlamıştı. Pervazdan kalktım ve Nicolas'a doğru yaklaşarak,
"Bence başka yerde devam edelim ya da başka zaman, koridorlar pek rahat değil, daha yalnız kalabileceğimiz bir yer daha eğlenceli olmaz mı?, mesela okul dışında bir yer..."
Diyerek sexsi bir gülümseme ile gözlerinin içine baktım. Aslında gerçekten eğlenceli olabilirdi ve yalnız kalmak harika olurdu. Hem bir erkeği kandırabilmenin en iyi yolu buydu sanırım...Nic ona güvenebileceğim hissini ilk gördüğüm an da yaşatmıştı bana, gerçekten onunla her şeyimi paylaşabilirdim. Her şeyimi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   Cuma Haz. 18, 2010 9:30 pm

Başlığı kilitleyebilirsiniz! Partnerlik iptal!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kimim Ben?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kimim Ben?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Akademisi :: Diğer :: Koridorlar-
Buraya geçin: