Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Herşey bir gün açığa çıkar.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Laurentina Da Silvera
Seherbaz & Işık Yeminlisi
Seherbaz & Işık Yeminlisi
avatar

Kadın Rp Partneri : Serva.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 11/05/10

MesajKonu: Herşey bir gün açığa çıkar.   Salı Haz. 08, 2010 4:46 pm

"Ellerini yukarıya kaldır" sarışın cadı her zaman ki gibi öfke kusuyordu. Karşısındaki kara giyenin göğsüne sertçe batırdı asasını. Adam elini cadının asasına götürüp almaya yeltenmişti ki, cadı asasını daha sert biçimde batırdı büyücüye. Soluğu kesilmişti. Suratında yayılan zafer gülümsemesiyle karşısındakine baktı. Asasını biraz daha sertçe batırdığında adamın elleri yavaşça yukarıya kalktı. Yüzünde kaybetmenin ifadesini taşıyordu. Yerde ölü şeklinde yatan Muggle'ya kaydı gözleri. "Zavallı kadın." Çıplak bir şekilde yerde yatıyordu. Belli ki önce tecavüz edilmiş sonrada öldüren lanet üzerinde uygulanmıştı. Ölümcül bakışlarını adama doğru kaydırdı. Bu Kara Giyenler'den herşey beklenirdi. "İğrenç" Tek eliyle yanındaki adamın koluna yapıştı. Bu gibi durumlarla çoğunlukla karşılaşırdı. Bu yüzden alışkındı. Yanındaki adam beklenmeyen bir hareketle cadıyı geriye doğru itti. Kadın biraz sendeledi ve dimdik durdu büyücünün karşısında. Büyücü, ona bir lanet savurdu ve büyü omzundan sıyırdı kadını. "Petrificus Totalus" her şeye rağmen sakince karşılık vermişti cadı. Yılların verdiği tecrübe iskalama olasılığı neredeyse çok azdı. Büyü, adamın göğsüne isabet etti ve kaskatı kesilen bedeni yere büyük bir gürültüyle düştü. Suratını buruşturup baktı yerde yatan adama.Sağ eliyle adamın kolunu kavradı. Yerde yatan cesedin yanına doğru sürükledi. Yerde yatan kadın bedenine tekrardan baktığında tüyleri diken diken oldu. Hemen kafasını buharlaşan öbür büyücülerin geldiği yere doğru yöneltti.

Sinirli bir şekilde cadıya doğru yürüyen Baş Seherbaz ve Sihir Bakanı sorgulayıcı bakışlarla ona doğru bakıyordu. "Bunun bir açıklaması yok. Her şey göründüğü gibi. " Yerde yatan cesedi ve kaskatı kesilmiş olan ölüm yiyeni işaret parmağınla gösterip üzüntüyle başını iki yana salladı. Gözleri Bakanın saatine takıldı. Geç kalmış olmalıydı. Segilisinin yanına gitmeliydi. Derin bir iç çekti. "Uzun bir gece olacak." Bakanlığın çaprazındaki sokağında buluşacaktı onunla. Daha doğrusu yüzleşecekti. Belki de tutuklamak zorunda kalırdı. Gerçi ondan bunu yapmaları isteniyordu. Başka şansı yoktu. Baş Seherbaz yanına doğru yaklaştı. "Zamanı geldi." Cadı başını evet anlamında salladı. Görevi onu çağırıyordu. Zifiri karanlıkta yürüdü ve Baş Seherbaz'ın görüş alanından kayboldu. İçi burkulmuştu. Verdiği görevi yerine getiremediği için mi ? Yoksa sevdiği adamı kendi elleriyle azkabana yatıracağı için mi? Orasını kendisi de bilmiyordu. Duygularını karıştırmamalıydı bu işe. Ama artık bunun için çok geçti. Etrafında biri olup olmadığına baktı ve O'nun yanına buharlaştı.

Belli belirsiz bir süliet gördü uzaktan. Suratına yerleştirdiği samimi bir gülümsemeyle yürüdü O'na doğru. Ne kadar süre beklettiğini bilmiyordu ama bu pekte önemli değildi aslında. O'na doğru yaklaşırken cüsseli vücudu daha da netleşiyordu. Arkası dönük olan büyücüyü belinden kavrayıp kendisine doğru çekti ve onu kendisine doğru çevirdi. Ne olacağından habersiz olan büyücü ona samimiyetle bakıyordu. Kendini içten olmaya zorlayarak büyücünün suratını kavrayıp dudaklarını dudaklarına bastırdı. İnce beline dolanan kolları hissedebiliyordu. Cılız kollarını boynuna daha sıkı dolayıp kendisine doğru çekip daha tutkuyla öptü sevgilisini. İçindeki ateş her saniye daha da fazla artıyordu. Ama buna engel olmak zorundaydı. Ellerini hafifçe sevgilisinin göğsünün üzerine koyup avuç içelerini bastırdı ve onu kendisinden uzaklaştırdı. "Hadi."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serva Boycott
Suikastçi & Kara Giyen
Suikastçi & Kara Giyen
avatar

Rp Partneri : Laurentina.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 08/06/10

MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   Salı Haz. 08, 2010 11:29 pm

Serva, saatine baktı. Karanlığın içindeki hışırtılara kulak kesildi. Pelerini rüzgarda hafif dalgalanıyor, saçları geriye doğru savruluyordu. Sokak karanlıktı. Hafif sisli havada sokağın sonunu göremiyordu. Cırcır böceklerinin devamlı ötüşleri, uzaktan gelen sesler ve yaprak hışırtıları haricinde sokak sessiz sayılırdı. Serva, ayaklarıyla yerde sabırsız rtimler tutarken, içinde beklemenin sıkıntısını hissediyordu. Olabildiğince derin nefes alıp verip, içindeki sıkıntılı bulutları atmak istese de, her nefes alışında o bulutlar tazeleniyordu. Rtimler daha sabırsızlaşıyor, hafif hışırtılar çekilmez oluyor ve rüzgar sanki derisini sıyırıyordu. Beklemekten nefret ederdi. Cüppesinin cebini yokladı. Bir sigara çıkarıp yaktı. İlk dumanı yavaşça içine çekerken, sabırsızlık yerini tatlı bir dinginliğe bıraktı. Rahatça bir nefes vererek, düşüncelerini buluşmaya odakladı.

Serva, her bakımdan, kötü biriydi. Bir kara giyen olmakla birlikte, birçok masumun canını almış, kanlı entrikalarda rol oynamış, işkence etmiş ve inanılmaz yalanlar söylemişti. Bu onun yaşam tarzı gibiydi. Suçluluğun iç kemiren kanserine karşı vücudu bir kale gibi sağlam ve bağışıktı. Bir çok seri katil gibi psikolojisi aksak ve dengesizdi. Zeki olmasına rağmen, öfkesi köpürdüğünde mantığı devre dışı kalırdı. Güçlü bir yapısı vardı. Büyücüden ziyade bir boksöre benziyordu. Bir metre doksan santime varan boyu, seksen beş kilosu ve sert mizacıyla bir dağı andırıyordu. Onun asıl ünü ise, asa haricinde taşıdığı bıçağı, fırlatma hançeri, büyülü pelerini ve inanılmaz suikast yeteneğiydi. Her zaman bir adım önde ve her zaman görülmeyecek kadar geride, her zaman göz önünde ve perdeler indiğinde gölgedeydi.

Son görevinde Serva gönlünü birine kaptırmıştı. Onunlayken sakinleşiyordu. Serva'nın hayatında duygulara yer yoktu. Duygularla yaşayanlar çaresizliğe hapsolur ve kaybederdi düşüncelerinin özeti; ama yine de kendi içinde başka bir kişilik varmışçasına, yine de seviyordu kızı. Güven ona ne kadar yabancıysa, o kıza güvenmek ona o derece yakındı. Kıza arzusu şiddettli ve yer yer saldırgandı.

Bir an düşündü Serva;

" Başarısız olamam "

Bir ses daha yükseldi içinden;

" İhanete uğrayacaksın "

Serva gülümseyerek;

" Ne dediğini anlamıyorum, beni ölü görmek isteyen binlerce insan var. İhanete uğracağım kişiye güvenmem. Hem ben ihanetin kendisiyim "

Düşünce akışı aniden ve sıcak bir şekilde kesildi. Serva'nın beline bir bir kol dolandı. Onu kendine çekip döndürdü. Serva, bu kolu tanıdığı için bu sıcaklığa direnmedi. Kadının gözlerine baktıktan sonra dudaklarını dudaklarına değdirdi. Yavaşça öpmeye başladı aşkla. Hiç bir şey düşünmeden sadece geçen saniyelerin bilincinde kadını öpmeye devam etti. Belini hafifçe kavrayarak kendine doğru bastırdı. Kadının teninden bulaşan kıvılcımlar, Serva'da birer ateşe dönüşüyordu. Ateş, dayanılmaz hale gelince öpüşmenin şiddeti arttı. Serva, kadının saçından tutmuş, ıssız sokağın gölgesinde onu deli gibi öpüyordu. Kadın, soluk soluğa Serva'ya dokundu ve " Hadi " dedi. Serva, bir volkan gibi patlayarak kızı kollarının arasında yükseltip hafif şiddette duvara dayadı. Onu delicesine öperken, elleriyle kadının sırtını okşuyordu. Arada sırada vücuduyla baskı yapıp gevşetiyordu. Kız tekrar Serva'ya dokunarak " Hadi " dedi.

Serva, başıyla evetleyerek geri çekildi. Üstünü düzeltti ve üstündeki bıçağını asasını kontrol etti. Bu gece yapılacak bazı şeyler daha var diyerek kadına baktı. Beni oraya hızlı bir şekilde ulaştırmalısın, eğer hızlı olmasak esrar dairesinde sıkışabiliriz. Ben kitabı alıp hemen ormana döneceğim. İşlerim bitince seni bulurum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Laurentina Da Silvera
Seherbaz & Işık Yeminlisi
Seherbaz & Işık Yeminlisi
avatar

Kadın Rp Partneri : Serva.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 11/05/10

MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   Çarş. Haz. 09, 2010 11:05 pm

Sıcak öpücüklerin sonunun gelmeyeceğini biliyordu ama buna engel olmak zorundaydı. İstemeye istemeye karşısındaki ateşli erkeğe dokundu. Bu belkide onu son öpüşüydü. Bir kaç saat içinde olacaklardan sonra öyle olacaktı zaten. Belkide Serva sinirlerine hakim olamayıp onu öldürürdü. "Hayır." mantığı güçlü bir şekilde haykırdı ona. O güçlüydü. Karşısındaki ne kadar güçlü olursa olsun, bu görevi başarıyla yerine getirecekti. Bunu yapmaktan başka çaresi yoktu. "Yanlış adamla oynuyorsun Laurentina." Görevine başlamadan önce bu adamı en ince ayrıntısına kadar incelemişti uzaktan. Adam dişli bir siükastçiydi. Sıradan bir kara giyen olmaktan öte bir şeydi bu. Zaten cüssesi yeterdi bikere. Geniş omuzlar, biçimli vucut hatları, uzun boy ve çeviklik bu adamı tanımlıyordu. "Korkuyorsun." Boğazının düğüm düğüm olduğunu hissetti. Bir daha yanındaki yakışıklı adama dokunamayacak olduğunu bilmesi canını yakmıştı. İnişli çıkışlı düşünceleri beynini yoruyordu. Odaklanması gereken tek şey göreviydi. Gözlerini kapattı ve derin bir nefes alıp, yavaşça verdi dudaklarının arasından. Göz kapaklarını hafifçe açtı. Kendini hazır hissediyordu artık. "Vakit kaybetmeyelim öyleyse." Samimi olmaya çalışarak baktı adama. Duygularını dizginlemeye çalıştığı için ses tonu ona fazla duygusuz geldi. Adamın şüphe duygusunu uyandıracak hiç bir şey yapmak istemiyordu. Bu yüzden daha dikkatli olmalıydı. Göz ucuyla sevdiği adama baktı ve esrar dairesinin önüne cisimlendiler.

Cübbesinin cebinden asasını çıkarttı cadı. Kapının kilidine yaklaştırıp, kimsenin duymasını istemezcesine, fısıltıya büyülü kelimeleri fısıldadı. Eski kapı gıcırdayarak açıldı. Esrar dairesine çoğu kez girip çıkmıştı görevleri gereği. Bu yüzden buraya oldukça aşinaydı. İçerisi oldukça karanlık ve ürkütücüydü. Kendinden emin bir şekilde adımlarını atarken topuklu ayakkabılarının çıkarttığı ses de onu takip ediyordu. Serva'nın biraz daha önünden yürüyordu kadın. Duygularını bastırıyordu şuanda. Yüz hatları ciddi, bir nebze de gergindi. Kasaya ulaşmalarına saniyeler kalmıştı. Karşısında üç tane kapı vardı. Sadece birisi doğruydu. Duraksayıp, sağ elini çenesinin altına koydu. Gözlerini kısıp kapılara baktı. Hafızasını yoklayıp yanındaki adama baktı tedirgince. Doğru kapının hangisi olduğunu bildiği halde açmakta tereddüt etmişti. Tedirginliğini bastırıp asasını soldaki kapıya yöneltti. Büyüyü mırıldandı ve kapı "Klik" sesiyle birlikte aralandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serva Boycott
Suikastçi & Kara Giyen
Suikastçi & Kara Giyen
avatar

Rp Partneri : Laurentina.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 08/06/10

MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   Cuma Haz. 11, 2010 4:37 pm

Serva, sabırsızca diş gıcırdatıyordu. Kasları gerili ve hazırdı. Burnunu, küçük aralıklarla arka arkaya çekerek nefes alıp veriyordu. Serva, üç şeyde hızlı olmalıydı. Görevinde, öldürmekte ve idrak etmekte. Eğer görevinde başarılı olamazsa, kısa sürede ölü bir adam olabilirdi. Bu yüzde başarılı olmak için hızlı, ölümcül ve her zaman yaptıklarının sorumluluğunun farkında olması gerekiyordu. Serva'nın hayatı bundan ibaretti. Büyük kazançlar için, ufak fedakarlıklar gerekse de asla zaman konusunda fedakarlık etmezdi.

Serva, sokaklarda büyümüştü. Ailesi şehir dışında küçük bir konaklama mekanı işletiyordu. O da orada çalışıp, ailesine yardım ederken, bir yandan da düşler kuruyordu. On yedi yaşına geldiğinde evden kaçmaya karar verdi. Yaşadığı hayatın sıradanlığını anlamıştı. Sıradan yaşayanlar, ancak sıradan insanlar olabilir diyerek kendine büyük hedefler koydu. Şehir şehir gezmeye başladı. Aradığı fırsatları yakalamak için bekledi. Sokaklarda yaşadı, dövüldü, öldürülme tehlikesi geçirdi. Soğuğun ısırıcı dokunuşlarında titrerken, yazın yakıcı nefesinde içecek bir damla su aradı. Önemli biri olacağına ant içtiği, saygıyı kazanacağı günü kafasına koyduğu için vazgeçmedi. İlk defa bir kadını hissetti, ilk defa terk edildi. Hayatın ne kadar acımasız olduğunu yaşayarak öğrendi. Sol göğsüne bıçak darbesi yedi. Kanlar içinde, dakikalarca sürünerek hayatta kalmayı başardı. İntikam arzusuyla ilk kez bir insanı öldürdü. Bir kaldırımda, titreyerek yaptığı şey için pişmanlık duydu. Zamanla güç için içindeki insanı öldürerek duygularından vazgeçti. Gözü karardı. Öldürdüğü adamın her şeyine el koyarak kumar oynatmaya başladı, ta ki bir gün mekanı basılıncaya kadar. Ölmek üzereyken ona bir el uzandı.

...Ve işte olduğu yerdeydi.

"Vakit kaybetmeyelim öyleyse." dedi kadın. Serva, bu seste bir şeylerin yanlış olduğuna dair ip uçları bulur gibi oldu; ama sevdiği kadına güveniyordu. Kadın ona göz işareti verdikten sonra adı gibi bildiği bakanlığa, esrar dairesinin önüne cisimlendiler. Serva, hemen etrafı gözden geçirdi. Gözlerini kapatıp, tehlikenin izlerini hissetmeye çalıştı. İzlenmedikleri bilgisini kadınla paylaşmayarak, onu izlemeye koyuldu. Kadın, kapıyı hızlıca açtı ve odaya girdiler. Serva, temkinli adımlar atarak etrafı süzdü. Birlikte yürümeye devam ettiler. Topuk sesi Serva'nın sinirini bozmuştu. Asıl sinirini bozan şey ise kadının adımlarındaki ufak rtimsizlikti. Gerilecek ne var güzelim? diye düşündü. Yürümeye devam ettiklerinden kısa bir süre sonra üç tane kapı olan bir yerin önünde durdular. Serva, kollarını kavuşturarak kadına gülümsedi. " Hadi aç bakalım " dedi. Kadın bir an tereddüt eder gibi olup sol kapıya yöneldi. Serva'nın içi buz kesmişti. Bu tereddütün sebebi neydi ? Serva, sakin olmaya çalışarak hançerini, fırlatma bıçaklarını kontrol etti. Serva, asasıyla büyüler savururken sallayacağı hançer olmadan, kurbanını kaçarken vuracağı fırlatma bıçakları olmadan ve büyülü pelerini olmadan dolaşmazdı. Her şeyden önce, sevgilisine güveniyordu. Kadın kapıyı açtıktan sonra, bir platformun bulunduğu geniş bir odaya yöneldiler. Serva, etrafa bakarak " Kasanın yeri nerede, ben bir şey göremiyorum " dedi. Soran gözlerini kadına yöneltti. Kadın, " Yerini tam olarak bilmiyorum; ama bu odada " diye yanıtladı. Serva, "Öyleyse onu çabuk bir şekilde bulalım, burda bekleyemem " dedikten sonra odayı derinlemesine taradı. Platformun üstünde bir sunak farketti. Platforma çıkarak sunağı yakından inceledi. Kuyu tarzı bir taş dairenin üstüne yerleştirilmiş tahta parçası gibiydi. Serva, tahtaya vurdu ve altının boş olduğuna emin oldu. Dudakları hafif gülümsemeyle bölündü. " Sanırım bulduk " dedikten sonra sevgilisine döndü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Laurentina Da Silvera
Seherbaz & Işık Yeminlisi
Seherbaz & Işık Yeminlisi
avatar

Kadın Rp Partneri : Serva.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 11/05/10

MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   Cuma Haz. 11, 2010 10:54 pm

Büyücünün sıradan bir Kara Giyen olmadığını haykırıyordu içgüdüleri. "Uzak dur." Yaptığı şeyin ne kadar zor olduğunu biliyordu. Ama görevine başlarken nereden bilebilirdi ki duygularının bu işe karışabileceğini. O her zaman mantığını kullanırdı. Şimdi de öyle yapacaktı. Kendi kendine telkin vererek sevgisini nefretiyle örtecekti. "Yapabilirsin. Yeterince güçlüsün." Yitirdiği öz güveninin yavaş yavaş yerine geldiğini hissediyordu. Serva kötü biriydi. Bir sürü suçsuz insanın canını almış olan bir katil. Nasıl aşık olabilmişti ki ona ? Suratında bir katilin izlerini taşıyordu. Görevine yeni başlamış bir seherbaz bile bunu rahatlıkla anlayabilirdi. Sert, soğuk, acımasız ve umursamaz... Hiç kimseye güvenmeyen bu adamın güvenini kazanmayı başarmıştı. Kadın, sevildiğini biliyordu. Aynı şekilde oda onu seviyordu. Bakışları adamın sert yüz hatlarından dudaklarına doğru kaydı. Onu bir daha öpemeyecekti. Bu his, tarif edilemez bir acı veriyordu ona. Ama bunu gizlemek onun için oldukça kolaydı. Ona dokunma dürtüsü ne kadar güçlü olursa olsun. İradesine hakim olmalıydı.

Sol kapıdan daldıklarında büyücü seri bir şekilde etrafı taradı ve kasanın gizlendiği yeri buldu. Bulmuştu bulmasına ama onu oradan çıkartması neredeyse imkansız gibi bir şeydi. Cadı, kasayı koruyanlardan biri olarak, kasanın korunduğu büyüleri biliyordu. Ve tabii anahtarda ondaydı. Baş Seherbaz'ın yanından ayrılırken anahtarı cebinden almıştı. Ama süreleri kısıtlıydı. Burada daha fazla kalamazlardı. En fazla bir, bir buçuk saat gibi bir süreleri vardı. Ondan sonra seherbazlar gelip büyücüyü yakalayacaklardı. Plan böyleydi. Duraksayıp düşündü bir süre. Aklına yıldırım düşmüşcesine bir fikir geldi. Seherbazlar gelene kadar O'ndanmış gibi davranabilirdi. "Nereye kadar kaçacaksın korkak!" İçgüdüsel olarak elini anlına götürüp gözlerini kıstı. Artık kaçamazdı. Ne de olsa bir gün herşey açığa çıkacaktı. O gün de bu gündü. Cadı, sırtı dimdik bir şekilde sevgilisinin yanına geldi. Suratında küçümseyici bir ifade hakimdi. Elinle çenesini ovuşturdu."Hmm." Asasını tahtanın üstünde bir kaç kez gezdirdi. "Evet, bulduk." dedi düz bir sesle. İçindeki gerginlik biraz daha artmıştı. Kadın gözlerini kapatıp koruyucu büyülere odaklandı. Saniyenin onda biri kadar olan bir süreyle gözlerini açıp yana kaydırarak sevgilisine baktı. Tekrardan indirdi göz kapaklarını. "Geri çekil." Sanki içine başka bir kişilik girmiş gibiydi. Duygusuz ve soğuk. "Yüzleşme zamanı." Karşısındaki adamı aşık olduğu kişi değil, öldürmek istercesine nefret ettiği biriymiş gibi görüyordu. Bunun açıklamasını yapmak çok zordu, kendisine bile.

Cadının mırıldandığı kelimeler ağızından boğuk bir sesle çıkıyordu. Gözlerini açıp temkinli bir şekilde kaldırdı tahtayı olduğu yerden. Sol eliyle cübbesinin cebindeki anahtarı sıkıyordu. Asasını tekrardan kavrayıp bir kaç kelime mırıldandı ve kasa delikten yukarıya doğru süzüldü. Görünüşü sıradan bir kasadan farksızdı. Bir an unutup kasaya dokunacaktı ki dokunmaması gerektiğini hatırlayıp elini ani bir refleksle geriye doğru çekti. Bir koruma büyüsü daha vardı. Bu büyüler o nesnelere dokunduğunda harekete geçiyordu. Nesneye dokunulduğunda çözülemeyecek şekilde taşlaştırıyordu. İçinden rahatlamış bir şekilde nefes verip, unutkanlığına lanet okudu. Asasını kasaya doğru yöneltti ve büyüleri mırıldandı. Koruma büyüleri artık etkisiz haldeydi. Elini tekrardan cebine sokup anahtara dokundu. Kasanın deliğine sokup sokmamak konusunda kararsız kalmıştı. İfadesiz suratını sevgilisine doğru çevirip yüzüne yapmacık bir gülümseme yerleştirdi. Anahtarı deliğe sokmayacaktı. Büyücüye doğru bir adım attı cadı. "Oyun bitti Boycott." Gerginliğinin aksine gayet sakin bir şekilde dökülmüştü ağzından kelimeler. Asasını hızlı bir şekilde ona doğru doğrulttu ve dudaklarının kenarları sinsi bir gülümsemeyle yukarıya doğru kıvrıldı. "Reduco!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serva Boycott
Suikastçi & Kara Giyen
Suikastçi & Kara Giyen
avatar

Rp Partneri : Laurentina.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 08/06/10

MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   Salı Haz. 15, 2010 7:35 pm

Gülümsemeyle bölünmüş dudaklarının arkasından muzaffer bi' edayla gülümserken, karşısında küçümsemeye çalışır bir surat ve dingin aceleciliğin izlerini gördü. Küçümsemeye çalıştığı bakanlığın önlemleri miydi yoksa Serva'mı bilemiyordu. Kadının saçma çelişkili hallerinden, tereddütlerinden ve davranışlarından Serva üzerine düşeni almıştı. Yapacağı en küçük bir harekette, kadını sersemletip, boğazını anında kesebilirdi. Yapmak hiç istemese de, yapabilirdi. Hatta belki yapmak da isteyebilirdi. "Evet, bulduk." dedi kadın sonra da Serva'nın geri çekilmesini istedi. Serva, emir almazdı. Kasları sinirden seğirdikten sonra kitap için sakin kalarak gerçi çekildi.

Birazdan alacakları kitap, arap Al-Hazred'in Necronomicon'uydu. Piramit inşasında bulunan Atlantis büyücülerden birinin olan kitap, Al-Hazred denilen insan tarafından bulunmuştu. Kitap, kadim büyücülerin, ruh çağrımı, kara büyüleri, öteki dünya ile ilişki kurma sanatı yani Necromansi hakkında bilgiler içeriyordu. Lanetli olduğu varsayılan kitap, Al-Hazred'i delirtmişti. Bu işte Demon'ların parmağı olduğu büyücler arasında kabul görürdü. Kara giyenler'in bu kitaba sahip olmak istemesi, necromansi sanatında ilerlemek ve yenilmez olmanın anahtarını bulmaktan kaynaklanıyordu.

Serva, bu kitabı almak için ilk olarak British Museum'a gitmişti. Ordaki kitabın sahte olduğunu anladıktan sonra Venedik'e yola çıktı. Venedik'de papalığın gizli depolarına sızıp kitabı arasa da, kitap yıllar önce papalık ve sihir bakanlığı arasında yapılan anlaşma sonucu esrar dairesine taşındığını öğrendi. Serva başladığı işi başarıya ulaşmadan bitirmezdi ve şimdi de başarıya ulaşmak üzereydi.

"Oyun bitti Boycott."

Kadın yanılıyordu.

Oyun yeni başlamıştı.

Kadın asasını kaldırarak "Reduco" diye haykırdı. Serva, pelerinini üzerine çekerek kendi etrafında tam tur döndü. Pelerin, büyüyü emdikten sonra, birden açıldı. Açılır açılmaz küçük sinsi bir bıçak Laurentina'nın bacağını sıyırdı. Serva, hayal kırıklığına uğramıştı. Kahkahalar atarak " Beni bu tür büyülerle öldürebileceğini sandın öyle mi ? Daha kullandığın büyüleri gözüme baka baka haykırıyorsun " (Silent Spell - Severus Snape, Harry'e büyünün adını söylemeden, zihninde tekrarlayarak büyüyü kullanabileceğini söylemişti) Birden asasını delice sallayarak etkili bir büyü gönderdi ( Confringo - güçlü patlatma büyüsü ).
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Laurentina Da Silvera
Seherbaz & Işık Yeminlisi
Seherbaz & Işık Yeminlisi
avatar

Kadın Rp Partneri : Serva.
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 11/05/10

MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   Salı Haz. 22, 2010 6:57 pm

Kadın, Serva’nın sırtında bağlı olan büyülü pelerini aklından çıkartmıştı. Pelerin büyüyü emerken kadının dudakları şaşkınlık ve hayal kırkılığı karışımı bir duygu ile ince bir çizgi halini aldı. Öfkesi yavaş yavaş çoğaldı ve asasını daha sıkı kavradı sol eliyle. Koyu kestane saçlarını hafifçe geriye atıp, bir şeyler söylemek için dudaklarını araladı ama ağzından çıkan kısık bir inilti oldu. Serva hızlı davranıp ona doğru attığı bıçak pantolonunu yırtıp derisinin hafifçe yarılmasına neden olmuştu. Saniyenin yarısı kadar bir süreyle bakışlarını yarığın olduğu yerde gezdirdi. Ve kafasını kaldırıp karşısında öfkeyle surat hatları gerilmiş olan büyücüye baktı ve kibirlice gülümsedi. Hızlı bir şekilde asasını kaldırdı. Karşıdan gelen turuncuya yakın bir ışık şeklinde gelen büyü, cadının kolunu bir milimetrelik ara ile sıyırıp, hemen arkasındaki kasayı vurdu. Kasa şiddetli bir gürültüyle patladı. Patlamanın etkisiyle kadın duvara doğru savrulup sendeledi ama düşmedi. Cübbesinin sol kolunun parçalandığını, kolunun hafifçe sıyrıldığını gördü. Karşısındaki basit bir suikastçı değildi. Kendisi de basit bir seherbaz değildi zaten. Cadı öfkeyle asasını sallayıp karşısındaki adama büyüler savuruyor, Büyücü ustalıkla büyülerden sıyrılıyordu. Kırmızı ve yeşil renkteki büyüler adeta dans ediyordu ortada. Alevler git gide büyüyordu. Kasayla birlikte kitapta yok olacaktı. Ama cadı bunu umursamıyordu çünkü gerçek kitap o kasa içerisinde değildi. Bu sadece tuzaktı. Bakanlık görevlileri ve seherbazlar bu adamın ne kadar tehlikeli olduğunun farkındaydılar. Göz ucuyla saatine doğru baktı. Tamı tamına on dakikaları vardı. On dakikaya kadar bu adamı burada oyalayabilirse onu azkabana yollayabilirlerdi. Bu düşünceyle karnına yumruk yemiş gibi oldu. Sevdiği adama aynı anda kin besliyordu. Kötü olduğu için. Adamın ruhunda iyilik namına hiçbir şey yoktu. Kadın, doğru olanı yapacaktı. Herkes hakkettiğini alacaktı. Birden içinde buradan derhal gitme isteği uyandı. “Gidiyoruz buradan.” Ne yaptığını kendisi de bilmiyordu. Sadece demişti işte. “Diagon yoluna.” Adam eğer devam etmek isterse orada devam edeceklerdi. Adamı kendisi getirmişti oraya şimdide çıkmasını istiyordu. “Ne yapıyorum ben?” Donuk suratıyla adama boş boş baktı ve cisimlendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Herşey bir gün açığa çıkar.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Herşey bir gün açığa çıkar.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Herşey bir gün açığa çıkar.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Büyücü Londrası :: Sihir Bakanlığı :: Esrar Dairesi-
Buraya geçin: