Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Laila Gabriella Traplas

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Laila Gabriella Traplas
Lütfen rütbe edinin.
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok-Aranmıyor!
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 11/02/10
Lakap : Prency*--Gaby*

MesajKonu: Laila Gabriella Traplas   Perş. Şub. 11, 2010 9:44 pm

Güneşin sıcaklığı artık her şeyi yakıyor gibiydi. Siyah arabanın arka camından çıkan iki göz sahildeki insanlara bakıyor, rûhen kendini yerine getiriyordu. Sıcaktan denize atlayan insanlar, kumsala çıplak ayaklarını dokundurmasıyla havaya zıplayan çocuklar, suyun içinden çıktıktan sonra ailelerinin yanına çıkan insanlar. Sankî bütün Londra’daki mugglelar etraftaydı. Yaz mevsiminin gelmesiyle plajlara, sahillere dökülmüş insanlar sadece ferahlamak ve sulanmak istiyorlar gibiydi. Arabada çalışan klima bile güneşin etkisini götüremiyordu. Şimdi arabadan fırlayan o iki göz düşünüyordu. Peki yürüyecek hâli olmayan, durumu iyi olmayan insanlar nerelerde ? Durumu olmayanlar ıssız, yasaklanan artık kimsenin gitmeyeceği, pislik içindeki sahillere gitmekte. Yerinden kalkamayanlarda sadece ter içinde can vermekteydi. Bu düşünceler on yedi yaşındaki bir genç çocuk için fazlasıyla iyi niyetliydi. Oysaki o lüks plajdaki kızların her birini kendine aşık edip, onlarla istemediği kadar vakit geçirebilirdi.

Delikanlının ucu görünmeyen mavi sonsuzluğa bakışları son bulmuştu. Araç bir ara sokaktan içeriye girmiş, sadece hislerinin götürdüğü yere doğru ilerliyordu. Bedeni sarsılan gencin bu kadar lüks yaşantının içinde, böyle kuytu mahallelerde ne işi olduğu belirsiz gibi görünüyordu. Bir anda arabanın kulakları delecek bir biçimde fren sesi duyulmuştu. Arabanın kapısını büyük bir naziklikle açan Kelvin aynı naziklikle kapatmıştı. Kapının kapanmasıyla araba harekete geçmiş, beş, on saniye sonra gözden kaybolmuştu. Gölgeydi. Üstündeki kırmızı tişörtün bedeninin sarması ve vücudunu göstermesi daha iyi bir hâl olacakki altındaki siyah kot tarzı pantolon değişik bir hava katıyordu. Güneş ileride kendini göstersede, ikişer, üçer katlı binaların verdiği gölge her şeyi götürüyordu. Yaşamlarını kazanmaya çalışan dükkân sahipleri bomboş sokağın başlarında, aralarında beraberce oturmuşlar muggle oyunları oynamaya koyulmuşlardı. Kelvin’ın ses yapmayan beyaz spor ayakkabası bir saatin güneş ışığını yansıtmasıyla parlamıştı. Güneş buralardada yavaş yavaş etkisini gösterecek gibiydi. Kelvin’ın gözleri geriye ve hafif yukarı doğru gittiğinde güneş gözünü çarpmıştı. Aynı hızda geriye dönen gözlere Kelvin’ın cebinden çıkan siyah bir güneş gözlüğü geçmişti. Adımlarını şimdi rahat rahat atarken, bugün bu mekânları gezmenin tadını çıkarmaya başlayacaktı.

Her şey sadece onun olsun hissi bütün beynini kavramışken zaman akıp geçiyordu. Birçok şey, kimsenin alamayacağı birçok şey onun olmuştu. Belkide bu mekânlardan alışveriş etmesi tamamıyla buraların yoksul bölgesi olmasındandı, bir parça mutlu etmiş iki güler göz Kelvin için her şeye değsede, okul içerisinde kendini beğenmiş bir yapısı olarak görünürdü. Aslında bu beğenmişlik işi seçmen şapka ve Kelvin’in arasında sadece bir sır olarak kalmıştı. Ellerine artık ağır gelen poşetlerle köşe başına doğru ilerliyordu. Uzun siyah saçların altından alnına değen ter suyu onu biraz sarsmıştı. Ama güneş artık geri çekilmiş, sıcaklık yerini yavaştan yavaştan esen bir yaz rüzgârına bırakmıştı. Siyah araç biranda köşe başında durmuştu. Kelvin’ı bırakan araç orada bekliyordu. Kelvin elindeki poşetleri nazikce taşıyor aynı anda emin adımlarla arabaya doğru yöneliyordu. Tam arabanın önünde durduğunda kapı açılmıştı. Gözlerini yavaşca aralayan küçük bir çocuk bütün poşetleri Kelvin’ın elinden alarak arabanın içine koymuştu. Arka koltukta sanki Kelvin’e yer açarmış gibi gerileyen çocuk Kelvin’in sertimsi sesiyle durmuştu. “ Ben şimdi gelmiyorum. Bir iki saat ilerideki mahalleleri gezeceğim. Zaten istediğim zaman dönebileceğimi biliyorsun. “ Ses bittiği anda Kelvin’in elleri arabanın kapısına gitmiş, sert kapıyı yavaşca çocuğun üstüne vurur gibi kapatmıştı. Araban yavaşca hareket etmiş, ilerideki aradan dönmüştü.

Çocuk sesleri kesilmiş, sadece ufukta görünen kızıllık ve Kelvin baş başa kalmıştı. Uçsuz, bucaksız bir mavilik önünde seyre başlamıştı. Yüksek, denize sıfır bir yamaçta ayaklarını uzatmış bir şekilde oturuyordu. Zihnindekileri artık bütün bedeniyle ortama yansıtmak istermiş gibi görünüyordu. Zengin mahallelerde, yoksul mahallelerde geride kalmıştı. İpsiz, sapsız bir ortamdı ama manzarasına diyecek bir söz bulunamıyordu. Kimi böyle bir şey için ne kadar para veriyor, ne kadar gününü harcıyordu. Ama o sadece buraya çıkmak için onlarca metre yürümüş ve gelmişti. Sadece tek bir saniyedede buraya gelebilirdi, bunu yapabilecek bir güce sahipti. Ancak o herkesin olduğu bir toplumda herkes gibi davranmayı seviyordu. Belkide kanındaki melezlikten ona mugglelar büyücülerden daha yakın geliyordu. Güneş hâlen geriliyor, kızıllık biraz daha kaybolmaya başlıyordu. Kelvin uzattığı bacaklarından destek alarak kendini bir anda geriye atmıştı. Kafasını yeşilliğin içine koyduğu an ellerini iki yana açmıştı. Üstünde büyük bir mavilik daha göz önüne çıkmıştı. Yeşilliğin içine yatmış delikanlı bugün ne yaptığını bilmiyordu.

Sessizlik tüm ruhuna işlemiş bir genç yeşilliğin arasında uzanmış bir şekilde dalıp gitmişti. Okul hayatındaki sessizliği ve düşüncesizliği düşünüyordu. Hep kavgacı bir tip sergilesede, onun için sadece içine girebilecek cürette sahip olan kişiler biliyordu. Babasının ölümünden sonra o muggle eniştesinin pis kokusunu çekmesi onu için çok kötüydü. Alışveriş olsun Kelvin, iş olsun Kelvin, her şeye Kelvindı. Ama eniştesinin karışamadığı tek nokta Hogwarts’tı. Rûhen Hogwarts’ı sevmesede, orasını gırgıra dayalı bir şekilde kullansada sadece eniştesinden onu kurtardığı için oraya tapabilirdi. Serinleşmeye başlayan rüzgar ruhuna meydan okurcasına değiyor. Ortamı yavaş yavaş iyileştiriyordu. Gözlerini kapamış bir şekilde başka dünyalara giden Kelvin kulaklarını yerinden oynatacak bir çığlıkla gözlerini açmıştı. Şaşkındı, yakından gelen bir ses basınç ile beraber kulaklarını neredeyse sağır edecekti. Gözlerini her iki yana çevirdiğinde gördüğü sadece toprağın doğaya kattığı en güzel şeylerden birisi olan güzellikti. Böyle olmayacağını düşünerek bacaklarında tutunup doğrulmuştu. Kafasını her iki yana çeviriyor, ama hiçbir şey görünmüyordu. Geriden gelen tiz bir ses kulağına işliyordu. Bir ağlama sesi ya da bir gülme sesimiydi. Suratını ekşiterek ayağa kalkmıştı.

Birkaç metre ilerideki kayanın ardına geçmişti. Kayanın üstünden başını çıkarttığında düzlükte bir kız gülüyor gibi görünüyordu. Kelvin’in zıtlaşmış yüzü iyice değişmişti. Üstüne çeki düzen verirken kayanın yanından geçmişti. Yavaş yavaş yürüyor ve aynı zamanda söyleniyordu. “ Şurada iki dakika kafa dinleyemeyecek miyiz ? “ Yürüyüş gerçekleşiyor kız hâlen gülüp, ağlama seyrinde devam ediyordu. Süreç sanki bitmiş gibiydi, kız ile arasındaki hafif uzaklıktaki mesafeye bakmadan kıza doğru bağırmalar başlamıştı. “ Sen hangi akıla hizmet ederek beni rahatsız ediyorsun. “ Kızın daha cümleleri söylemeden arkasını dönmesi onu kavramsallaştırmıştı. Beğeni ve eda kızın yüzünü Kelvin’in zihninde bir anda canlandırmıştı. İçinden ilk ses deneyimi gerçekleşmişti. “ Pislik. “ Bu ukelâ kızı hatırlamamak mümkün değildi. Gözleri dahada bir kızgın bakan Kelvin bir serinleyişe sanki dur demişti.
Gözlerini kızın gözleriyle birleştirdiğinde kızın kafa bulayan sesi ve hâin gülümsemesi ruhuna işlemişti. “ Sen, sen o sun. Sadece ufacık bir kağıt parçası için neredeyse tepeme çıkacak kızsın. Buradada karşıma çıktın değil mi ? Ama orada kurtuldun, Burada kurtulamayacaksın. Bugünden sonra bu ukelâ tiplemendende vazgeçeceksin. “ Sözleri bittiği anda kıza doğru ilerlemiş, hiç çekinmeden ellerini havaya doğru kaldırarak kızın sol yanağına doğru doğrultmuştu. Elleri kızın yanağına değdiğinde arazide yankılanan büyük ses kızında sağa doğru düşmesini sağlamıştı. Büyük bir kahkaha patlatan Kelvin, duraksayarak yerden kalkan kıza bakmıştı. Yüz hatlarını değiştirmiş, sinirli bir şekilde üstüne doğru geliyordu. Kelvin geri geri gitmeye başlamış, biraz daha ilerleyince geriye dönüp koşmaya başlamıştı. Kızın bağırışları kulağında çınlıyor, biraz eğlenceli tarzda kızdan kaçıyordu. Onun kadar hızlı koşuyordu. Şakaklarına soğuk soğuk değmeye başlayan rüzgar, arada bir Kelvin’in arkaya dönüp kıza bakmalarında kızın saçlarını havaya kaldırıyor, ona daha bir değişim saçıyordu. Kelvin iyice işi gırgıra sarmaya başlamış başını hep kıza doğru doğrultarak ilerliyordu. Bir yandanda eli arka cebindeki asasındaydı. Ani bir müdahalede asayı kullanmak zorunda kalması gerektiğini çok iyi biliyordu.

Kız durmuştu. Kelvin hâla koşuyor kızın neden durduğunu anlamıyordu. Kızın ellerini göğüs hızasında kaldırması ve dur işareti yazması onu şaşırtmıştı. Yine bir oyun diyerek koşarken bir anda boşluğu hissetmişti. Ayakları boşluktaydı, olmayan bir boşluk. Nerede olduğunu bir anda düşüşe geçmesi anlatmıştı. Takla atarak düşerken arka cebindeki asa bir türlü çıkmıyordu. Mesafenin daralması ve kayalara çarpıpı bir o yana bir bu yana sallanması daha düşmeden üstünü kana bulamıştı. Derinliğe doğru düşerken asa cebinden çıkmış ve kısıklayan ses coşmuştu. “ Aresto Momentum. “ Büyü etkisini kısa süreliğin göstermiş ve bir anda yavaşlamış bir şekilde uçsuz bucaksız okyanusa düşen Kelvin’ın son bağırışı ortada yankılanmıştı.


Başka bir siteden RPG!Fakat rpg kuzenimin!Birlikte yazmıştık...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Monica Schafer
Dungeon Master
Dungeon Master
avatar

Kadın Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 1384
Kayıt tarihi : 19/12/09

MesajKonu: Geri: Laila Gabriella Traplas   Perş. Şub. 11, 2010 9:49 pm

Öncelikle hoşgeldin. Güzel bir rp yazmışsın. Betimlemeler güzeldi Akıcıydı. Konuşmaları renklendirseydin daha güzel olurdu.

85*

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Vanilla &Waffle

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
 
Laila Gabriella Traplas
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: