Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Lloyd Dominique Torville

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lloyd Dominique Torville
Lütfen rütbe edinin.
avatar

Erkek Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 27/03/10
Yaş : 21
Lakap : Dominix, Torvy, Lilo... Ne dersen de, yeter ki ismimle uyumlu olsun. :)

MesajKonu: Lloyd Dominique Torville   C.tesi Mart 27, 2010 10:25 pm

O günü çok iyi hatırlıyorum... Hayatımı kökünden değiştiren o gün... Hayatımı mahveden o gün. O olay, hayatım boyunca belleğimin karanlık köşelerinde saklı kalacak ve zihnime atılan bir çizik gibi derin bir iz bırakacaktı.

Yağmurlu bir sonbahar sabahıydı. Gün daha yeni doğuyordu. Güneş azar azar gökyüzünde yükselirken; kuşlar cıvıldıyor, tatlı tatlı esen rüzgârın etkisiyle salınan meşe ağaçlarının hışırtısı duyuluyordu. Göz alıcı bir gökkuşağı havada asılı durmuş, ışıldıyordu. Hayatın canlanmasına tanık oluyordum.

Londra'nın ücra kasabalarından birinde bulunan küçük evin bana ait bölümünde duran yatağımdan sevinçle kalktım. Sağımdaki komodindeki saate baktım: 09.00. Saatin alarmıyla uyanmıştım. Yavaşça saatin üzerindeki düğmeye bastım ve ses kesildi.

O gün hayatımın hem en güzel hem de en korkunç günüydü. Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'na gidecektim sonunda. Melezdim. Annem büyücü, babam da bir Muggle'dı. Hogwarts'ta birinci sınıfa gidecektim. Heyecanlıydım. Gerekli olan tüm hazırlıklar önceden tamamlanmıştı. Şimdilik tek gereken biraz sabırdı, sonra zaten bu çabalarımın karşılığını alacaktım.

Yataktan fırladım ve pijamalarımın üzerine sabahlığımı alarak kapıyı açıp hızla sahanlığa çıktım. Merdivenlerden paldır küldür indim, neredeyse düşüp yere çakılacaktım. Sonra sol taraftaki mutfak kapısını açıp içeri, "Güüünnnaaaayydıııınnnnn!" diye bağırarak girdim. Annem ve babam da bana aynı karşılığı verdiler. Gülümsüyorlardı. Babam masada oturmuş gazete okuyor ve annem de elinde asası, kahvaltı tabağımı hazırlıyordu. Belli ki ikisi de kahvaltılarını bitirmiş ve hazırlıklarını tamamlamışlardı.

Hoplaya zıplaya masaya yaklaşıp babamın yanına oturdum. Babam elini başıma koyup okşadı. "Nasılsın bakalım, küçük büyücümüz?"

"Bomba gibiyim, baba!"

Annem de babam da gülmeye başladı. Ben de gülümsemekle yetindim. Bir süre sonra annem önüme kahvaltı tabağımı koydu. Her zamanki tabağı hazırlamıştı: Fıstık ezmesi sürülmüş büyük bir dilim ekmek; birkaç salatalık, domates, zeytin; bir yumurta;, birkaç dilim sosis; büyükçe bir beyaz peynir ve yanında da bir bardak süt. Önümdekileri bir çırpıda bitiriverdim, o kadar acıkmıştım ki! Karnımı doyurduğumda, annem tabağımı alıp asasıyla yıkamaya koyuldu.

"Ben giyinmeye gidiyorum!" dedim heyecanla. Babam da, "Seni oturma odasında, şöminenin önündeki sallanan koltuklarda bekliyor olacağız," diye cevap verdi. Sonra da mutfaktan çıktım ve merdivenleri aştım, sahanlığı geçerek tekrar odama girdim. Birkaç dakika sonra klasik Muggle kıyafetlerimi - uzun bir kot; lacivert, kapüşonlu bir süveter; üzerine de beni havalı gösteren deri ceketimi - giymiştim. 32 santim uzunluğunda, tek boynuzlu at kuyruğu telinden ve badem ağacından yapılma, ince ve orta esneklikteki siyah asamı alıp kotumun arka cebine tıktım. Sonra, yanımda götürmem gereken ne varsa hepsini sokuşturduğum sandığımı da alarak odamdan çıktım. İlk günden bir şey unutmak istemiyordum, her şeyi aldığıma göre zaten bir sorun çıkmazdı.

Alt kata indiğimde oturma odasına yöneldim. İçeri girdiğimde sandığımı bir kenara fırlattım. Annem ve babamın beni şöminenin önündeki sallanan koltuklarda bekleyeceğini biliyordum. Ama oraya baktığımda, ikisinden de eser yoktu. Günün erken saatleri olmasına rağmen perdeleri kapatmıştık. Loş odanın karanlığında şöminenin önündeki silueti zor seçebildim.

Siluet beni korkutmuştu. Yüzünü göremiyordum. Ayrıca babam ve annem neredeydi? Karşımdaki bu adam da kimdi?

Siluet bana doğru bir adım attı. Elimi ona fark ettirmeden asama doğrulttum. Annem bana bu karanlık dönemlerde yardımcı olsun diye bilmem gereken tüm temel bilgileri öğretmişti, basit bir düello yapmayı bile. Siluet hızla asasını çekti, ama ben ondan hızlıydım. Asamı kalbine doğrulttum ve sesimdeki titrekliği bastırmaya çalışarak sordum: "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun? Annem ve babam nerede?"

Siluet sanki beni küçük bir asa hareketi ile öldürecekmiş gibi görünüyordu. Ama yaptığı sadece asasının ucunda bir ışık huzmesi yaratmak oldu. Böyle daha iyidi, en azından nasıl biri olduğunu görebiliyordum artık. Adam uzun, siyah bir pelerin giymişti. Yine siyah ve gösterişli, klasik bir büyücü cüppesi vardı üzerinde. Uzun, siyah çizmelerinin ucu sivriydi. Pelerininin kapüşonunu başının üstüne örtmüştü. Korkunç bir maske takıyordu. Elindeki uzun, kalın ve siyah asayı gördüm. Tekrar asasını küçük bir haraketle salladı ve kırmızı bir ışın asanın ucundan fırlayarak elime çarptı. Asamın elimden uçup gittiğini hissettim. Ama o sırada, adam bileğini sallarken - sol bileğini - cüppesinin yeninin açılmasıyla sol kolundaki Karanlık İşareti gördüm: Bu adam bir Ölüm Yiyen'di.

Ellerimi başımın üstüne eğerek korkuyla, "Lütfen bana zarar verme!" diye bağırdım.

Adam gayet sakin bir şekilde, "Sana zaten zarar vermeyeceğim, çocuk. Tabii isteklerimi yerine getirirsen," dedi.

Ellerimi başımın üstünden çekerek adamın yüzüne baktım. "Ne istiyorsun, peki?"

"Annenin Belgeler'i nerede?" dedi adam asasını indirerek.

"Belgeler?" dedim şaşkınlıkla. Annem bana her türlü sırrını açardı, ama bundan hiç söz etmemişti.

"Ah, hadi ama! Bana masum çocuk numarası yapma! Tekrar ediyorum: Annenin Belgeler'i nerede?"

"Neden bahsettiğini gerçekten bilmiyorum! Annem bana her şeyi anlatırdı ama bundan hiç söz etmedi!"

"Tamam, sana son bir şans daha veriyorum. Bir daha tekrar etmeyeceğim. Annenin Belgeler'i nerede? Eğer söylemezsen kaderin ailen gibi son bulur, ona göre!"

Bir anda kalbim durdu. Gözlerimden yaşlar süzülmeye ve titremeye başladım. "Ailem nerede? Onlara ne yaptın? ONLARIN KILINA DOKUNDUYSAN SENİ CEHENNEMİN DİBİNE YOLLARIM!"

Adam güldü. "Yapabilirsen yap, küçük. Ama önce cevap istiyorum."

"Söyledim ya, bilmiyo -"

BAM!

Adam ben daha cümlemi bitiremeden asasını hızla bana doğrultarak geniş bir hareketle sallamış ve odanın her yanına renkli ışınlar göndermişti. Birden bir patlama oldu. Büyünün etkisiyle hızla geriye savruldum ve havada uçarak arkamdaki duvara çarpıp yere yığıldım. O sırada tüm ev üzerime yığılıyor, yıkılıyordu. Durmadan duyulan patlama seslerinin arasından Ölüm Yiyen'in dehşet verici kahkahasını duydum. Nefretle dolup taşarken ailemin yüzü gözlerimin önünde canlandı. Zorla sesimi çıkarmaya çalıştım, ama ağzımdan çıkan şeyler cansız birkaç kelimeden ibaretti ve en son hatırladım şey bu sözlerdi: "Anne... Baba..." Sonra bayıldım.

Gözlerimi hastanede açtım. Buranın hemen St. Mungo olduğunu anladım. Daha önce de gelmiştim, annem bir nazar büyüsünün hedefi olup da nasıl kurtulacağını bilmezken. Yüksek ve küçük pencerelerden güneş ışığı süzülüyordu. Etrafım beyaz perdelerle çevriliydi. Kaldığım koğuş çok sessizdi. Sanırım benden başka kimse yoktu. Sağ kolum seruma bağlanmıştı. Üstümde hastane kıyafetleri ve ince, beyaz bir yorgan vardı. Rahat ve kabarık yastığıma yaslanarak yavaşça doğruldum. Etrafıma baktım. Solumda büyük bir komodin ve komodinin üstünde de ilaçlar vardı. Sağımda ise birkaç yeşil sandalye. Her şey çok sıradan görünüyordu. Her şeyin farkındaydım, tek bir şey hariç.

Ailemin öldüğünü, o yüzkarası Ölüm Yiyen tarafından Belgeler'in nerede olduğunu söylemedikleri için öldürüldüğünü bilmiyordum...

Bunu sonradan öğrendiğimde neler yaşadığımı, hissettiğimi, düşündüğümü ve yaptığımı tahmin edebilirsiniz. Ama bu ac haberi aldığımda, ilk duyduğum şey şu seslerdi, zihnimin içinde yankılanan ailemin sesi: "Seni her zaman seveceğiz, küçük büyücümüz Lloyd..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Lloyd Dominique Torville   Paz Mart 28, 2010 12:07 pm

Betimleme: 15/20
Akıcılık:15/20
Anlatım ve imla 7/10
Renklendirme: 5/10
Uzunluk: 17/20
Hayal gücü: 16/20

Yetmiş beş.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
 
Lloyd Dominique Torville
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: