Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Micheal Parison

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Micheal Parison
Lütfen rütbe edinin.
avatar

Erkek Rp Partneri : :'(
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 21

MesajKonu: Micheal Parison   Perş. Nis. 01, 2010 9:37 pm

Her yer karanlık vede rutubetli.Bir yere bassan gıcırdıyor vede kulakları yırtan bir ses çıkarıyor.Saat sanırım ki 03:30 civarı.Dışarıda sadece avını bekleyen sinsi bir baykuş ötüyor.Micheal her zamanki gibi bu saatte uyanmıştı.Hemen mutfağa indi.Ailesinden kalan bu ev artık yeterince eskimişti.Ailesinden kalan para ile yenilemeliydi.Hemen koca bir bardak su içti vede yatağa döndü.Bir ara dışaıya baktı vede kendini bilmeden cama oturdu.Yüksek bir dağın tepesinden bir ev,etrafı çitlerle kaplı vede bütün Londra ayaklarının altında ışıl ışıl.İnsan bu manzarada kendisini kaybediyor.Bir an atlayası geldi balkondan.Vede dayanamayıp kendisini bıraktı ama yere inmiyordu.Uçuyordu vede kuşlar yüzünü teğet geçiyordu.Londra o kadar parlaktıki güneş sistemi Londra ile aydınlanacaktı sanki.Evlerin üstünden gidiyordu vede ağlayacak kadar hüzünlüydü.Birden bağarmaya başladı.İçinden siyah siyah dumanlar fışkırıyordu. Bağardıkça çıkıyordu içinden vede her çıkan dumanda yükseliyordu Micheal.Birden kendisini Londraya bıraktı vede düşmeye başladı.O coşku ile nasıl uyandığını hiç anlamadı.

'' Kahretsin!!!! kafam

diye iki saat homurdandı.Ranzadan yine düşüp kaşını yarmıştı.Hemen masanın üzerindeki tüm parfümleri devirip banyoya yürüdü.Vede döndü.Ah o güzel kız.Yine düşmüştü resmi.Acaba öbür dünyada rahat değilmiydiki.Onun yerine Micheal orada olmalıydı ama işte.Kader hiçbirşey dinlemiyor.Vede resmi kaldırıp hemen banyoya gitti.Kafasına kocaman alkollü bir pamuk yapıştırdı vede alkolden bir yudum aldı.Tadı berbat ötesiydi.ama bu soğuk gecede onu ısıtacaktı.Hemen bir bardak su daha içti vede başını salladı.Sallar sallamaz kan bir oluk daha fışkırdı içeride kalmak istemezcesine.Micheal hemen yatağa çıktı vede uyumaya başladı.1,2,3 derken sabah olmuştu bile...

Sabahın muhteşem parıltısında kalktı vede ilk kurbanı yine pencereydi.Hemen içindekini boşaltırcasına


Günaydın Londra bu gün her zamankinden daha neşelisi gördüm seni,yepyeni bir gün he

dedi vede sırıtarak içeriye girdi.Dışarısının soğukluğu ile içeriye girer girmez ısınmıştı.Başı zonkluyordu.Dün o alkolden fazlamı almıştı ne.Ama gece çok terlemişti.Hemen güneşin evi dolduran ışığının en fazla olduğu bölüm olan mutfağa daldı Micheal.Dolaptan kahvaltıyı çıkardı vede ekmeğine reçel,fıstık ezmesi sürdü.Yumurtayı karıştırıp bir yudumla açti vede ağzına kocaman bir peynir tıkadı.Çiğnerken aynı zamanda PlayBoy dergisini okuyordu vede resimdeki kızları eleştirip şarkı mırıldanıyordu.Dilim ekmeğini katlayarak ağzına tıktı vede ayağa kalktı.Yemeğide azalmıştı.Hemen yıllardır girdiği markete girdi vede parayı görevliye baştan verip bir sürü yiyecek şeyler aldı.Artistlenerek

kalanını öğlene getiririm

diyip dışarıya fırladı.Kendisini Londraya bıraktı vede karşısına çıkan kızları gözleriyle kesmeye başladı.Arada bir tanesine göz kırptığı için koca bir yumruk yemişti ama acıyı aldırmadan yoluna son sürat devam ediyordu.Nereye gittiğini bilmiyordu ama dümdüz yürüyordu.Aslında bir işe girse kötü olmazdı.Hem para kazanır,hemde ailesinin bıraktığı paralarlada zorluklarını giderirdi.Hem kendisini zekide görürdü pek.Dışarıdan gördüğü iş ilanlarına baktı,aslında sadece 1 tane görmüştü,oda bir çıraklıktı.Çırak olmayacaktı.Vede hemen dandik bir görünmezlik pelerinini giydi vede tuvalette süpürgesi ile havalandı.Süpürge havada yalpalanıyordu vede pelerin çizgilerini ele veriyordu.Hepsini yenileyecekti.Ama zamanı gelince.Hemen gezmeye en çok bayıldığı bölge olan Diagon Yoluna daldı vede bir sürü abur cubur aldı.Hemen cebinden bir miktar para çıkardı vede kendi süpürgesi ile başka bir süpürgeyi takas etmeye çalıştı.Görevliye zorla süpürgeyi vererek azcık daha indirimle iyi bir süpürge aldı vede bir görünmezlik pelerini daha aldı.Bu daha yeniydi.Vede 3 ay boyunca görünmez gösterebilirdi.Hemen yolun sonuna doğru yürüdü.Asasıda pek dandikti.Uzun zamandır bu tür alışverişe çıkmamıştı.Hemen asa dükkanına girdi vede kendisine uyabilen bir asa aldı.Asa iyiydi,güzeldi vede sağlamdı.Esnekliğide fena sayılmazdı. Vede dönme vakti gelmişti.5 saate yakın bir zamandır yürüyordu vede ayaklarına karasular inmişti.Her şey tazelenmişti vede hazırdı.Hep olmak istedğği seherbazlığada bayağı çalışmıştı heralde.Artık hazır olmalıydı.

Eve geldiğinde hemen telefonla evi iyice düzenlemeleri için bi gurup çağırdı vede camdan dışarıya baktı.Güneş tam tepedeydi.Aynı rüyasındaki gibi içindeki bütün kötülükleri attıkça yükselecekti hayatta.Neden bu gün oldu bilmiyorudu fakat hayatına bu gün bir direk örmüştü.



devamı gelmelimi yoksa yeterlmi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Micheal Parison   C.tesi Nis. 03, 2010 12:07 am

puanlanabilir. Fakat yüksek bir şey veremem sana. Bunun için uzatabilir ve şu "vede" lere bi son vermelisin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Micheal Parison
Lütfen rütbe edinin.
avatar

Erkek Rp Partneri : :'(
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 21

MesajKonu: Geri: Micheal Parison   C.tesi Nis. 03, 2010 2:36 pm

Her yer karanlık vede rutubetli.Bir yere bassan gıcırdıyor vede kulakları yırtan bir ses çıkarıyor.Saat sanırım ki 03:30 civarı.Dışarıda sadece avını bekleyen sinsi bir baykuş ötüyor.Micheal her zamanki gibi bu saatte uyanmıştı.Hemen mutfağa indi.Ailesinden kalan bu ev artık yeterince eskimişti.Ailesinden kalan para ile yenilemeliydi.Hemen koca bir bardak su içti vede yatağa döndü.Bir ara dışaıya baktı vede kendini bilmeden cama oturdu.Yüksek bir dağın tepesinden bir ev,etrafı çitlerle kaplı vede bütün Londra ayaklarının altında ışıl ışıl.İnsan bu manzarada kendisini kaybediyor.Bir an atlayası geldi balkondan.Vede dayanamayıp kendisini bıraktı ama yere inmiyordu.Uçuyordu vede kuşlar yüzünü teğet geçiyordu.Londra o kadar parlaktıki güneş sistemi Londra ile aydınlanacaktı sanki.Evlerin üstünden gidiyordu vede ağlayacak kadar hüzünlüydü.Birden bağarmaya başladı.İçinden siyah siyah dumanlar fışkırıyordu. Bağardıkça çıkıyordu içinden vede her çıkan dumanda yükseliyordu Micheal.Birden kendisini Londraya bıraktı vede düşmeye başladı.O coşku ile nasıl uyandığını hiç anlamadı.

'' Kahretsin!!!! kafam

diye iki saat homurdandı.Ranzadan yine düşüp kaşını yarmıştı.Hemen masanın üzerindeki tüm parfümleri devirip banyoya yürüdü.Vede döndü.Ah o güzel kız.Yine düşmüştü resmi.Acaba öbür dünyada rahat değilmiydiki.Onun yerine Micheal orada olmalıydı ama işte.Kader hiçbirşey dinlemiyor.Vede resmi kaldırıp hemen banyoya gitti.Kafasına kocaman alkollü bir pamuk yapıştırdı vede alkolden bir yudum aldı.Tadı berbat ötesiydi.ama bu soğuk gecede onu ısıtacaktı.Hemen bir bardak su daha içti vede başını salladı.Sallar sallamaz kan bir oluk daha fışkırdı içeride kalmak istemezcesine.Micheal hemen yatağa çıktı vede uyumaya başladı.1,2,3 derken sabah olmuştu bile...

Sabahın muhteşem parıltısında kalktı vede ilk kurbanı yine pencereydi.Hemen içindekini boşaltırcasına


Günaydın Londra bu gün her zamankinden daha neşelisi gördüm seni,yepyeni bir gün he

dedi vede sırıtarak içeriye girdi.Dışarısının soğukluğu ile içeriye girer girmez ısınmıştı.Başı zonkluyordu.Dün o alkolden fazlamı almıştı ne.Ama gece çok terlemişti.Hemen güneşin evi dolduran ışığının en fazla olduğu bölüm olan mutfağa daldı Micheal.Dolaptan kahvaltıyı çıkardı vede ekmeğine reçel,fıstık ezmesi sürdü.Yumurtayı karıştırıp bir yudumla açti vede ağzına kocaman bir peynir tıkadı.Çiğnerken aynı zamanda PlayBoy dergisini okuyordu vede resimdeki kızları eleştirip şarkı mırıldanıyordu.Dilim ekmeğini katlayarak ağzına tıktı vede ayağa kalktı.Yemeğide azalmıştı.Hemen yıllardır girdiği markete girdi vede parayı görevliye baştan verip bir sürü yiyecek şeyler aldı.Artistlenerek

kalanını öğlene getiririm

diyip dışarıya fırladı.Kendisini Londraya bıraktı vede karşısına çıkan kızları gözleriyle kesmeye başladı.Arada bir tanesine göz kırptığı için koca bir yumruk yemişti ama acıyı aldırmadan yoluna son sürat devam ediyordu.Nereye gittiğini bilmiyordu ama dümdüz yürüyordu.Aslında bir işe girse kötü olmazdı.Hem para kazanır,hemde ailesinin bıraktığı paralarlada zorluklarını giderirdi.Hem kendisini zekide görürdü pek.Dışarıdan gördüğü iş ilanlarına baktı,aslında sadece 1 tane görmüştü,oda bir çıraklıktı.Çırak olmayacaktı.Vede hemen dandik bir görünmezlik pelerinini giydi vede tuvalette süpürgesi ile havalandı.Süpürge havada yalpalanıyordu vede pelerin çizgilerini ele veriyordu.Hepsini yenileyecekti.Ama zamanı gelince.Hemen gezmeye en çok bayıldığı bölge olan Diagon Yoluna daldı vede bir sürü abur cubur aldı.Hemen cebinden bir miktar para çıkardı vede kendi süpürgesi ile başka bir süpürgeyi takas etmeye çalıştı.Görevliye zorla süpürgeyi vererek azcık daha indirimle iyi bir süpürge aldı vede bir görünmezlik pelerini daha aldı.Bu daha yeniydi.Vede 3 ay boyunca görünmez gösterebilirdi.Hemen yolun sonuna doğru yürüdü.Asasıda pek dandikti.Uzun zamandır bu tür alışverişe çıkmamıştı.Hemen asa dükkanına girdi vede kendisine uyabilen bir asa aldı.Asa iyiydi,güzeldi vede sağlamdı.Esnekliğide fena sayılmazdı. Vede dönme vakti gelmişti.5 saate yakın bir zamandır yürüyordu vede ayaklarına karasular inmişti.Her şey tazelenmişti vede hazırdı.Hep olmak istedğği seherbazlığada bayağı çalışmıştı heralde.Artık hazır olmalıydı.

Eve geldiğinde hemen telefonla evi iyice düzenlemeleri için bi gurup çağırdı vede camdan dışarıya baktı.Güneş tam tepedeydi.Aynı rüyasındaki gibi içindeki bütün kötülükleri attıkça yükselecekti hayatta.Neden bu gün oldu bilmiyorudu fakat hayatına bu gün bir direk örmüştü.

İlk olarak sihir bakanlığına gitti vede seherbaz olmak için çeşitli sınavlara irdi vede hepsinden geçti.Başarılı olup olmadığını bilmiyordu ama umutluydu.Fena geçmemişti yani.Sınavlardan sonra sihir bakanlığını biraz dolaştı vede eve geri döndü.

Evde yapacak bir şey yoktu aslında.Tıkınabileceği her şeyi yemişti.Aslında çok uykusu gelmişti vede anında zil çaldı.Doğru ya.Evi dekore edecek adamları tam bu saate çağırmıştı.Hemen onları içeriye aldı vede dekore edecekleri şekl, seçti.Mavi döşemeli sıradan bir ev olacaktı işte.Micheal adamlar evi yaparken dışarıda oturuyordu sonra yukarıdan sevdiği akrabası lan kuzeninden bir baykuş gelmişti.O da sıkılıyor vede Micheal'ı ona çağarıyordu fakat asla gidemezdi zaten.Şu sıralar gerçekten doluydu.Evi yeniden düzenleyecekti.Çünkü içerideki görevliler epeyce ürkmüştü evin şeklinden.Pelerinler,beyinler vede kavanozdaki gözler hepsini ürkütmüştü.Micheal hemen onları göz önünden asasını sallamasıyla kaldırdı vede yaktı.Artık bu kadar karamsar olmayacaktı.Ama gözler onun hoşuna gidiyordu.Onları belli bir köşeye koyduktan sonra dışarıdan evine bir kaç şey aldı.Sonra daha fazla büyü öğrenmek için çeşitli kitaplar almak üzere yine Diagon yoluna gidecekti.Hemen Londra'ya gitti vede bağlantı noktasından geçerek yolun başlangıcına geldi.Bir kaç tane Hogwarts öğrencisi ona çarpıp düşüyordu.Micheal zar zor ilerliyordu zaten.En sonunda yanda kitap satan bir yer gördü.Hemen oradan bir-iki kitap aldı vede özel küçük sandığına koydu.Bu sandık ne kadar şey koyarsak koyalım taşmıyor vede ağırlaşmıyordu.Hemen omuzlarına uzanan saçlarını kestirdi vede onlara şekil verdi.Böylece suratının şekli daha belirginleşiyordu.Sonra yanında ona arkadaşlık edecek bir baykuş aldı kendisine.Hem ihtiyacıda vardı.Uzun zamandır akrabalarının baykuşlarını kullanıyordu.Toprak renginde vede siyah gözlü,havada pek belli olmayacak bir baykuş aldı kendisine vede kafesn içine zorlan tıktı.Kafes,n içine koyarken baykuş elini delik deşik etmişti.Micheal zorlukla inatçı baykuşu kafese tıktıntan sonra kendisine kiyafet vede yiyecek bir şeyler aldı.Şu sıralar çok oburdu.Vede hemen bir şeyler içebilecek güzel bir yer sordu bir adama.Adam şöyle böyle düşündükten sonra

Hogsmade,buradan uzakta bir yer ama en güzel yerdir, Hogsmade üç süpürge

diyince Micheal garip garip baktı.Buradan içecek güzel bir yer soran kişiye nasıl Hogsmade denirki.Ne kadar alakasız bir yer ama haklıydıda.Orasını biliyordu vede gerçekten güzel bir yerdi.Hemen bi trene atlayıp Hogsmade'ye yol aldı.

Bir kaç dakika yada saat sonra orada oldu.Vede oradanda alabileceği bir kaç yere baktı.Fakat alacağı her şeyi almıştı zaten.Hemen karşısında Domuzburnu yazan yeri gördü vede burayıda bir denemek istedi.Boş bulduğu masayı anında kaptı vede hemen bir garsona ateş viskisi sipariş etti vede bekledi.Hemen arkasına döndüğünde iki tane sevgili birbirlerine aşırı yaklaşınca midesi bulandı ve hemen önüne döndü.Garson masada birşey karıştırıp Micheal'a verdi vede afiyet olsun dedi.Micheal hemen viskiyi içmeye başladı vede gözünü o çocuklara çevirmemeye gayret etti.Fakat şaka maka ama onunda bir sevgiliye ihtiyacı vardı.Yani güzel olurdu yanında onu destekleyecek bir kzın olması.Desteklemesi önemli değildi zaten.Kız olsun,nefes alsın yeterdi onun için.Bu aklına gelir gelmez dışaıdaki kızları baştan aşağıya süzdü.Hepsi çiğnenip tükürülmüşe benziyordu.Hepsi çirkindi.Bu böle olmayacaktı.Hemen garsondan 3 tane daha viski istedi vede sarhoş olmaya çalıştı.Bayılıyordu sarhoş olmaya ama ateş viskisi ile olabilirmiydiki.Garşon viskileri getirince Micheal dışarıdan bir bayan gördü vede parayı bırakıp hemen dışarıya çıktı.Aptalmıydı.Bir kızı görünce böyle acelemi edilirdi.Micheal yakınına gidip ona çarpmış gibi yaptı.Fakat yüzzüne yakından bakınca hemen vazgeçti.Yüzü sivilce içindeydi.Micheal özür dileyip hemen oradan ayrıldı.Kader onun yüzüne hiç mi gülmeyecekti acaba.Oradan ayrıldıktan sonra artık eve dönme vakti gelmişti.Trenin dönüş biletinide verip boş bir vagona girdi vede yol boyunca yalnız gitti.

Eve döndüğünde ev sadece döşemelerle kaplanmıştı.Daha boyanacaktıda.Vede temizlikçiler evi neredeyse silmeyi bitirmişti.Vay be.Evin yerleri meğerse kahverengiymiş.Micheal evde olduğu sürece onları siyah biliyordu.Meğer pislikmiş.Bütün fareler evden kaçışmaya başlamıştı.Micheal utanmamak için görevlilere orayı yeni aldığını söledi.Vede uzun zamandır kullanılmadığını.Hemen sonra birkaç büyücü çağırıp buraya UçUç bacası yaptırmasını istedi.Bu onun için daha kolay olacaktı hem.İstediği yere saniyesinde giderdi.Biraz maliyetli olacaktı ama buna değecekti.Yıllardır yaşlı bir adam gibi yaşadığını fark etti.Pek yakındada seherbazlık sonucu gelirdi heralde.En çok bunun için sabırsızlanıyordu.Odasından kağıdı aldı vede kelimeleri çizmeye başladı.

Asa,tamam-kıyafetler,pelerin,tamam-kazan,tamam-kitaplar, tamam -seherbazlık için sınavlrada girdim,evet artık iyi bir sihirbaz olabilirim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Micheal Parison
Lütfen rütbe edinin.
avatar

Erkek Rp Partneri : :'(
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 21

MesajKonu: Geri: Micheal Parison   C.tesi Nis. 03, 2010 8:19 pm

artık rp yi puanlayabilirsiniz ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Micheal Parison   Paz Nis. 04, 2010 9:16 am

Betimleme: 14/20
Hayal gücü: 16/20
Uzunluk: 19/20
Akıcılık: 15/20
Yazım ve anlatım: 6/10
Renklendirme: 9/10

Yetmiş dokuz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Micheal Parison   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Micheal Parison
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: