Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Victor A.Blade

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Victor A. Blade
Lütfen rütbe edinin.


Erkek Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 03/04/10
Lakap : Karanlığın Parsı

MesajKonu: Victor A.Blade   C.tesi Nis. 03, 2010 2:32 pm

...Bir süre sonra bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin. Aşkın yaslanmak,birlikte olmanında güvende olmak anlamına gelmediğini de öğrenirsin. Öpücüklerin sözleşme ve hediyelerin de vaat olmadığını öğrenmeye başlarsın. Yenilgileri başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın; Bir çocuğun hüznü ile değil, bir yetişkinin zerafeti ile.. Ve herşeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin çünkü yarınla ilgili herşey belirsizdir. Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin; Eğer fazla maruz kalırsan...

..Bu yüzden, başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden kendi çiçek bahçeni yarat ve içine duygularından parçalar serp.. Ve göreceksin ki dayanıklısın, kuvvetlisin, değerlisin...

Alice Grawneth 18..


...Hani derler ya her aşkın bir sonu vardır diye. Yoktur.. Aşk bedenler farklı yerde olsa bile aynı gökyüzü paylaşıldığı sürece ölümsüzdür. İşte ben bu ölümsüzlüğü yendim..

..Bugün sevdiğim ve hayatımın aşkı olan Yuki'den ayrılışımın ilk günü. Bugün sıcak dudaklarında başlayan ölümsüzlüğümün bitişinin ilk günü. Altın rengi saçlarında bıraktığım ruhumun, sürekli beni çağırışını duyabiliyordum. Her nefes alışımda boğucu hüzün vücudumu ele geçiriyordu. Ben bir korkaktım.! Yanlızca ölüm ve pişmanlık korkusundan hayatımın tek anlamı Yuki'yi bir başına bırakmıştım. Kim bilir neler söylenmişti arkamdan? Kim bilir kaçıncı üzüşümdü bu sevdiklerimi? Kim bilir kaçıncı yıkışımdı dünyalarını.?! Bilinmez..

..Aslında sevilmektir hepimizin istediği. Bir dokunuşunda, bir elini tutuşunda dönmektir hayata. Benim de istediğim buydu; Bir tutam sevgi... Almıştım da o sevgiyi. Hem de hakkettiğimden çok... İlk görüşte parlak güneşli dünyasında kaybolmuştum Yuki'nin.. Bu güneşli dünyada kendi aptallığım, kendi korkaklığım yüzünden göç etmiştim bu ölüm kokan diyara.. Biliyordun.. Uğrunda neleri versem bile hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı. Şeytanla anlaşmam çoktan imzalanmıştı karanlıkla kaplı sonsuzlukta. Her saniye adım adım uzaklaşıyordum ışıktan. Kaybediyordum umudumu yavaş yavaş. Çok pişmandım onu bırakıp gittiğim için..

..Ne yaptığımı bilmez ve bitap düşmüş bir biçimde elime bir kağıt aldım ve yazmayan onca kalemler arasından zar zor bir tane bularak, bir mektup yazmaya başladım;

Sevgilim. Biricik Yuki'm...

"Hayatımda ilk kez birini kendi canımdan çok sevdim. Ben sadece seni sevdim.. Her gece rüyalarımda seni görürüm belki diye umutlanarak uyudum. Her sabah senin adınla uyandım. Her gün gözlerinin içine daha dikkatli bakabilirim diye hayaller kurdum. Senin gülüşünle mutlu oldum. Acılarım da, mutluluklarım da sen olmuştun. Ben her dakika seni düşünürken, sende beni düşünüyor musun diye hep tedirgin oldum. Oysa şimdi kendi isteğimle bitirmiştim her şeyi. Artık benim için hayat devam edebilir mi? Gülümseye bilir miyim artık eskisi gibi? Kalbimden bir anda söküp atabilir miyim seni? Hayallerimden silebilirmiyim gözlerini? Durdurabilir miyim göz yaşlarımı? Keşke seni hiç görmeseydim. Keşke hiç bakmasaydım gözlerine, sevmeseydim seni herkesten çok.. Bu dünyada benim dünyam sen olmuştun. Senin dünyan ise.. Bilmiyorum.. Ben her gün her saniye yeni umutlarla seni düşünmüştüm.Sen ise.. Bilmiyorum.. Diyecek bir sözüm kalmadı şimdi. Yüzümde yok zaten.. Bu cümlelerin içimde kalmasını istemedim. Sana karşı söyleyemediklerimi yazdım her satıra. Bu satırları okusan bile hiç bir şey değişmeyecek biliyorum..

Kızgınlığın hiç bir zaman geçmeyecek bana karşı. Biliyorum.. Merak etme bundan sonra hatırlamazsın beni, anılmaz adım hayatının her hangi bir anında. Sadece özür diliyorum senden... Az da olsa zamanını çaldım. Üzgünüm.. Gerçekten üzgünüm...

Şimdi her geriye dönüp bakışımda bir pişmanlık olarak hatırlayacağım seni. Ne nefret edeceğim senden, ne seveceğim seni eskisi gibi.. Ama bunu unutma Yuki; Sana hiç yalan söylemedim..!"

Kurokaze Katsura..


Bu dizeleri yazarken göz yaşlarımın açık kalmış bir çeşme gibi akmasına hakim olamamıştım. Kağıdı katlayıp bir zarfa koydum. Üzerine yazdığım yazıları okuyamıyordum gözlerimi bulandıran göz yaşlarım yüzünden.

"Haruno Yuki'ye - İmza : Kurokaze Katsura."

Adresimi yazmamıştım. Bilmiyordum ki.. Acaba hangi uçsuz buçaksız yerlerdeydim..

..Göz yaşlarımı silerek ayağa kalktım. Bu yanlızlık dolu karanlıkta bir başımaydım şimdi. Aka Tsuki'ye katılarak yeni bir çıkış yolu bulduğumu düşünürken, kaçınılmaz sonumu mu hazırlamıştım acaba.?

"Boğuluyorum.. Boğuluyorum yardım edin.!"

diye fısıldadım. Hırkamın açık yakasından görünen kalın kasvetli boynumun üzerinde çaresizce gezdirdim ellerimi. İki yakayı birleştirmek için yolarcasına çekiştirirken, başımı taştan, soğuk yere koydum ve bilinçsizce sağa sola çevirdim. Soluklarım sıklaşmaya başlamıştı..

..Derin Derin nefes almaya çalıştım ama nefes alamıyor gibi hissediyordum kendimi. Uzun zamandır elle tutulmayan, gözle görülmeyen, tonlarca ağarlığın altında eziliyordum sanki. Bu aralar çok sık oluyordu bu his ve böyle hissetiğim anlar da boğulacak gibi hissediyordum kendimi.

..Telaşla,yattığım soğuk yerden,ellerimle destek alarak ayağa kalktım. Kalın kayalıkların arasından görünen gün ışığı koskaca bir boşluğu aydınlatmaya yetiyordu.Ayağa kalktım ve "loş" ışıklı boşlukta bilinçsizce dolaşmaya başladım.

..Dudaklarımdan tek bir kelime çıkıyordu,"Yuki.!"....Nefes almaya uğraşıyken masmavi gözlerimi yummuş,darmadağan olan saçlarımı düzeltmeye çalışıyordum..


Ne yaptığımı,nereye gittiğimi bilmeden,çıplak ayaklarımı sert bir kayalığa çarptım.Acıyla gözlerimin yuvalarından fırlaması gerekirken,bu acı şimdi beni sadece gıdıklıyordu.Hiç bir şey umrumda değildi şu an.Herşeyi unutmuş gibiydim..

..Aslında her shinobinin olmak istediği bir güce sahiptim.Ancak istediğim her şeye sahip olmam umrumda bile değildi.Henüz 19 yaşındaydım;ancak çektiğim acılar suratımda yaşlı bir ihtiyar gibi buruşuk çizgiler çıkartmıştı.Daha fazla..Daha fazla güç istiyordum..


..Ne ara başlamıştım bilmiyordum ancak daha fazla güç için kuklalar yapacaktım ve çoktan gerekli malzemeleri bulmuştum bile.Bir an önce karanlık kayalıkların arasından sıyrılıp aydınlık bir yere varmıştım.Üç.! Hayır tam dört tane kukla yapacaktım ve onları istediğim zaman küçük parşomenlerle çağırabilecektim.Evet evet.! Böyle karar vermiştim..

..Bir an önce ilk kuklam için çalışmaya koyuldum.Gür beyaz saçlı bir kukla olacaktı bu.Gözleri de mavi.Tıpkı bana benzeyecekti.Kısa bir süre içinde kafa bölgesini bitirmiştim bile.Uzun geniş vücudunu da bitirince üzerine siyah,yırtık bir paçavra geçirdim.Bulabildğim tek şey buydu.Diğer türlü hayatımı büyük riske atmış olurdum.Her yerde beni arıyor olabilirlerdi.Kalın bacaklarını da bitirince vücudunun her bölümüne işime yarayacak gizli silahlar koymaya başladım.Saldırı türü bir kukla olacaktı.Geniş ağzının içine birçok zehirli senbon koydum.Sadece kafa kısmı için bu kadar yeterliydi.Karın bölgesinde de birçok zehirli senbon ve uzayabilecek şekilde iki tane el koydum.Son olarak parmaklarını ve ellerinin uçuna ufak tantolar koyarak onları uzayabilecek şekilde yaptım.Her şey tamamdı.Hayır.! Bir tek ismi eksikti.Ona bir isim bulmalıydım."Shin.!".Shin olacaktı adı.Adınıda koyduktan sonra 2.kuuklamı yapmak üzere Shin'i bir kenara koydum..


..İkinci kuklam defansif amaçlı olacaktı.Sarı gür saçlarını 3 gözlü suratına yerleştirdim ve vücuduna da kalın,çok kalın,demirden bir kalkan tabakasından yaptım.Saldırı durumunda tıpkı bir kaplumbağa gibi başını,kollarını ve ayaklarını,gövdesinin içine sokacak ve beni savunabilecekti.Ayak aralıklarını ise çok geniş yaptım.Bu kukla çok hızlı olmasından ötürü çok avantajlı olacaktı.Onunda üzerine kendi hırkamı geçirdim çünkü buna artık ihtiyacım olmayacaktı.Aka Tsuki örgütüne katıldığımdan,üzerinde kırmızı bulutlar olan siyah bir pelerine sahip olmuştum.Bu kuklamında adını "Tsu.!" koyduktan sonra,kenara,Shin'in yanına koyarak bir an önce üçüncü kuklamı tasarlamaya başladım.Hava kararmaya başlamıştı.Bir an önce işimi bitirip buradan ayrılmalı ve sığınağa geri dönmeliydim.

..Üçüncü kuklam ise yakalama,etkisiz hale getirme amaçlı olacaktı.Ancak başarılı olabilmesi için çok hızlı bir kukla olmalıydı.Kırmızı saçlarıyla birlikte kafasını bitirdikten sonra,rakibimi yakalamama yarayacak,hapis gövdesini yapmaya başladım.Geniş;çok geniş bir açılıp kapanabilir bir gövde yaptım ve değişik yerlerinde delik bıraktım.(Bkz:Kankurou puppet's).Bu delikler 4.kulam için işe yarayacaktı.Bacaklarını da yaptıktan sonra Shin'in üzerindeki gibi,ancak kırmızı renkte bir paçavra parçası geçirdim.Bununda adı,kırmızı saçları yüzünden "Aka.!" olacaktı.Sırada son kuklam vardı.Daha sonra kayalıklara dönüp rahat..Hayır,sinir bozucu bir uyku çekecektim..

..Dördüncü kuklam,üçüncü kuklamın tamamlayıcı olacak ve o rakibini etkisiz hale getirdikten sonra,bu kuklamda öldürücü hamleyi yapacaktı.Mor saçlı kafasından sonra normal bir vücut ve ayak yaptım.Ancak üçüncü kuklam rakibimi yakaladıktan sonra,vücudu ayrılıp uzun,ve zehirli katanalara dönüşecek,üçüncü kuklamın gövdesindeki deliklerden girerek rakibi delik deşik edecekti.Üzerine beyaz bir paçavra geçirdikten sonra vücuduna zehirli katanalarına yerleştirerek kuklamı bitirdim.Bunun adı ise,"Suki.!" olacaktı.Dolunay,güneşi devirerek belirmeye
başlamıştı.


..Sırada ve son olarak kuklalarımı dört küçük parşomene mühürleyecektim ve istediğim zaman onları çağırabilecektim.Böylece bana yükde olmayacaklardı.Karşımdaki kayaya kuklaları dizdikten sonra,sol baldırımın üzerindeki çantadan,yanımda getirdiğim,beyaz renkte parşomeni çıkardım ve hızlı bir şekilde açarak,"Uyu Shin.!" diye bağırdım ve Shin'i istediğim saman çağırmak için küçük parşomene yerleştirdim ve parşomeni aldığım yere,küçük çantama koyarak,sarı kaplı parşomeni çıkarttım ve onuda açarak yere vurdum.Derin derin soluklandıktan sonra,"Uyu Tsu.!" diye bağırdım ve onuda mühürleyip parşomeni cebime koydum.Yarısı bitmiş yarısı kalmıştı.Bu kez cebimden kırmızı kaplı bir parşomen çıkarttım ve onuda yere vurarak,"Aka uyu.!" diye bağırrarak parşomene mühürledim.Artık yorulmaya,çakram azalmaya başlamıştı.Son olarak Suki'yide mühürleyip kayalıkla kaplı sığınağıma dönmek istiyordum.Seri bir şekilde sonuncu mor parşomenide çıkararak,"Uyu Suki.!"diye bağırdım ve onuda mühürledikten sonra parşomeni çantama koyup,hızla sığınağın yolunu tuttum..

..Gerçekten çok yorulmuştum.Kuklalarımın doğru dürüst çalışıp,çalışmadığını kontrol bile etmeden üzerimdeki pelerini bir yastık gibi kullandım ve kafamı uyumak üzere,üstüne koydum.Ardından kayalıklardan görünen gecenin ufkunda,göz kapaklarıma çöken ağırlıkla birlikte uykuya daldım.Uzun zamandır,ilk kez bungün mutluydum.Her geçen saniye güçleniyordum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Victor A.Blade   Paz Nis. 04, 2010 9:24 am

Betimleme: 19/20
Akıcılık: 16/20
Anlatım ve İmla: 5/10
Renklendirme: 6/10
Hayal gücü: 19/20
Uzunluk: 19/20

seksen dört
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
 
Victor A.Blade
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: