Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Katie Lilly Night

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Katie Lilly Night   Paz Nis. 04, 2010 9:56 pm

Evet Katie. Geliştirme derslerimiz başlamıştır. Senden istediğimiz buraya 70 satırlık bir Rpg bırakman olacak bende Rpler'ini okuyup tek tek analiz edeceğim. İlk Rpg'ni bırakabilirsin.

Océane
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Katie Lilly Night
Slytherin 2. sınıf
Slytherin 2. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok. Ne yani olması mı lazım? Şu üç günlük sihir camiasında o olsa n'olur olmasa n'olur. Yanlış mı düşünüyorum?
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 193
Kayıt tarihi : 28/03/10
Yaş : 23
Lakap : Lil-Kat-Katly

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Paz Nis. 04, 2010 11:15 pm

Pencereden dışarıya baktım. Havanın sıcak olduğuna kanaat getirdikten sonra süslenip püslenip dışarıya çıkmaya karar verdim. 3 aydan sonra hava ilk kez güneşliydi. Havanın ısınması bana kesinlikle çok iyi gelmişti. Sevmiyorum ben kışı, yağmuru, soğuğu. Güneş içimi de dışımı da. Soğuk insanların işi kış. Sıcakkanlıyım ya, ondan seviyorum ben yazı.
Son rötuşları da yaptıktan sonra hazırdım. Salondaki boy aynasının karşısına geçtim. Aynadaki yansımamı baştan aşağı süzdüm. Eksik veya fazla kaçmış bir şeyler aradım. Ne mutlu ki eksiğim ve ya fazla kaçmış bir şeyim yoktu. Vitrinde asılı duran çantamı aldıktan sonra uyumunu görmek için tekrar geçtim aynanın karşısına. Evet... Buda olmuştu. Bu çantayı babam 18. yaşgünümde hediye etmişti. İki yaşında çantam. Aslında gayet sıradan siyah deri bir çanta ama çok seviyorum onu. Bende ki manevi değeri çok büyük. Babamdan hediyeydi nasıl olsa... Öyle çok özlemiştim ki onu. Düşününce yine doldu gözlerim. Yaşlar birikti göz bebeğimin tam önünde. Yaşlarım akmasın, makyajımı mahvetmesin diye tavana diktim gözlerimi. Unutmaya çalıştım hemen ama mümkün değildi. Yaşlar geldimi göz bebeğinin önüne, ne yaparsan yap durduramazsın onları. Bir damla olsun, tutunamaz düşer aşağıya. İşte bir tanesi attı kendini aşağıya. Tutunamadı. Onu düşürünce saldım diğerlerinide. Yere çöküp çantaya sarıldım. Başladım hüngür hüngür ağlamaya. Bir an durdum, sakinleştim, sonra yeniden başladım hıçkıra hıçkıra ağlamaya. İçim dışıma çıkana kadar ağladım. Dışarı çıkamadığıma üzüldüm bir yandan da. Güneşli havayı kaçırdığım için biraz daha ağladım. Sapıttım iyice. Birisi "Merhaba" dese biraz daha ağlayacağım. Şikayetçi değilim ağlamaktan. Varsın ağlayayım, çıksın içim dışıma. Ne fark eder babam burda olmadıktan sonra!
Babam tam 7 ay 4 gün önce hayata gözlerini yumdu. Hiç birşey yapamadım. Öylece bakakaldım ilk duyduğum an. Hani olur ya, kötü bir haber alınca ağlayamazsın bir süre. Şok etkisimi denir ne denir bilmem. Ağlayamazsın işte. Ağlamak istersin ama olmaz. Tam herkes unutmaya başlar bu sefer sen başlarsın ağlamaya. Benimkisi 7 ay 4 gün sürdü galiba. 7 ay 4 gün boyunca ağlamadım ben. En ufak bir duygu seli yaşamadım ben. Gerçekten, ilk kez bugün böyleyim. Ağlıyorum ölesiye...
Benim yüzümden öldü babam. Benim yüzümden... Çok diledim, "onun yerine benim canımı al Tanrım" dedim defalarca. Ama ne fayda giden çoktan gitmiş, kalan kalmıştı...
Annemi hiç tanımadım. Ben daha çok küçükken ayrılmışlar. Mahkeme beni babama vermiş. Annemde itiraz etmemiş zaten. Pek niyetli değilmiş herhalde beni yanına almaya. Umrumda değil şimdi. Ama keşke tanısaydım onu. Bu inatçı huyumu annemden aldığımı söylerdi babam. Merak ettim hep kime beznediğimi.
Üniversitenin ilk günüydü. Her şey mükkemeldi. Şöyle bir göz gezdirdiğinizde bütün birinci sınıfların nasıl özendiğini anlamanız 5 saniye sürmez. Bende öyleydim. Çok özenmiştim. Kafede oturmuş çay içerken, son sınıf olduğunu düşündüğüm bir çocuk-daha sonra öğrendim ki yanılmamışım- yaklaştı masama. Kumral ten rengi, sobanın üzerinde kızartılmış kestane içini anımsatıyordu. Onlara uygun olarak, kahverengi saçları ve kahverengi gözleri vardı. Kısa bir süzüşten sonra ancak bu kadar detay kalmıştı aklımda. Ne giydiğini falan hiç hatırlamıyorum. Son sınıf masama geldi ya, benim içim kıpır kıpır. Güçlü, özgüven dolu bir ses tonuyla konuştu:"Yardımcı olabileceğim bir şey var mı?" Aslında yoktu ama: "Şey..Evet var" dedim en tatlı ses tonumu takınarak. O gün benimle çok yakından ilgilendi. Hep yanımdaydı. Hatta çıkışta sinemaya gittik. Daha ilk günden hoşlandım ondan. Çok iyi ve sıcakkanlı birine benziyordu. Aslında psikopatın teki olduğunu nerden bilebilirdim ki...
Bir kaç ay takıldık birlikte. Sevgili gibi birşey olmuştuk. Nasıl olduğunu bende anlayamamıştım doğrusu. Ama sevmiştim onu. Okuldaki herkes bana imrenerek bakıyordu. Böyle olmak benimde hoşuma gidiyordu. Hangi kızın hoşuna gitmezdiki? Bazı akşamlar onda kalıyor, babamı yanlız bırakıyordum evde. Babam buna üzülsede sesini çıkarmıyor, göz yumuyordu. Üzülmemi istemiyordu çünkü babam. "Hayır" dese kırılacağımı bilirdi. Keşke "Hayır" deseydi. Keşke "gitme kızım" deseydi. Dinler miydim acaba onu? Kalır mıydım onunla?
Mutluca takıldığımız bir kaç aydan sonra, bir anda değişti. Akşamları evine gittiğimde bana zorbaca davranıyordu. Hatta bir kaç kere tokat attı bana. Gözardı ettim bunları. Seviyordum çünkü onu. Hemde çok seviyordum. Bu yüzden gözardı ediyordum ya...
Birgün yine tokat attı bana. Ona bağırıncada bıçak fırlattı üstüme. Sinirlendim. Aldım "çantamı" kapıyı vurup çıktım. Babamı arayıp, beni almasını söyledim. Ağlıyordum bir yandan da. Babam sesimin kötü olduğunu anlayınca aceleyle kapadı telefonu atladı arabasına.
Bekledim, bekledim gelmedi. Babam gelmeyince eve kendim gitmeye karar verdim. Atladım bir otobüse. Gece olmasına rağmen otobüs tıklım tıklım doluydu. Kan ter içinde eve vardım. Zile bastım, açan olmadı. Üç kere tekrarladım aynı eylemi. En sonunda "çantam"ın derinliklerinde bir anahtar buldum ve kapıyı açıp girdim içeri. Babama olanları anlatmak için oturma odasına baktım, yoktu. Yatmış olmalı diye düşündüm. Yatak odasına baktım. Oradada yoktu. "Çantam" dan cep telefonumu çıkarıp aradım babamı. O bilindik uyuz kadın geveledi birşeyler. Kapalıydı telefonu. Telaşlandım...
Meğersem o akşam aceleyle beni almak için çıkmış evden. Arabanın farları da bozukmuş. Ne zaman çalıştı ki bizim külüstürün farları? Bu sefer de bozukmuş işte. Gecenin zifiri karanlığında, öylece yola çıkınca dipsiz bir uçurumdan aşağı düşmüş külüstürle beraber. Tam üç gün sonra aldım bu haberi. Ama dedim ya, ağlayamadım. Kaldım öylece... O geceyi düşündüm sadece tebessüm ettim.
Mezun oldu o çocuk. Arkadaşlarımla arada gittiğim bir kafede rastladım bir gün. Sadece baktım ona. Başka bir şey demedim. Ne diyebilirdim ki? Ne dersem diyeyim babam geri gelmezdi ki artık...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://httt://www.prepcdacka140@blogspot.com
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Ptsi Nis. 05, 2010 6:50 pm

"Güneş içimi de dışımı da. Soğuk insanların işi kış. " Burada bir belirsizlik var açık bir anlatım bozukluğu yapmışsın.

"Bu çantayı babam 18. yaşgünümde hediye etmişti." İşte bir imla hayası daha "yaşgünü" birleşik yazılmaz ayrı yazılır ^^

"Yaşlarım akmasın, makyajımı mahvetmesin....- Yaşlar geldimi..." "Göz yaşlarım deseydin daha iyi olurdu. Akıcılığı biraz bozmuşsun burada

"Şok etkisimi denir" etkisi mi olacaktı. İmla hatası.

""onun yerine benim canımı al Tanrım" " " Onun yerine, benim canımı al Tanrım." imla hatası.

"Şöyle bir göz gezdirdiğinizde bütün birinci sınıfların nasıl özendiğini anlamanız 5 saniye sürmez. Bende öyleydim. Çok özenmiştim. " Neye özeniyormuş bu birinci sınıflar ? Belirsizlik


"Ne giydiğini falan hiç hatırlamıyorum." Gereksiz kelime kullanımı "falan" kelimesi akıcılığı bozmuş.


"Son sınıf masama geldi ya, benim içim kıpır kıpır." Son sınıf nasıl masana gelebilir ? Gelse gelse son sınıftaki o yakışıklı yanına gelebilir. Sonra senin için kıpır kıpır. Hani nerede bunun yüklemi ? O anda içimde kelebeklerin uçtuğunu hissettim falan diyebilirdin ya da "Son sınıfa giden çocuk yanıma geldiğinde içim kıpır kıpır olmuştu" diyebilirdin ^^



" Aslında yoktu ama: "Şey..Evet var" " Tekrar bir imla hatası iki nokta üst üste işareti kullanıldıktan sonra tırnak işareti kullanılmaz.

"Sevgili gibi birşey olmuştuk." "birşey" kelimesi ayrı yazılır.


"Mutluca takıldığımız bir kaç aydan sonra, bir anda değişti." Anlatım bozukluğu. Değişen ne? "Bir anda her şey değişti deseydin daha doğru olurdu.


Bu daha çok bir Rp' den ziyade bir anı gibi olmuş.Rpg yazarken belirli bir kurgu olması şart. Önce babanın öldüğünü anımsayıp ağlıyorsun. Sonra üniversite anısından bir çocuktan bahsediyorsun. Çocuk ve baban alakasız. Babanın niye sinirlendiği açık değil. Sakin davranmış başta sonrada Katie adlı karakteri öldürmek istercesine sinirlenmiş. Tutarsız. Zemin rengini gri gibi koyu tonlarda kullansan daha iyi olur hem bizler puanladığımızda gözümüzü yormaz. Hem de Rpg'en puanlandığında "Renkendirmeden" puanın kırılmaz.


Océane
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Katie Lilly Night
Slytherin 2. sınıf
Slytherin 2. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok. Ne yani olması mı lazım? Şu üç günlük sihir camiasında o olsa n'olur olmasa n'olur. Yanlış mı düşünüyorum?
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 193
Kayıt tarihi : 28/03/10
Yaş : 23
Lakap : Lil-Kat-Katly

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Ptsi Nis. 05, 2010 6:56 pm

Ooo...Çok kusurlu çıktım yahu Very Happy
Evet farkettimde rpg den çok anı olmuş bu Very Happy
Düzeltmelerin için sağol.
Daha dikkatli olacağım.
Bir tane daha rp bırakıyımmı şimdi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://httt://www.prepcdacka140@blogspot.com
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Ptsi Nis. 05, 2010 7:00 pm

Evet yazarsan iyi olur ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Katie Lilly Night
Slytherin 2. sınıf
Slytherin 2. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok. Ne yani olması mı lazım? Şu üç günlük sihir camiasında o olsa n'olur olmasa n'olur. Yanlış mı düşünüyorum?
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 193
Kayıt tarihi : 28/03/10
Yaş : 23
Lakap : Lil-Kat-Katly

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Salı Nis. 06, 2010 2:28 pm

Bu mağaraya ilk kez gelmiyorduk ama yinede tehlikeliydi. Korkuyordum işte. Mağaranın dışı Cadılar Bayramı süsleriyle donatılmıştı. Bir kaç süslü kabak, kurukafalar ve bir kaç OggieBoggie resmi. Bir süre mağaranın girişinde oyalandıktan sonra Dan'in yoğun isteği üzerine girdik mağaraya. Dan tavşan gibi seke seke ilerliyordu mağaranın taşlı yollarında. "Dan! Eline bir taş falan al n'olur n'olmaz." dedim. Ama Dan'in umrunda değildi. "Yapma Jack. Bir tane taş mı kurtaracak beni?" dedi en alaycı sesiyle. Ben yine de bir sopa aldım elime. O önde ben arkada ilerledik bir süre. Geçen senelerden farklı olarak kurumuş ceset koymuşlardı bu sene mağaraya. Ürpetici göstermeye çalışmışlardı ama beş yaşındaki çocuk bile korkmazdı bunlardan. Duvara bir kaç örümcek ağı motifi kondurmuşlardı. Onları beğenmiştim. Solumdaki duvarda küçük harflerle bir şeyler yazıyordu. Yazıyı okumak için duvara yaklaştım. Yaklaşınca yazı netleşti. Kan rengi bir kalem ile yazmış olmalılar. Yine ürpertmeye çalışmış ama becerememişlerdi. "Sağ her zaman iyidir. Sol ise kötü" yazıyordu duvarda. Keskin bir kahkaha attım. Kahkaham mağarada yankı yaptı ve Dan'in yanıma gelmesini sağladı. "Neye gülüyorsun sen öyle?" diye sordu. Ona çatlamış duvardaki yazıyı gösterdim. Bir kahkaha da o attı. "Öyleyse n'apalım biliyor musun? Hani ileride yol ikiye ayrılıyor ya. Sola gidelim bu sefer. Bakalım bizi ne tür "kötülükler" bekliyormuş?" İkinci kahkahasını attı. Bu daha güçlüydü. Dan bunu söyledikten sonra bir anda yüzümdeki gülümseme dondu. Neden, bilmiyorum ama yazıdan korktum birden. Ama bunu Dan'a belli edemezdim, yoksa 2 yıl dalga geçerdi benimle. Bu yüzden geç de olsa eşlik ettim kahkahasına. "Ona, oraya vardığımızda karar vermeye ne dersin dostum?" dedim biraz yapmacık bir ses tonu takınarak.
Duvardaki motiflere ve süslemelere bakarak devam ettik. Tozlu yollarda bir süre yürüdükten sonra yol ayrımına gelmiştik. Dan direk sola saptı. "Hey! Nereye gidiyorsun? Yanlış yöndesin. Yazıyı hatırlamıyor musun? Sol kötüdür diyordu." Bir anda telaşlanmıştım. Sözcükler ağzımdan hızlıca dökülüvermişti. Dan bana şaşkın ve biraz da alaycı gözlerle bakıyordu. "Şaka yaptığını varsayarak devam ediyorum ben yoluma." dedi Dan. Ona cevabım gecikmedi: Hayır, Dan! Şaka yapmıyorum! Tamam, başlarda güldüm; ama sonradan...Sonradan korktum Dan. Gözlerimi Dan'in gözlerine dikmiş, ağzından çıkacak kelimeleri bekliyordum. "Senin saçmalıklarını dinlemeyeceğim Jack! Gidiyorum ben." Kısa bir süre düşündüm. Dan oraya gitmekte kararlıydı. Ne yaparsam yapayım kararını değiştirmeyecekti. Öyleyse bende onunla birlikte gidecektim. Eğer sol taraf gerçekten kötüyse, belki ona yardım edebilirim diye düşündüm. "Hey! Tamam bekle. Bende seninle birlikte geleceğim." Bunun üstüne Dan yine o bilmiş yüz ifadesini takındı. Aldırmadım, arkasından devam ettim yola. Motiflerde ve süslemelerde değişiklik yoktu. Yada korkutucu bir şey. Bu beni bir nebze olsun rahatlatmıştı.
Bir süre sonra acıktığımı hissettim. "Dan! Benim karnım acıktı. Biraz mola verip kurabiyelerimizi yemeye ne dersin dostum?" diye seslendim. Siyah saçlarını sallayarak arkasını döndü ve beni başıyla onayladı. Bir tavşan gibi sekerek yanıma geldi. Ben çantamdan kurabiyeleri çıkarırken o da kendi çantasından meyve sularını ve pipetleri çıkardı. Kurabiyelerimzi yiyip, meyve sularımızı içtikten sonra, eşyalarımızı topladık ve yola devam etmek üzere ayaklandık. Yine Dan önden ilerledi, bende onu takip ettim.
Bayağı ilerlemiştik. İçimdeki korku biraz daha alevlendi. Ya garip sesler duyuyordum, yada bana öyle geliyordu. Ne olursa olsun endişelenmiştim işte. "Dan! Artık geri dönsek diyorum ha, ne dersin? Bu kadar macera yetmez mi?" Dan yine arkasını döndü. Bu sefer geri geri gidiyordu. Tıpkı beş yaşındaki çocuk gibi davranıyordu. İlerlerken ayakkabı bağcığımın çözülmüş olduğunu farkettim. Çantamı yere koydum ve eğilip ayyakabımın bağcığını bağlamaya başladım. Bağladıktan sonra çantamı da alıp yerden doğruldum. Kafamı kaldırdığımda Dan'in orada olmadığını gördüm.
Etrafı kolaçan ettikten sonra avazım çıktığı kadar bağırdım: Daaannn! Dan, ses ver! Eğer oyun oynuyorsan, inan bana hiç komik değil! Daannnn! En ufak bir ses dahi yoktu. Biraz daha ilerledim. Sağıma soluma bakarak ilerliyordum. Bir kaç adım daha attıktam sonra, yol sağa dönüyordu. Sağa doğru ilerledim. İşte! Dan'in çantası oradaydı. Kendisi de buralarda bir yerlerde olmalıydı. bir daha seslendim: Daann! Beni duyuyor musun? N'olur ses ver! Daaann! Sonuç aynıydı. Hiç bir ses, hiç bir kıpırtı yoktu. Öyle pişmandım ki bu yola girdiğimize. Keşke uymasaydım ona. Keşke hemen razı olmasaydım. Ben yanında geldim de ne oldu sanki? Çok mu farketti? Dan kayboldu işte. Çantasının bulunduğu yere doğru ilerledim ve yere çöküp , sırtımı duvara yasladım. Çantası da kucağımdaydı. Bir kaç kez daha seslendim. Ama yine kimse cevap vermedi...

Uyandığımda etrafta kan lekeleri vardı. Saatime baktım. Dan tam olarak 2.30 saattir kayıptı. Ama geri dönmeyecektim. Burada kalıp onu bekleyecektim. Eğer birisi ona zarar verdiyse eğer banada vermeliydi. İki çantayı da alıp yola devam ettim. Ben hızlı adımlarla ilerlerken bir anda bir el ayak bileğime tutundu. Delicesine sıkıyordu ayak bileğimi. Kafamı çevirip baktığımda, siyah pelerinli iğrenç bir yaratık gördüm. Ondan kurtulmaya çalıştım ama olmadı. Çareyi bağırmakta buldum. "Heeeyy! Yardım edin bana! Kimse var mııı?" Ama pek bir faydası olduğunu söyleyemem. Yaratığa karşı olan direnmelerimin hiç bir haydası olmadı. Diğer bileğimide kavradı ve beni aşağıya çekti. Çantayı kafasına geçirmemle pelerininin şapkasının düşmesi bir oldu. Yüzünü gördüğümde ağzımdan çıkan son cümle: "Dan, bu sen misin?" oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://httt://www.prepcdacka140@blogspot.com
Brenda Stormrage
Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
 Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Rp Partneri : İan Joseph Somerhalder (L)
Kan durumu : Safkan..
Mesaj Sayısı : 510
Kayıt tarihi : 19/12/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Cuma Mayıs 07, 2010 7:20 pm

Bir süre mağaranın girişinde oyalandıktan sonra Dan'in yoğun isteği üzerine girdik mağaraya.~ Anlatım bozukluğu

Dan bana şaşkın ve biraz da alaycı gözlerle bakıyordu. "Şaka yaptığını varsayarak devam ediyorum ben yoluma." dedi Dan.~ dedi demenden sonra nokta koyman yeterliydi.

Dan yine arkasını döndü. Bu sefer geri geri gidiyordu. Tıpkı beş yaşındaki çocuk gibi davranıyordu. İlerlerken ayakkabı bağcığımın çözülmüş olduğunu farkettim. ~ burayı anlayamadım.Kim ne yapıyor?Dan geri geri yürüyorsa nasıl ilerliyorsunuz? o geri dönüyor sen düz yoluna devam mı ediyorsun ?


Çantamı yere koydum ve eğilip ayyakabımın bağcığını bağlamaya başladım. Bağladıktan sonra çantamı da alıp yerden doğruldum. Kafamı kaldırdığımda Dan'in orada olmadığını gördüm. ~ Mahzuru yoksa ayakkabını bağlamak için ayırdığın saat dilimini sorabilir miyim ?


Uyandığımda etrafta kan lekeleri vardı.~ Önceden olmayan kan lekeleri mi bunlar ? Uyandığın da gördüğün bu lekeler seni korkutmadı da sana saatine bakmayı mı hatırlattı?


Ben hızlı adımlarla ilerlerken bir anda bir el ayak bileğime tutundu. Delicesine sıkıyordu ayak bileğimi. Kafamı çevirip baktığımda, siyah pelerinli iğrenç bir yaratık gördüm. Ondan kurtulmaya çalıştım ama olmadı. ~ Birinin ayak bileğini tutması seni korkutmadı yani ?


Kafamı çevirip baktığımda, siyah pelerinli iğrenç bir yaratık gördüm. ~ Pelerinli ve daha sonra çantanı kafasına yedikten sonra düşen şapkadan yaratık olduğunu nereden biliyorsun.?Yani Şapkası sonradan düşüyorsa önceden nereden biliyorsun.?

Çareyi bağırmakta buldum. "Heeeyy! Yardım edin bana! Kimse var mııı?" Ama pek bir faydası olduğunu söyleyemem. ~ Bu akıcılığı bozmuş.Kimsenin olmadığı bildiğin yerde avazın çıktığı kadar bağırman komik .


Mağaranın nasıl bir yer olduğunu anlatmamışsın.Yani genişliği yüksekliği falan.Dan'in kaybolmasından sonra ki duygularına daha çok yer verebilirdin.Ya da korktuğun zaman anki yerde.Betimleme yok denecek kadar azdı.Kurgunda bir bütünlük yok.Çünkü bileğinden yakalayanın yaratık olduğunu o anda söylüyorsun ama şapkasının açıldığı kısmı ise sonra.Karakter konuşturmasına epeyce yer vermişsin.Bunun yerine ortamı duygularını anlatman daha lezzetli kılardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katie Lilly Night
Slytherin 2. sınıf
Slytherin 2. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok. Ne yani olması mı lazım? Şu üç günlük sihir camiasında o olsa n'olur olmasa n'olur. Yanlış mı düşünüyorum?
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 193
Kayıt tarihi : 28/03/10
Yaş : 23
Lakap : Lil-Kat-Katly

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Cuma Mayıs 07, 2010 7:26 pm

Yazayım mı, bir tane daha?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://httt://www.prepcdacka140@blogspot.com
Brenda Stormrage
Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
 Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Rp Partneri : İan Joseph Somerhalder (L)
Kan durumu : Safkan..
Mesaj Sayısı : 510
Kayıt tarihi : 19/12/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Cuma Mayıs 07, 2010 7:26 pm

Benim ilgilenmemi istiyorsan yazabilirsin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katie Lilly Night
Slytherin 2. sınıf
Slytherin 2. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok. Ne yani olması mı lazım? Şu üç günlük sihir camiasında o olsa n'olur olmasa n'olur. Yanlış mı düşünüyorum?
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 193
Kayıt tarihi : 28/03/10
Yaş : 23
Lakap : Lil-Kat-Katly

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Cuma Mayıs 07, 2010 7:28 pm

Benim için fark etmez.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://httt://www.prepcdacka140@blogspot.com
Brenda Stormrage
Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
 Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Rp Partneri : İan Joseph Somerhalder (L)
Kan durumu : Safkan..
Mesaj Sayısı : 510
Kayıt tarihi : 19/12/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Cuma Mayıs 07, 2010 7:29 pm

pekala yaz o zaman.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katie Lilly Night
Slytherin 2. sınıf
Slytherin 2. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok. Ne yani olması mı lazım? Şu üç günlük sihir camiasında o olsa n'olur olmasa n'olur. Yanlış mı düşünüyorum?
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 193
Kayıt tarihi : 28/03/10
Yaş : 23
Lakap : Lil-Kat-Katly

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Cuma Mayıs 07, 2010 9:14 pm

Sıcak yaz günleri, kendini sonbaharın soğuk kollarına bırakmıştı. Etrafta cıvıl cıvıl öten kuşlar gitmşti. Ağaç dallarında ki yeşil yapraklar sonbaharın gelişiyle hüzünlenmiş, sararıp solmuştu. Muggle Londrası her zamanki gibi sakin ve huzurluydu. Camdan dışarıya bakıldığında, bazen bir kaç pelerinli garip insan görülebilir. Kimse aldırmaz onlara. Muggle'lar, garip insanlar sokağın çıkışında yok olana kadar arkalarından bakar, daha sonra kafalarını çevirip, çok mühim(!) işlerine devam ederler.
Tümüyle Muggle bir ailenin çocuğu olan Mike, henüz 11 yaşındaydı. Kahverengi kısa saçları ve kahverengi iri gözleriyle, akılda kalmayacak bir yüzü vardı. Mike için sıradan günlerden birisiydi yine. Önce kalkıp kahvaltısını yapacak, daha sonra bisikletine binip, babasına gazete almak için en yakındaki dükkana gidecekti. Daha sonra eve gelip biraz bilgisayarında vakit geçirdikten sonra kitap okuyacaktı. Annesi onu yemeğe çağıracak, o ise biraz direndikten sonra ikna olup odasından çıkıp, mutfağa doğru yol alacaktı. Karnını doyurduğuna kanaat getirdikten sonra, sofradan kalkıp koridorun sonundaki oturma odasına girecek, koltuğuna oturup televizyon izleyecekti.
Ne yazık ki o gün böyle olmadı. Sabah uyandıktan sonra, uykulu bir şekilde, bacaklarını birbirine çarptırarak banyoya; elini yüzünü yıkamaya gitti. Odasına dönünce, dolabından koyu mavi bir kot çıkarıp, ince uzun bacaklarına geçirdi. Dolabı biraz daha kurcaladıktan sonra, süt beyazı bir kazak bulup üstüne geçirdi. Her zamanki gibi, kazak boynundan zar zor geçmişti. Hatta bir süre nefessiz kalmıştı. Çoraplarını ayağına geçirirken, posta sesini duydu. Hızlıca odasından fırladı. Filipinler de tatilde olan bir arkadaşından mektup bekliyordu. Bugğn yarın geleceğine emindi. Kapının önüne geldiğinde, yerde duran zarfı eğilip, aldı. Eski, soluk bir kağıdın üzerinde Yeşil parlak yıldızlarla Mike'ın adı ve evin adresi yazıyordu. Arkadaşından gelmiş olamazdı bu. Heycanlanmıştı Mike. Kim ona mektup atardı ki durup dururken? Zarfı ters çevirip arkasına baktı. Hogwarts'a ait bir pul vardı. Mike gözlerine inanamadı. Hogwarts mı? Ama bu imkansız! diye düşündü Mike. Nefesi hızlanmıştı. Anne-babasını çağırmak istiyor; ama heyecandan bağıramıyordu bile. Bir kaç saniye sonra, annesi Mike'ı kahvaltıya çağrmak için orada belirdi zaten. Neşeli bir ses tonuya: "Bakıyorum da, beklediğin mektup gelmiş. Ee neden açmıyorsun? Çok oldu mektup geleli. Sesini duyduğumuz an anladık senin buraya koşacağını. Aç da bakalım ne yazıyormuş." Mike ne yapacağını bilemiyordu. Eğer mektubu açarsa heyecandan oracıkta bayılacaktı. Derin bir nefes aldı ve tek kelime dahi etmeden zarfı annesine uzattı. Annesi, zarfı eline aldığı anda, keskin bir çığlık atıp oğlunu boğarcasına kucakladı. Bu çığlık üzerine Mike'ın babası, daha doğrusu önce göbeği, koridorda belirdi. Mike koca göbeği yüzünden çok dalga geçerdi babasıyla. Babasıda onun ince-cılız bacaklarıyla dalga geçerdi. Babasının geldiğini görünce Mike koşarak boynuna sarıldı babasının. Adam, ne olduğunu anlayamamanın verdiği şaşkınlıkla sordu: "Bu kadar sevineceğini bilseydim, arkadaşının ağzından mektup yazardım be evlat." Mike mektubu annesinin elinden alıp babasına uzattı. Mektubun kimden geldiğini öğrenen babası: Sonunda ailemizden bir büyücü çıkacak ha? Seninle gurur duyuyorum oğlum." Babasının sesi gür ve netti. Babasının sevinmesi Mike'ıda sevindirmişti. Mike cılız sesiyle konuştu: "Hadi açında okuyalım." Babası kafasını elindeki zarfa doğru eğdi ve olabildiğince nazik bir şekilde zarfı açıp okumaya başladı:

HOGWARTS CADILIK VE BÜYÜCÜLÜK OKULU
Müdür: Albus Dumbledor
(Merlin Nişanı, Büyük Usta, Yüksek Cadı, Baş Sihirbaz, Yüce Başbuğ, Uluslararası Büyücüler Konfed.)

Sayın Mr. Demon,
Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okulunda yerinizin ayrılmış olduğunu size bildirmekten mutluluk duymaktayız.
Gerekli kitap ve gereçlerin listesi ilişikte sunulmuştur.
Ders yılı 1 Eylül'de başlamaktadır. Baykuşunuzu 31 Temuuz'dan önce göndermenizi dileriz.
Sevgilerimizle
Minerve McGonagall
Müdür Yardımcısı
Mike'ın duyguları tarif edilemez şekilde karışmıştı. Heyecan, sevinç, merak, üzüntü(ailesinden ayrılacak olmanın üzüntüsü). Ne yapacağını şaşırmış bir şekilde odasına koştu.

Mektubun üzerinden 2 ay geçmiş, Mike her şeyini hazırlamıştı. Anne-babasıyla beraber istasyona gelmişti. Çantalarıyla beraber koşturarak duvardan geçti. Ama istasyonun diğer tarafı yerine karanlık bir ormandaydı Mike. Ne olduğunu anlayamamıştı. Burası karanlık ve ıssızdı. Duyulan tek yılan tıslamalarıydı. Korkudan ne yapacağını bilemiyordu Mike. Kaçmak istiyordu; ama bu kadar yabancı olduğu bir yerde en fazla nereye kadar kaçabilirdi ki? Aniden arkasında duyduğu çatallı insan sesinin kime ait olduğunu analamak için arkasını döndüğünde orada duran siyah pelerinli adam kırmızı gözlerini dikmiş Mike'a bakıyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://httt://www.prepcdacka140@blogspot.com
Brenda Stormrage
Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
 Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Rp Partneri : İan Joseph Somerhalder (L)
Kan durumu : Safkan..
Mesaj Sayısı : 510
Kayıt tarihi : 19/12/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   Paz Mayıs 09, 2010 9:45 pm

Etrafta cıvıl cıvıl öten kuşlar gitmşti : Ötüşen olmalıydı.

Bugğn yarın geleceğine emindi. Bugün olacaktı değil mi?

Babasının geldiğini görünce Mike koşarak boynuna sarıldı babasının. Gereksiz kelime.

Mike'ıda sevindirmişti. Mike' da olmalıydı.


Öncelikle kurgu sana ait değil.Bu en büyük hatan olmuş bence.İnsanların Hogwartstan haberleri olmaz.Burada ise gayet sorgusuz sualsiz mutlulukla karşılanıyor.Ailede başka büyücü olmadığını da belirtmişsin.Bu olayı pek anlayamadım yani.Eğer herkesin bildiği bir şey olsaydı gizlenmesine gerek kalmazdı.Kendi hayal gücünü kullanman senin için avantaj olur.Başkalarının kurgularına ekleme yapmak yerine özgünleştirme çaban olmalı.Bu benim diyebilmelisin.Betimlemelerin diğer rpne oranla iyidi diyebilirim.Bir de yazarken olayın akışına ve zamanına nelerin ne zaman olup olmayacağını iyi belirlemelisin.Bu sayede hem anlatım bozukluğu hem de olay örgüsünde ki kusurlardan kurtulmuş olursun.Diğer rpni yazmanı bekliyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Katie Lilly Night   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Katie Lilly Night
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Friday Night Smackdown [ 15 Ekim 2010 ]
» Night Of Champions Match Cards

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp ye başlamadan önce :: Rpg Dershanesi :: Rpg Geliştime Derslikleri-
Buraya geçin: