Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yancy Dominic Paula

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Yancy Dominic Paula
Lütfen rütbe edinin.
avatar

Erkek Rp Partneri : ``Chiera Monica Verzizia,, tüm dünya dönüyor onun etrafında .P - sen kafiye yaparsan ben de yparm .p -
Kan durumu : Safkan.
Mesaj Sayısı : 85
Kayıt tarihi : 29/12/09
Lakap : Ne istersen de .D Ama en çok Profesör Paula diyorlar..

MesajKonu: Yancy Dominic Paula   Çarş. Ara. 30, 2009 4:31 pm

Açık kalan perdenin arasından süzülen ışık, odaya müthiş denebilecek parıltılar saçarak giriyordu. Paula gözlerini açtığında gelen bu hiddetli ışığın gücüne karşılık deniz mavisi gözlerini kısmak zorunda kaldı. Yumuşacık yatağında bir o yana bir bu yana döndü. Uyumaya çalışsa da beceremediğini farkedip doğruldu ve gözlerini ovaladı. Kalkıp ayaklarını yere sürte sürte, yüzünü yıkamak için banyoya girdi. Çıktığında gözlerini biraz da olsa açabilmiş bir vaziyetteydi. Kollarını iki yana açıp gerindi ve o çok zor olan "polislik" işine gitmek için hazırlandı. Üniformasını giydi ve aynaya baktı. Pürüssüz yüzündeki bir kaç sivilce izi moralini bozsa da yakışıklılığını elden kaybetmediğine sevindi. Bu güzel sabahı odasına daha iyi getirebilmek için siyah perdesini sonuna kadar açtı ve bir süre deniz manzarasına baktı. Paula zengin bir adamdı. Babasından kalan miras onu zengin etmişti. Kendisine büyük bir şirket kalsa da o cinayetlerle uğraşmayı ve onları çözümlemeyi seviyordu. Gençliğinde içten içe dövme yaptırmak istese de bu iş için kendini tutup hiç bir şey yapmamıştı. Geçen zaman içinde hemen dinçleşmişti ve koşarak kapıya doğru gitti. Bir takım evraklarını alarak son model lüks arabasına bindi. Yarım saat içinde bürodaydı. Yukarı kattaki kantine koşarak gitti ve iş arkadaşlarına selam verdikten sonra kahvesini alıp ahşap kahverengi sandalyeye oturdu. Moralleri bozukmuş gibi görünen arkadaşlarına baktıktan sonra Jacquel'de gözleri durdu ve kahvesinden bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı. " Yeni bir şey var mı? " dedi. Yanındaki arkadaşları iç çektikten sonra daha az morali bozulmuş olan Jacquel konuşmaya başladı. " Brooklyn'de bir vaka. Bir kadın. Evinde ölü bulundu. Evin onun evi olduğundan emin değiliz tabii. Gitmek için seni bekledik." dedi. Paula gözlerini devirip iç çekti. Neden morallerinin bozuk olduğu anlaşılmıştı. Gülerek konuşmaya başladı. " Bu olaylar hala sizi geriyor mu? Ah, her gün her gün de olmaz ki! Alışmanız gerekiyor." dedi. Biraz duraksadıktan sonra aniden ayağa kalkıp seslendi. " Gidelim öyleyse. "
Bir kaç saat sonra Brooklyn'e varmışlardı. Ahşap panjurlu hoş bir evin önüne geldiklerinde durup arabadan indiler. Paula yüzünü buruşturdu ve iğrenerek konuştu. " Berbat bir şekilde ceset kokuyor. " dedi. Yavaş adımlarla cesedin olduğu bölgeye gittiler. Kadın sırtı dönük bir şekilde yatıyordu ve vücudundan akan kanlar yeri kan gölüne çevirmişti. Nefes almıyordu tabi. Simsiyah ve upuzun saçları kan gölüne dönen yerleri az da olsa kapatıyordu. Şık ve zengin bir kadına benziyordu. Dar paça kot bir pantolon ve altına topuklu siyah bir ayakkabı giyinmişti. Paula gülümsedi ve " Güzel kadına benziyor. Yazık olmuş " dedi. Kadının yanına geldiğinde eğildi ve kanlı suratını kendine doğru çevirdi. Yüzü bumbuz bir ifadeye bürünmüştü ve kaskatı kesilmişti. Gözleri fal taşı gibi açılmış, kadının yüzüne bakıyordu. Sustu. Bir kaç dakika konuşmayınca Jaquel yanına gidip kadına baktı. O da aynı şekilde kaskatı kesildi. Bu, arkadaşının en çok sevdiği kişi, sevgilisiydi. " Ah... Paula ? " Paula'yı omzundan dürttü. Diğerleri neler olduğunu merak etti. Kızı tanıyorlardı. Jacquel üzüntülü bir sesle onların merakını giderdi. " Erica. " Sesi güçsüz ve tiz çıkmıştı. Bu isim Jacquel'in ağzından çıkar çıkmaz bütün ekip büyük bir şaşkınlıkla bakakaldı. Sonra suratları düşüverdi. Paula hâla olduğu yerde duruyor, tepki vermiyordu. O sabah güneşi birden dağılmıştı. Yerine kapkara bulutlar havayı sarmış, sanki sabahın körü değilmiş de akşam oluyormuş gibi görünmesini sağlamıştı. Paula birden hareket etti. Sinirlice bir nefes alıp verdi ve gözlerini kapadı. Gözlerini açtığında deniz mavisi gözleri kızarmış ve dolmuştu. Gözlerinden yaşlar süzülüverdi. Aniden kalktı ve yere tekme attı. " Lanet olsun. Lanet olsun." Jacquel de ayağa kalkıp onu sakinleştirmeye çalıştı. " Sakin ol Paula! Böyle yaparak bir sonuca varamayız. Şimdi bu lanet olası katili bulmamız gerekiyor. " dedi. Paula gözlerini Jacquel'e dikti ve öylece durdu. Biraz sakinlemiş görünüyordu. Kafasını salladı. " Haklısın. " Gözleri tekrar dolmuştu ama kendini tuttu. Hızlı adımlarla arabaya doğru ilerledi. Ekibi delilleri bulmaya çalışıyordu. O arabaya yaslanmış, cesedi izliyordu. Biricik Ericası onu nasıl bırakmıştı... Bu katili mutlaka bulması gerektiğini düşündü. Beyni nefret dalgaları yayıyordu ama Paula kendini tutuyordu. Sinirlenmemeliydi. Olan olmuştu. Delil toplama işinin bittiğini görünce ekibin yanına gitti. Erica'nın cesedine yaklaşmamaya çalıştı. " Neler var ? " dedi. En yakın arkadaşı olan Jacquel, hızlı ve güçsüzce cevap verdi. " Fazla bir şey yok. Bir rozet bulduk. " Elindeki "kuru kafa" rozetini Paula'ya gösterdi. " Katilden düşmüş olabileceğini düşünüyoruz. " Eldivenli elindeki küçük cam parçasını da Paula'ya uzattı. " Bu da ne? "
" O'nun yanında bulduk. Keskin bir şeyle öldürüldüğünü düşünüyoruz. Ama kırılgan bir şey. Bu cam da olayı kanıtlıyor. Fakat cesedin dışarda olması beni şaşırttı. Etrafta bunca ev varken neden burası? Ve burası Erica'nın evi de değil. Erica buraya nasıl gelmiş? " dedi. İç çektikten sonra Paula'ya anlamlı bir bakış attı. Paula kafasını sallayıp " Tamam. Gidebiliriz artık. Burada işimiz kalmadı." Erica'nın kanlarla yığılmış cesedine bir kez daha baktıktan sonra hızlı adımlarla arabasına doğru gitti. Arabayı çok hızlı kullandığı için hemen büroya vardılar. Büyük kantine girip oturdu. Vakayla uğraşmak istemiyordu. Gelen bilgileri değerlendirecekti. Kahvesinin son yudumunu aldıktan çok geçmeden Jacq gelmişti. " Bir şeyler var. Sanırım katil çok da profesyönel değil. " dedi. Paula kafasını "ne oldu?" anlamında salladı. Jacq:
" Evin sahibini araştırdık ve bulduk. Calvin Vincent. " dedi. Paula tekrar kafasını salladı. " İyi. " Derin bir nefes aldı ve hızlıca konuştu. " Jacq, ben izin isteyeceğim. Bu olayla ilgilenecek gücüm yok. O pisliği bulduğunda bana haber ver yeter. " dedi. Jacquel kafasını sallayıp konuştu. " Pekâla sen bilirsin. Haber vereceğim tabi ki dostum. Onun işini bitireceğimizden emin olabilirsin." dedi. İkisi de küçük bir tebessümle birbirine baktılar. Paula ayağa kalktı ve Jacq'e " İzin isteyeceğim." dedikten sonra kantinden çıkıp hızlıca müdürün odasına gitti. Kahverengi ahşap kapıyı tıklattı ve içeriden gelen " Gel." sesiyle içeri girdi. Saçlarına ak düşmüş yaşlı adam, meraklı yeşil gözlerle Paula'ya baktı. Sonra iç geçirdi. " Duydum. Çok geçmiş olsun. " dedi. Paula teşekkürler anlamında kafasını salladı. " Sizden bir şey isteyecektim Bay Zachary. " dedi. Bay Z. kafasını salladı. " Tabii. "
" Bu olay beni çok sarstı. Sizden bir süre izin isteyeceğim. Bu olayla ilgilenmek istemiyorum. Katil bulununca bana haber verecekler zaten. Sadece işin o kısmıyla uğraşmak istiyorum. Tabii izin verirseniz."
Bay Z. tekrar kafasını salladı. " Tabi izin veririm Paula. Kaç senedir beraber çalışıyoruz ve daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığını biliyorum. Tekrar başın sağolsun. İzinlisin. Ne zaman istersen o zaman gel."
" Çok teşekkürler. "
Paula kimseye görünmeden bürodan çıktı ve evine gitti. Kimseyle konuşmak istemiyordu. Erica'nın yokluğuna alışmak zor olacaktı.
...

2 ay geçmişti. Katil 2 ay boyunca kaçıyordu. Paula ise her gece kabuslardan çığlıklarla uyanıyor, her gün ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Bir gün geldi, Jacq onu az da olsa sevinmiş bir sesle aradı.
" Onu yakaladık. " dedi. Paula aylar sonra ilk defa bu kadar içten gülümsemişti.
" Hemen geliyorum." Telefonu kapadı ve son hızla büroya geri döndü. Hızlı ve sinirli adımlarla görüşme odasına girdi. İçeride Jacquel, ekipden bir kaç kişi ve bir adam vardı. Paula adamı iyice süzdü. Kahverengi gözleri ve kahverengi saçları vardı. Teni hafif esmerdi. Kirli sakal bırakmıştı ve gözleri nefret doluydu. Paula, adamın kirlenmiş gömleğinin yakalarını tutup onu kaldırdı. Çok sinirli bir hâli vardı ve onu oracıkta gebertebilirdi.
" Niye yaptın lan! Kastınmı vardı benim sevgilime! " Bir kaç küfür ve bir kaç azarlamadan sonra adamı rahat bıraktı. Derin bir nefes verdi sinirlerini yatıştırmak için. Jacquel'e baktı. " Konuştu mu? " dedi. Jacquel kafasını sallayınca o da kafasını salladı. " Tabii konuşacak! Alın şu pisliği gözümün önünden! " dedi. Sesi iki ay öncekinden daha sert ve daha güçlüydü. Ölüme alışmıştı. Sinirini yatıştırmak için derin derin nefesler alıyordu. Sonunda sakinleşince gülümsedi. O gülümseyince arkadaşları da gülümsemişti. " Geri döndüm beyler. " Aylar süren kendi ev hapsinden sonra hayata dönmüş hissediyordu kendini. Erica'yı düşündükçe içine hançerler saplansa da alışıyordu. Yaşamaya devam etmeliydi.
Ölenle ölmeyecekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Monica Schafer
Dungeon Master
Dungeon Master
avatar

Kadın Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 1384
Kayıt tarihi : 19/12/09

MesajKonu: Geri: Yancy Dominic Paula   Cuma Ocak 01, 2010 2:24 am

öncelikle güzel bir rp' ydi. Fakat sonunun daha heycanlı bitmesini bekliyordum. Betimlemeler falan da iyiydi.

85*

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Vanilla &Waffle

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
 
Yancy Dominic Paula
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: