Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Paul Gibson

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Paul Gibson
Banned
avatar

Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 20/04/10

MesajKonu: Paul Gibson   Salı Nis. 20, 2010 8:52 pm

Hava yine elleri kesen bir hızda rüzgârlı ve bulutluydu. Paul tüm telaşa rağmen mışıl mışıl uyuyordu. Görünen o ki annesinin gelip onu öperek uyandırmasını bekliyordu. Yapacak çok işi olmasına rağmen gece yarısına kadar kitap okumuştu. Başucundaki sandıkta duruyordu. Hemen yanında annesinin aldığı parşömenler ve kuş tüyleri masanın altında da aslan dersinden, kahverengi, zamanın verdiği kesik ve yıpranmayla aşınmış bavulu duruyordu. Odası çok karanlıktı, gün ışığının girmesi kalın bir tül ile engelleniyordu. Paul odasının ay ışığında harika göründüğünü söylerdi. Soyu melezdi. Annesi ve babası Hogwartsda okumuştu ama safkan değillerdi. Mutlu bir çocukluk geçirmenin verdiği hazla her zaman pozitif olmuştu. Annesi bu düşüncesin ona da çocuğuna aynı davranmasını düşündürdüğünü söylerdi. Görünüşü kızları ilk bakışta etkilerdi. Ama o hep utangaç olmuştu, henüz bu yaşına kadar bir kız arkadaş elde etmeye cesaret edememişti. Hafifçe uyandın ve tek gözünü açtı. Hava aydınlanmıştı perdesine rağmen.
“Ooo “ diye inledi.
“Her yerim tutulmuş!” yataktan kalkerken sersemlikle bir yere tutunmak istedi. Başı döndüğü için elini piyanosunun bir tuşuna temas etti. İnce bir Mi notasının ardından aşağıdan kararlı bir ses yükseldi.
“Koca bebeğim uyanmış mı? Piyanonla sonra vedalaşırsın Paul. Hadi kahvaltıya “ dedi.
Sallana sallana aşağı indi. Merdivenin rutubetten soğumuş parmaklarına dokunarak kendini aşağı bıraktı. Ayakları onu geri geri götürüyordu. Gitmek istiyordu ama şimdi değil diyordu zihni. Soğuk, ıslak, nemli hava karamsarlaştırıyordu o pozitif insanı. Merdiven kırmızı bir halı ile kaplıydı. Annesi şaşalı her şeye önem verirdi. Evleri eski görünümlü olsa da içerisi, özellikle salonları, bir malikâneyi andırıyordu. Paul'u hem aile hem de imkânlar yönünden hep şanslı görürlerdi ama o bunlarla övünmekten onun değimiyle iğrenirdi. Bu yüzden havalı insanlara karşı sempati duymazdı. Son bir basamak sonra mutfağa adım atmış olacaktı ama o adımı görmeyip kocaman iki adım attı. Takıldı ve yere kapaklandı. Annesi çığlık çığlığa koştu.

“Paul! Paul, Tanrı aşkına aç gözlerini oğlum. Beni duyabiliyor musun?”
Paul kafasını kolayca kaldırdı, sanki düşen o değildi. Annesinin elinden tutaktan sıkılmış bir çocuk gibi bakış attı.
“Anneeee..abartacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Lütfen şunu keser misin? Kendimi birinci sınıf talebesi gibi görüyorum” diye söylendi. Gözleri acıdan kapanmıştı. Kan yoktu ama kafasında bir morluk oluşuyordu annesinin gördüğüne göre.
“Kafan şişmek üzere! Nasıl bir şeyin yok böyle. Baban şimdi gelir ve.. “ derken kapıda bir anahtar çevrildi. Annesi doğrularak ayağa kalktı.
“Ve işte geldi. George, hayatım, oğlumuz kendiniz çok yoruyor ve beni dinlemiyor bile” dedi flörtleşir bir havada kapının oraya doğru süzüldü. Biliyordu ki o böyle davranınca George olumsuz bir şey söyleyemiyordu.
“ Kristen haklısın ama lütfen bugün oğlumuzla iyi vakit geçirelim. Biliyorsun artık sadece yazı ile haberleşebileceğiz” dedi ve elindeki poşetleri mutfak tezgâhının üzerine bıraktı.
Paul babasının bu sözüne karşı sevinç bakışları fırlattı. Kristen buna bozulmuştu, kocasında ona katılacağını düşünmüştü her zamanki gibi. Beraberce kahvaltı ettiler. Uzun bir sessizlik ardından bunu George bozdu.
“Önce sana gıcır gıcır bir cüppe alalım Paul, ah eski günlerim aklıma geldi. Babam ve annem elimden tutup götürmüştü beni. O kadar cılız bir evlattım ki üstüme uyan bir cüppe bile bulamamıştık” dedi eski günleri yâd eden tebessümle. Paul bir an durdu. Annesi yine tanışma hikâyesini anlatacak diye ses çıkarmıyordu. Artık ezberlemişti bu hikâyelerini. Hepsi bu durumu fark ederek - ki hep böyle gelişirdi- kahkaha attı üç kafa. Sesleri mutfakda yankılandı. Birazdan kapıdan çıkacak olmaları onu heyecanlandırıyordu. Her zaman sorumlu, düzenli, çalışkan bir öğrenci olmuştu ve annesiyle babasını hiç utandırmamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brenda Stormrage
Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
 Hufflepuff 5. Sınıf & Bina Başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Rp Partneri : İan Joseph Somerhalder (L)
Kan durumu : Safkan..
Mesaj Sayısı : 510
Kayıt tarihi : 19/12/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Paul Gibson   Salı Nis. 20, 2010 9:20 pm

Betimleme: 15/20
Akıcılık: 5/20
Uzunluk 5/20
İmla ve anlatım: 10/10
Renklendirme: 10/10
Hayal gücü: 10/20

55*
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Paul Gibson
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Friday Night Smackdown [ 15 Ekim 2010 ]

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: