Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Maurice Diablotine

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Maurice Diablotine
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Erkek Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 28/04/10

MesajKonu: Maurice Diablotine   Çarş. Nis. 28, 2010 4:45 am

Out:2 ayrı rp örneği yolladım. Biri Kanayan Ay, diğeri belki alakasız ama Naruto ile ilgili.

ŞEHVET YANGINIMIN TUTKU MEYVESİ


Her zamanki sıradan işlerimi yaptıktan sonra, yine her zamanki takıldığım mekan olan DeathWings'deyim.Burada kendimi huzurlu hissediyorum.Güzel bir garson kızın salına salına gezindiği ve gerçekten harika birası olan bir yer.Garson kız güzel belki ama maalesef buraya ait değilmiş gibi bir hali var.Köylü gibi giyim tarzına sahip.Rock barda çalışan garson kızları bilirsiniz.Seksi giyim tarzlarıyla sizi her zaman günaha teşvik ederler.Fakat bu kız, insanı günahtan çok hayır işlemeye teşvik ediyor."Kızım sen git terzi çırağı ol bence."Diye içimden geçiriyorum.Derken yanıma yaklaşıyor.Dolgun dudaklarının arasından "Bu kadar fazla bira tüketmenden dolayı neredeyse biranın faydalı birşey olduğuna inanacağım." diyor bana.Hah!Çok komik yahu.Umarım yatakta da bu kadar komik bir kızdır.Elde etmek istesem 2 notalık senfonime bakar ama ne yaparsın zavallı bir dindar işte.Ona göre faydalı olan şeyler, dua etmek, dua etmek ve yine dua etmek Sırf bu yüzden ona bulaşmıyorum.Soğuk esprilerle gözümü boyamaktan ziyade kör ediyor ama haberi yok.

Bar, klasik anlamda tam bir Viking hanını anımsatıyor bana.Çalan müzik "oldschool trash" tarzının klasik örneklerinden ve tıpkı Viking hanı tarzına uygun savaş şarkısı gibi.Garson kız, örgülü saçlarıyla ortalıkta kırıtan bir Viking fa****si.Hem hizmet hem servisten sorumlu.Oturduğum taburenin kapıya bakan kısmına göre çaprazda kalan masadaki 5 gürültücü sığır ise zeka katsayısı bayağı bir düşük ve macerasever paralı asker tayfası.Bense macerasını gizemli şeylerde arayan bir insancık.Gözlerim karardığından beri bu boyutta bulunmaktayım.Sahi yahu.Ne oldu da bu mekanda sıkışıp kaldım ben?Sanırım hatırlamam gereken öğeler var.Bu öğeler ki düşündüğüm şey ise işim bayağı bir zor...Çünkü sebebini hatırlaya- madığım bir durum yüzünden bu boyuttayım.Fakat garip giden şey şu.Sanki bu boyut gerçek gibi duruyor.Bilincimi kay- bettiğimden haberdar olduğuma göre rüyada olmam gerekirken tuhaf bir gerçek ve hayali evren karışımı gibi tasvir edebileceğim ortamdayım.Bu ortam bildiğim bir mekan ama ilginç bir şey daha hatırladım...Gözlerimi bu mekanın dışında kapatmıştım.Fakat gözlerimi açtığımda yeniden kendimi bu mekanın içinde buldum.Sanırım garip bir şekilde hapsoldum bu boyutta.Çıkmanın yolunu bulmam gerekiyor.Eksik öğeleri hatırlarsam belki bir yardımı olur çözmemde.İhtiras...Evet...Tek bir öğe yok...Tutku...Evet.Tutku da var.Bu öğeler, boyutun anahtarı olsa gerek.Hatırlamam lazım olanları.

Baştan alalım...Sıradan işlerimi yaptım.DeathWings'e geldim.Garson kız bana bir şeyler dedi.Sevdiğim müzikler eşliğinde biramı içtim.Eve gitmem gerekiyordu.Fakat ne oldu da bayıldım ve burada gözlerimi açtım?Acaba dışarıda sızdım da biri beni buraya geri mi getirdi?Yok yok.Eminim burası hayali bir evren.Hayal...Tabi ya! Hatırladım.Hayal gibi bir kız gelmişti bara...Gözlerim, onu gördüğüm ilk andan beri mühürlenmiş gibi ona bakıyordu...Dolunay rengindeki teni, kızıl saç tutamlarıyla birleştiğinde aklıma ilginç bir benzetmeyi getirmişti:Kanayan Ay...Bunun anlamı ne olabilirdi ki?Sürekli içimdeki şehvetin açığa çıkmamasından yakınıyordum.Sanırım anahtar bu olmalıydı.Kanayan Ay.Adı ne bu ayın?Evet...O, mükemmel vücut hatlarının, yürürken gösterdiği salınımlarla adeta benim yangınımı alevlendirmişti...O olmalıydı tüm kurtuluşumun amacı.Göz göze gelmiştik.Menekşe gözleriyle gözümdeki 7 perdenin de arkasına inebilmişti.Nefes alamaz bir haldeydim...Bu bakışlar...Bu ifade...Pff...

Sanki yanına doğru gideceğimi anlamış gibi dışarı çıkmıştı.Peşinden gitmiştim.O karanlık bir köşeye doğru yöneldiğinde tam zamanı olduğunu düşünmüştüm...Yangınımı açığa çıkarıp alevlerin dansı eşliğinde ayini gerçekleştirmek istiyorum. Onu iki binanın dar sokak aralığında öylece dururken bulmuştum.Gözleri bana doğru çevrilmiş, zümrüt gibiydi adeta. Karanlıkta parlıyordu.Dilim damağım kurumuştu ona bu kadar yakınlaştığımda.Beni ona çeken bir tılsım vardı üzerinde sanki.Aradığım kesinlikle bu kadın.Konuşmayı başarmıştım en sonunda.

"Şehvet yangınımın tutku meyvesi sensin...Uzun zamandır seni arıyordum...Nerelerdeydin?Sadece bakıp gidecek miydin?En azından yanına gelmeye yeltendiğimde kaçmasaydın...Sen..."

Diye sözüme devam edecekken boynumda anlık bir acı ve sonrasında tasvir edilemeyecek kadar değerli, özel bir şey hissetmiştim.O anda, bahsettiğim boyut ile gerçek evren bir olmuştu işte.Ben de şimdi bu boyut ve gerçek evren arasında seyahat halindeyim.O an...Gözlerim tepedeki dolunaya bakarken kanlı bir görüşe bürünmüştü.İşte anahtarıbuldum... KANAYAN AY...

Görüşüm karardı ve yeniden gerçek evrene döndüm...Gözlerimi açtım ve karşımda gördüğüm manzara...
İnanılmaz...



YAMANEKO'NUN HİKAYESİ(TSUYOİ'NİN ÇOCUKLUĞUNDAN)

..."Neko Tatsuujin'di onun lakabı.Tüm kedilerin efendisiydi. Tüm Kuchiyose'lerde ikinci sıradaydı güç olarak.Maymun Kral'dan sonra Yamaneko gelmekteydi..."
Diye devam etti Kaguya Shibakuu oğluna bakarak.

(Hikaye şimdi başlar.)

... Otogakure'nin işgal nedeni bağlı olduğu ülkenin zengin pirinç kaynaklarını bu zor zamanda Konoha'ya peşkeş çekmemekten kaynaklanıyordu. Otogakure, o zamanlar belli bir lidere sahip değildi fakat bununla alakalı bilinen tek şey Kaguya kabilesinin lideri Otogakure'de söz sahibiydi:Kaguya Shibakuu. Korkusuzca Konoha'nın tehditlerine karşı çıkmıştı. Çünkü Konoha, çuvalı 10 Ryo olan pirinci zorla 2 ryodan almak istiyordu. Shibakuu Hokage'ye en azından 6 ryo'dan vermeyi teklif etmişti fakat Hokage bunu kabul etmemişti.Çünkü Konoha kesinlikle savaş yanlısıydı.Konoha bu anlaşma önerisini bahane ederek 15 gün sonra Otokagure'nin kuzeydeki tarlalarını istila etmişti.

"Konoha bizi savaşa sürüklemek istiyor. Halkımızın fakir olduğunu bile bile köyümüzü istila etti.Savaş hazırlıklarına başlayın.Kaguya kabilesi köyü savunacak!!!" diye sesini yükseltti Shibakuu.

..................................

...Savaş çok çetin geçmekteydi.Shurikenler, kunailer yıldızlı bir gecede kayan yıldızlar gibi havada uçuşuyorlardı.Katanaların birbirine çarpma sesleri arasında yer yer yaralanan ninjaların acı içinde haykırmaları ve savaş narası atanların sesleri yankılanıyordu.Savaş alanında yer alan çukurluklar ninja kanlarıyla dolmuştu.Yerde yatan yaralı ninjalar, ölüme terkedilmişti adeta.Böyle bir kıyım tarihte zor görülmüştü.Ay, geceyi tıpkı gündüz gibi aydınlatıyordu. Kaguya kabilesi büyük işler başarmıştı.Fakat savaş alanında Konoha adına savaşan yiğit birinin adı Shibakuu'nun kulağına gelmişti.Bu ninja çok büyük hasar gücüne sahip bir takımın lideriydi:Junichi Motokane. Çok geçmeden savaş alanında Shibakuu, Motokane ile karşılaştı.Motokane uzun boylu,sarışın, keskin bakışa sahip birisiydi.Gri gözlerinin arkasında kahramanca bir siluet vardı.Uzun süren bu savaşta o ana kadar yara almadığına göre çok güçlü bir ninjaydı.Pek alışılagelmedik bir kırmızı kaftanı vardı üzerinde.Öyle ki onca kıyamet koparken bu kaftana bile zarar gelmemişti.Shibakuu Motokane'ye seslendi.

"Motokane...Sonunda karşımdasın... Parlayan ışığını söndürmekten gurur duyacağım."

Ninja kültüründe saygıdan olduğu için daha sonra kendi adını da bağışlar Shibakuu. Düello, ilk olarak yakın dövüş ile başlamıştı. Fakat Shibakuu kendi kabilesine ait Kekkei Gekkai (Shikotsumyaku) özelliğine bağlı güçlü kemik taijutsu tekniklerini yapmakta zorlanıyordu.Çünkü Motokane'nin ışık hızına yakın hareket kabiliyeti vardı. Junichi gayet rahatlamıştı çünkü doğru düzgün chakra bile harcamadan rakibinin Taijutsu tekniklerini etkisiz hale getirmişti.İki tarafın da genjutsu teknikleri olmadığından tipik bir genjutsu savaşı olmamıştı.Ninjutsu tekniklerine geçmenin zamanı gelmişti. Düellonun sonucunu bu bölüm belirleyecekti.Çünkü iki taraf da fazlasıyla yorulmuştu. Shibakuu, en güvendiği ve diğer tüm ninjaların çekindiği tekniğini sunmaya karar vermişti:

"Kuchiyose no-Jutsu!!! Sesimi duy Neko Tatsuujin!"
Demesiyle tüm savaş alanını etkileyen miyavlamayla karışık bir kükreme sesi yankılandı.Ortaya çıkan manzara ürkütücü ve bir o kadar da heybetli idi:Mavi beyaz tüylerle kaplı, iri gözlü, büyük alt dişleri ağzından dışarı çıkan ve altından bir boynuzu olan vahşi bir kedi.Boyutu bir kaplan kadar olan bu vahşi kedinin adı Yamaneko idi.

"Efendi Shibakuu. Benim karnım aç."

Dedi Yamaneko. Motokane, neye uğradığını şaşırmıştı. Bu genç yaşında böylesine efsanevi bir yaratık karşısında olmak hiç de kolay olmasa gerek.Yamaneko, Motokane'den hızlıydı. Birden Motokane'nin arkasında belirdi ve tekniğini yaptı.

"Ninpou:Toraneko Sakkashou!(Vahşi Kedi Pençesi)"

Bu darbeyi yiyen Motokane 5 yard uzağa fırlamıştı. Kurtulması imkansız olan bir şekilde yemişti darbeyi. Ölümü kesindi.Çünkü o zamanların en güçlü taijutsu tekniklerinden birini yapmıştı Yamaneko. Shibakuu büyük bir gururla bağırmıştıbu sahneyi gördükten sonra.Zafer onundu çünkü

"KONOHA!!! Bu mu senin yıldızın!!! Sönmüş yıldızınıza merhaba deyin HAHAHAHA."

-----------------NİNJA KURALI:RAKİBİN NE DURUMDA OLURSA OLSUN KİBİR GÖSTERİSİNDE BULUNMA----------------
[/color]
Motokane'nin yanına gittiklerinde onun cansız bedenini görürler.Motokane'nin ölümü konoha'nın savaşı kaybetmesine eş değerdi.Fakat Motokane'nin bedeni birden duman olur.ORtamda bulunan herkes şaşkınlıktan kafayı sıyırmıştı.

"Nasıl olur? gözlerimle gördüm o pençeyi yediğini!"

Diye haykırdı Shibakuu.Birden büyük bir gürlemeyle karışık Yamaneko'nun kükremesi duyuldu.Şaşkınlıktan herkes savaşmayı bırakmıştı.Yamaneko yerde cansız bir şekilde uzanmıştı.Çünkü Yamaneko pençe tekniğini yaptığı sırada Motokane kawarimi tekniğini kullanmış, fakat anlaşılmasın diye Yamaneko'nun ona saldırdığı yere bir tane bunshin bırakmıştı.Daha sonra Shibakuu, Junichi nin cesedi sandığı siluete yaklaştığında, Motokane, kendisi için asıl sorun olan Yamaneko'nun arkasında belirip özel yapım katanasıyla Yamaneko'nun içinden geçmişti.
Shibakuu daha farkedemeden tüm şaşkınlıkların arasında Motokane, yine yıldırım hızıyla özel yapım katanası ile
Shibakuu'nun yanından geçmişti.Shibakuu'yu dizleri hizasından ikiye kestikten sonra oradan uzaklaşmıştı.......

..................................(Hikaye biter.)

(Yıllar Sonra)

... Diye eski bir anısını hatırladı Tsuyoi. Her ne kadar babasının onu kurban etme girişiminden dolayı ondan nefret etse de içini burkan tek anısı buydu onun babasıyla ilgili.Babasının ölüm haberini gayet normal karşılasa da bu anı onu biraz duygusallaştırmıştı.

"Bunun taşıyıcısı artık sensin."

Diyerek adeta Tsuyoi'yi ayıltmıştı babasının en yakın arkadaşı olan Shekiri.Tsuyoi önce kılıca baktı sonra Shekiri'ye.

"Artık gidebilirsin Shekiri-dono."

Shekiri Tsuyoi'deki ruhsuz ifadeye şaşırmıştı.

"Otogakure'ye dönmen gerekecek.Yeni bir lidere ihtiyaç var."dedi Shekiri.

"Zamanı gelince o da olacak." diye devam etti Tsuyoi.

"Ama şimdi daha önemli işlerim var."

Aklında olan şey eskiden babasının kendisine yapmaya çalıştığı kurban ayininin ait olduğu dindi.Araştırmaları tamamlaması için gerekli kişilere başvurmak üzere tekrar yola çıkar Tsuyoi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Maurice Diablotine   Paz Mayıs 02, 2010 12:31 am

Sadece bir tane atmalısınız. Hangisini kabul görelim ?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Maurice Diablotine
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Erkek Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 28/04/10

MesajKonu: Geri: Maurice Diablotine   Paz Mayıs 02, 2010 12:33 am

Kararı size bırakıyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Maurice Diablotine   Paz Mayıs 02, 2010 12:37 am

Bunun kararını biz değil sen vermelisin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Maurice Diablotine
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Erkek Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 28/04/10

MesajKonu: Geri: Maurice Diablotine   Paz Mayıs 02, 2010 12:38 am

Kanayan Ay Rp'sini kabul ediniz.

"Şehvet Yangınımın Tutku Meyvesi".
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Océane Clémente
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
Ravenclaw 5. Sınıf & Bina başkanı & Takım Kaptanı
avatar

Kadın Özel yetenek : Metamorfmagus
Rp Partneri : Lasthe.
Kan durumu : Melez
Mesaj Sayısı : 846
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: Maurice Diablotine   Paz Mayıs 02, 2010 12:49 am

Betimleme: 18/20
Akıcılık: 17/20
Uzunluk: 18/20
Hayal gücü: 15/20
Anlatım ve imla: 5/10
Renklendirme: 8/10

seksen bir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://holdric-legend.my-rpg.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Maurice Diablotine   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Maurice Diablotine
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Rp dışı :: Karakter Onaylama-
Buraya geçin: