Hogwarts School of Witchcraft and Wizardry
 
AnasayfakapıTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Eskiler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lyndséy Juli O'shéliâ.
Slytherin 3. sınıf
Slytherin 3. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Acılağ Çocuğu ^^
Kan durumu : En safından kan .d
Mesaj Sayısı : 876
Kayıt tarihi : 16/01/10

MesajKonu: Eskiler...   C.tesi Mayıs 08, 2010 8:17 pm

Zaman: Öğlenin sıcağında çalıyor saatin çanları.
Kaçıncı şahıs: 1. Tekil şahıs.
Katılacak kişiler: Julié Clouid O'shéliâ, Daisy Cheers, Florence Ingrid Querelle

#

Hogwarts'a geleli birkaç saat olmuştu. Üzerimi değiştirmek için ortak salona gitmiştim ve orada fazla oyalanmadan Hogwarts'ı dolaşmaya başlamıştım. Uzun bir süre burda yoktum ama hiçbir değişiklik yoktu. Tek değişiklik Brandon yoktu artık...


Belki bunun için yürüdüğümde kendimi saat kulesinde bulmuştum. Onun hissettirdiklerini öldüğü yerde aramak... Bana sanki olası birşeymiş gibi gelsede hayır! Öyle değildi. Ben sadece kendimi kandırıyordum. Çünkü o ölmüştü! Sonsuzluğa gitmişti artık. Ben onsuzdum artık... Geçen sene ile şimdiki zaman arasındaki tek farktı bu işte. O yoktu!

Kendi düşüncelerim ile boğuşurken arkamda duyduğum ayak seslerine döndürdüm aklımı, vücudumu, gözlerimi... Karşımda daha önce görmediğim bir kız duruyordu. Beni görünce ilk önce duraksadı. Gözlerimiz birbirini izliyordu. Daha sonra olduğu yerden biraz daha ilerledi ve konuşmaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Florence Ingrid Querelle
Ravenclaw 4. Sınıf
Ravenclaw 4. Sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok yok ve yok. Zaten gerekte yok! =)
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 03/05/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Paz Mayıs 09, 2010 8:46 pm


Bunaltıcı sıcağın kendini hafif bir rüzgar ile dinlendirmesini fırsat bilerek ortak salondan çıkıp bahçeye inmeyi başardım. Tüm gün pike yapmaktan, iğne batırılıyormuşcasına ağrıyan ayak tabanlarımın üzerinde pek fazla duramadığımdan hızlı hareket ediyordum. Gitmek istediğim tek yer kafamda belirlediğim kaçış noktası. Belki yapabileceğim, o muzır sesiyle tüm sorularımı cevaplayan ve düşünmemi sağlayan hafif "tik tak" sesi eşliğinde bir köşeye oturup şekerleme yapmaktı. En azından bitmek bilmeyen kaprislerden kurtulmuş olurdum. Saçalrımı, yavaşça terlemeye başlayan suratıma yapışıp, kötü bir görüntü bırakmasını önlemek için atkuyruğu yapıp başımı yukarı kaldırdım. Tahminimce orada kimse olmazdı. Öğlen sıcağında kimse saat kulesine çıkıp kukuman kuşu gibi beklemek istemezdi. Bronzlaşmak isteyen cici görünümlü panter kızlar harici tabii. Okulun içine tekrar girip o binlerce kez lanet ettiğim merdivenleri çıkmaya başladım. Her bastığım basamak bana anılarımı kazandırıyordu. Az dedikodu yapmamıştım buralarda. Ve şimdi her tatilde geri gelmek için yanıp tutuştuğum, kırtarıcım Hogwarts bana çok uzak görünüyordu. Burada son senemi yaşamak bana ayrı bir acı veriyordu aslında. Eve dönmek ve ailemin fazla ilgisiz bir o kadar da baskıcı tavırlarından kaçabildiğim tek yer burasıydı. Aslında artık burası da hiç olmayacaktı artık benim için. Hem de hiç..

Saat kulesinin o uzun, dar arasizine girdiğimde ellerini kulenin duvarlarına dayamış aşağıya kasvetle bakan bir kız gördüm. Tanıyor muydum onu? Hayır. Sadece Daisy'nin yanında gördüğüm bir kızdı. Muthemelen Slytherin'di. Adını da bilmiyordum zaten. Açıkçası umrumda bile değilidi. Fakat o ay parçasını andıran bembeyaz keşilmiş yüzünü bana çevirince belkide onunla tanışmam gerektiğini anladım. Sonuna kadar soğukkanlı kalacak değilidim heralde. Hep başkalarının önce davranıp benimle tanışmasını bekleyemezdim.
"İnsanın içini acıtıyor değil mi? Yalnız kalmak. Kendi içinde boğulmak. Neden kaçamıyoruz ki şu yalnızlıktan. Korkuyor muyuz? Aslında Horatius'un dediği gibi 'Ruhun derdi kendi içinde ve kaçamaz kendi kendinden'..."
Bİrden fazla konuştuğumu farkettim. Ya da fazla felsefe yaptığımı. Hey, ben bir filozof değilim.
"... Ah, herneyse. Ben Florence. Beni tanımadığını zannediyorum. Emin ol ki bende seni tanımıyorum. Ama Daisy'nin arkadaşısın değil mi?"
Kulenin gövdesine sırtımı dayayarak gözlerimi o hüzünlü gözlerine kenetledim ve birşeyler söylemesini bekledim. Belki gerçekten kendimi aşıp şu abartılı tavrımdan kutulabilir ve yalnızlığımı birisiyle paylaşabilirdim.

Out: Off kısa oldu yaa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lyndséy Juli O'shéliâ.
Slytherin 3. sınıf
Slytherin 3. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Acılağ Çocuğu ^^
Kan durumu : En safından kan .d
Mesaj Sayısı : 876
Kayıt tarihi : 16/01/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Salı Mayıs 11, 2010 3:06 pm

Kızın konuşması bana çok uzun gelsede anlatmak istediklerini bir çırpıda anlamıştım. Sonra o da çok konuştuğunu fark etmiş gibi biraz durdu. Ardından tekrar birşeyler söylemeye başladı.

"... Ah, herneyse. Ben Florence. Beni tanımadığını zannediyorum. Emin ol ki bende seni tanımıyorum. Ama Daisy'nin arkadaşısın değil mi?" Sanrıım biz Daisy ile gezerken bu kızla birkaç kez göz göze gelmiştik. Belki beni oradan tanıyordu. Bende onu oradan tanıyordum zaten. Bunları düşünmemin nedeni aklımda oluşan hüznü kenara itip düşüncelerimi kıza yoğunlaştırmaktı. Gözlerimdeki hüznü o da görmüştü ama sanırım belli etmiyordu. Kendimi birkaç kez ağlamamak için tembihledim ve ondan sonra konuşmaya başladım.

"Bende Juli. Bende seni tanımıyordum Florence. Evet. Daisy ile iyi anlaşırız." dedim bir çırpıda. Sesimin titrememesine özen göstermiştim. Çünkü karşımdaki bir Ravenclawlı'ydı ve ben asi bir Slytherin'dim. Asil görünmeliydim her koşulda. Ama bu kıza birşeyler kanıtlama gereği duymamamın nedeni vardı. Kıza kendimi çok yakın hissetmiştim. Sanki o da bazı şeylerde benim gibi düşünüyormuş gibi. Kızla daha tam anlamıyla tanışmamıştık ama bana göre kız benim kafa dengimdi. Onunda sessizleştiğini görünce konuşma sırasının yeniden bende olduğunu anladım.

"Sen Daisy'yi nereden tanıyorsun?" Artık konuşma sırası onda diye susarak sorduğum sorunun cevabını bekledim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Florence Ingrid Querelle
Ravenclaw 4. Sınıf
Ravenclaw 4. Sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok yok ve yok. Zaten gerekte yok! =)
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 03/05/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Salı Mayıs 11, 2010 4:15 pm



Saat kulesinin o bol güneş alan arazisine kimsenin geleceğini düşünmemiştim. Ama bu kızın solgun ve bembeyaz olmuş suratı güneşe hasretti. Hafifçe belli ettiği acısı gözlerinden okunuyordu. Yaslandığım kale gövdesinden doğrularak karşısında bir biblo gibi durdum. Ondan bir cevap bekliyordum. Asıl istediğim şey onunla tanışmaktı. Çünkü o kızda birşey vardı ki beni kendine çekiyordu. Gözlerini biran bana kenetledi.
"Bende Juli. Bende seni tanımıyordum Florence. Evet. Daisy ile iyi anlaşırız."
Doğruymuş demek. Juli denen kız oymuş. Daisy ondan sıklıkça bahsetmişti. Üst sınıfta olmasına karşın ona nasıl iyi davrandığını, kardeşi gibi sevdiğini. Bu durum beni kıskandırmıştı biraz. Daisy ona benden daha yakın gibiydi. Yinede Juli ile iyi anlaşacağımızı umuyordum.
"Sen Daisy'yi nereden tanıyorsun?"
Şaşırtıcı. Ben onu hiç görmesemde hakkında o kadar şey duymuştum. Daisy benden hiç bahsetmemeiş meğersem.
"Daisy benim akrabam. Kuzenim. Sana benden bahsetmedi mi?"
Soğuk gözlerine bakarak cevabımı beklemeye koyuldum.



Out: Benden beklenmeyecek bir davranış. Çok kısa bir rp oldu.Hain hocanın yaptığı kazın sınava çalışmam gerekiyor..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Eskiler...   Salı Mayıs 11, 2010 4:58 pm

Güneşin parıltıları daha vurmazken ruhumun içindeki karanlığa, gözlerimin göz kapaklarımı daha fazla taşıyamayacağını anlayarak gözlerimi açtım. Hogwartsdaki ilk günlerimiz olduğundan pek eğlenceli geçmiyordu. Sonbaharın solgun yaprakları müphem sözlerle yüzüme bakıyordu. Hogwarts da tanınan bir kişi olduğumdan ne zaman bahçede gezinmeye çıksam bir şeyler oluyor sinirim bozuluyordu. Genellikle de diğer bölümdeki bana sinir olan öğrenciler bozuyordu moralimi. Sessiz dakikalar yaşayabilmek için saat kulesine gitmeye karar verdim. Kışın orası mükemmel oluyordu, karlar bütün kulenin üzerine beyaz bir çarşaf seriyordu ve bende gidip kulenin en yukarısında ki bir köşeye bacaklarımı göğsüme çekerek oturuyordum. Ta ki bir meraklı oraya gelip beni bulana kadar...Yalnızlığını dindiriyordu orası insanın, bir tek kendinin yalnız olmadığını hissediyordu.Yaşayan canlıları hissediyorsun, insan değil de belki bir papatya ile dertleşiyorsun. Nedensizce yalnızlıklarını anlıyorsun. Acılarını paylaşıyorsun, bazen mutlu oluyorlar, küçük şeylerden mutlu olmayı öğreniyorsun. Kıyafetlerimi çıkartıp herkesin uyuduğundan emin olarak aynanın karşısına geçtim. Gözlerimin boyaları akmıştı. Bir pamuk alarak temizledim. Bir damla gözyaşı aktı gözümden, yansımam acımı ele veriyordu sanki.Soluk tenim inceydi, bir acı daha yaşarsam eğer dokunulduğu an toz gibi dağılacaktı sanki. Kenime gelmeye karar verdim. Yüzümü yıkadım ve hafif bi gülümseme ile aynadaki yansımama baktım. Lenslerimin olduğu çekmeceyi açıp göz gezdirdim. Leylak rengi lenslerim bugün için uygun bir renkti. Gözğüslerimin üstüne tam oturan ve oradan aşağıdan belime süzülen ipek siyah elbisemi giydim. Aynada elbisemin üstünde parıldayan sarı saçlarımı ellerimle karıştırdım, mükkemmel görünüyordu. Nath'ı düşünüyordum, hala sevgilim olmasına rağmen o muhteşem günden sonra onu bir daha hiç görmemiştim. O da onun gibi gitmişti sanki, o diyordum çünkü ismini düşüncemle bile söyleyemiyordum. Kalbimin orta yerine batırılan bir hançer gibi saplanıyordu her ismini duyduğumda....Kekelemeye çalıştım sessizce "A-a-alp..." olmuyordu işte yapamıyordum, ne silebiliyordum ne de bağlanabiliyordum artık. Acıtıyordu sanki, mutlu ediyordu sanki....Önümdeki eşyaların hepsini yere savurdum, çok fazla ses çıkmıştı. Sonra yere oturup ağlamaya başladım. Karanlıktan bir ses geldi " Daisy, tatlım iyi misin?" gözlerimi silip konuşmaya çalıştım. "İyiyim" kalkıp orta salona geçtim ve hızlı adımlarla saat kulesine kadar yürüdüm. Kimseyi görmemiştim yolda gelirken, ama saat kulesinde yalnız olmayacaktım. Sevdiğim iki isim gözüme çarptı, birbirlerini tanımadıklarını sanıyordum. Herhalde tanışıyorlardı, yanlarına yaklaştım benim hakkımda konuştuklarını duydum... bunlar Julié ve Ingrid'di ikiside iyi anlaştığım dostlarımdı. Onlara doğru giderek derin bir gülümseme ile "Selam Kızlar!" dedim.


En son Daisy Cheers tarafından Cuma Mayıs 14, 2010 3:39 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lyndséy Juli O'shéliâ.
Slytherin 3. sınıf
Slytherin 3. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Acılağ Çocuğu ^^
Kan durumu : En safından kan .d
Mesaj Sayısı : 876
Kayıt tarihi : 16/01/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Çarş. Mayıs 12, 2010 9:16 pm

Tam kızın sorusunu dürüst bir şekilde cevaplayacakken arkadan Daisy'nin sesi gelmişti.

"Selam kızlar!" Sanki o da buraya bir huzur aramak için gelmişti ama bizi gördüğüne pek sevinmiş gibi davransa da biraz hayal kırıklığı yaşamış gibiydi. Onu tanırdım. Uzun zamandır beraber yaşadığımız Slytherin Ortak Salonu'nda uzun geceler geçirdik onunla... O gecelerde uzun sırlar paylaştık birbirimizle... Florence'den önce söze atıldım arkadaşım verdiği soruyu yanıtlamak için.

"Selam Daisy. Buralara bensiz pek gelmezdin tatlım. Hayırdır?"
Sorumun karşılığına ufak bir gülücük almıştım. Bir süre ikisini de izlediğimde pek dikkat çekmeyen ama her zaman göz üstünde duran iki kişiyle beraber olduğumu tekrardan hatırladım. Belki de iki arkadaşa eklenecek yeni dostla sohbet ediyordum şuanda. Kimin umrunda ki? Acılarımı düşünmemi biraz olsun ertelediler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Florence Ingrid Querelle
Ravenclaw 4. Sınıf
Ravenclaw 4. Sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok yok ve yok. Zaten gerekte yok! =)
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 03/05/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Çarş. Mayıs 12, 2010 9:34 pm


Bakışlarımı Juli'den ayırıp, yavaşça buraya doğru gelen Daisy'ye çevirdim. Hayret. Onun o pozitif ruhu bedeninden sıyrılmıştı sanki. Onu tanımasaydım bir ölü olduğunu düşünürdüm. Çünkü onu yıllardır tanıyordum. Beraber büyüdük onunla. Kardeş gibi. Birbirimizi kolladık hep. Fakat şimdi şuracıkta bayılıverecekmiş gibi bir hali vardı. Gözlerini feri gitmişti. Mutsuz yüzüne bir maske geçirerek yanımıza yaklaşıp karşımızda durdu. Hatırladığım minik Daisy gülümsemesini gösterdi bana.
"Selam kızlar!"
Hafifçe titreyen sesi kendini ele veriyordu. Bir sorunu olduğunu emindim. Ve üsteledikçe anlatmayacaktı. Bir ona birde Juli'ye baktım. Sanki o da benimle aynı şeyleri düşünüyordu. Tek bir beyin olarak Daisy üzerine yoğunlaşmıştık.
"Selam Daisy. Buralara bensiz pek gelmezdin tatlım. Hayırdır?"
Juli benim sorumu es geçerek Daisy'e baktı. Bense daha fazla sessiz kalmamak için birşeyler geveledim.
"Selam D. Bugün nasılsın bakalım? Umarım bir sorunun yoktur."
Haydi bana herşeyi anlat bakışı atıp ondan bir cevap beklemeye koyuldum. Solgun yüzünü güneşe çevirerek konuşmaya başladı usulca.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Eskiler...   Perş. Mayıs 13, 2010 4:27 pm

İkisi de yıllardır tanıdığım ve çok iyi dost olduğum kişilerdi. Ve eğer bana bir şey olduysa bunu anında anlayabilirlerdi. Her şeyimi biliyorlardı, ben de onların her şeyini biliyordum tabi. Yaşadığım şeyi saklayabileceğimi hiç sanmıyordum. Yeni bir şey değildi aslında, yıllardır sahip olduğum acıydı, ama onların bu güzel günlerini mahfetmeye niyetim yoktu. Ama sanırım onların da geçiştirmeye niyeti yoktu. Juli, Ingrid'den önce konuşmak için sorusunu haykırıverdi. Onun da bir derdi olduğu gözlerinden belli oluyordu açıkcası, "Selam Daisy. Buralara bensiz pek gelmezdin tatlım. Hayırdır?" hafif bir gülümseme ile karşılık verdim. Juli Ingrid'i tanımadığından ondan bir şeyler sakladığımı hissetmesi normaldi. Aslında Juli'nin bildiği bir çok şeyi Ingrid'de biliyordu. Üstelik Ingrid benim kuzenimdi. Tam Juli'ye cevap verecekken Ingrid söze atıldı. "Selam D. Bugün nasılsın bakalım? Umarım bir sorunun yoktur." her şeyi anlatmamı ister gibi bir bakışla cevabımı bekliyordu. Kelimelerimi toparlıyıp, gerçekten söyleceklerimi merak eden o iki mükemmel dostumun gözlerinin içine baktım. "Bir sorun yok, biraz uzaklaşmak istedim Hogwarts bahçesinden buraya geldim, sizi görmek ne güzel, tanıştınız umarım..." diyerek gülümsedim. Maskemi yüzüme yerleştirmeyi iyi biliyordum, ama bu iki güzellik bu işi iyi yaptığımı biliyordu. İnanacaklarını sanmayarak birbirlerine bakışlarını izledim.

Out: Kusura bakmayın hastayım çok, kendime biraz geldim hemen yazmaya çalıştım bu kadar oldu. Özür dilerim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Florence Ingrid Querelle
Ravenclaw 4. Sınıf
Ravenclaw 4. Sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok yok ve yok. Zaten gerekte yok! =)
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 03/05/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Perş. Mayıs 13, 2010 4:51 pm


Bakışlarımı Juli'den başka bir yöne çevirdim. Daisy'nin kaçamak bakışları canımı sıkmıştı. Heyecanlı ve kaygılı görünüyordu. Sanki birşeyler söyleyecekti ama ağzını bir türlü açamıyordu. Tekrar bulunduğum kule gövdesine yaslanıp Daisy'yi şöyle bir süzdüm. Vücudu yıpranmış gibiydi. Hiç sağlıklı görünmüyordu.
Biz Juli ile birbirimize bakarken ikimizin arasına girip kollarını omzumuza koyup gülümsedi.
"Bir sorun yok, biraz uzaklaşmak istedim Hogwarts bahçesinden buraya geldim, sizi görmek ne güzel, tanıştınız umarım..."
Bu kız şini gerçekten iyi biliyordu. Kendisine ait olmayan bir maskenin ardına saklanmış bize mutlu numarası yapıyordu. Yer miydim ben bunu? Asla. O benim kuzenimdi. Onun sorunu benimde sorunum sayılırdı. Böyle büyümüştük biz. Herşeyimizi paylaştığımız gibi sorunlarımızı da paylaşmıştık.
"Emin misin tatlım. Biraz... Solgun görünüyorsun. Bak canını sıkmak istemem ama lütfen birşey varsa söyle."
Sol elimle Daisy'nin bozulmuş olan kahküllerini düzelttim ve dik dik yüzüne baktım.

Out: Geçmiş olsun Selin.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Eskiler...   Paz Mayıs 16, 2010 11:03 pm

İnanmalarını zaten beklemiyordum. Bir de söz konusu ben olunca Ingrid hemen konuyu üstlenecekti. Başını dik tutarak inanmadığını belli etti ve biraz da üzgün bir merakla, "Emin misin tatlım. Biraz... Solgun görünüyorsun. Bak canını sıkmak istemem ama lütfen birşey varsa söyle."Bu kız beni gerçekten iyi tanıyordu. Ama şimdi hiç sırası değildi. Anlatmaya hiç niyetim yoktu. Üstelik Ingrid bir Ravenclaw. Juli'nin yanında bir Slytherin olarak böyle bir duruma düşmek istemiyordum. Yüzümü Juli'e döndüm, kafasını yere eğmiş sohbetle ilgilenmiyordu bile. Bir sorunu vardı ve benimkinden önemliydi."Benimle ilgileneceğine daha kötü durumda olan Juli'e bak, yüzü bembeyaz"bunu dememle bütün dikkati Juli üzerine çekmiştim. Ingrid bir tarafsız olarak iyiliğini gösterecek ve Juli ile ilgilenecekti. Bu durumdan en mutlu olanda ben olmalıydım. Ama bende de Juli'e ne olduğunu merak etmiyor değildim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Florence Ingrid Querelle
Ravenclaw 4. Sınıf
Ravenclaw 4. Sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Yok yok ve yok. Zaten gerekte yok! =)
Kan durumu : Safkan
Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 03/05/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Ptsi Mayıs 17, 2010 11:18 am


Ben cevap bekleyen gözlerle Daisy'ye bakarken, bakışlarını kaçırıyordu. Hiç uğraşmamalıyım belkide. Ben öyle üzerine çok gidenlerden değilim. Eğer anlatmak istiyorsa anlatır, istemiyorsa da güzelce söyler. Ama yok. İstemediğini bile söylemiyor. Bİr bana birde Slytherin'li kız Juli'ye bakarken iyice yalnızlaştığımı hissettim. Tanrım! Daisy bir Slytherin ve doğal olarak sorununu bir Ravenclaw'a anlatmaz. Ama söz konusu olan benim. Beraber büyüdüğüm kuzenim bile derdini paylaşmıyorsa benimle ne anladım bu işten? O benim hiç olmayan kardeşim gibi. Ama kardeşler sorunlarını paylaşmaz mı? Beraber çözmez mi? Herneyse. Daisy bakışlarını bana kenetledi.
"Benimle ilgileneceğine daha kötü durumda olan Juli'e bak, yüzü bembeyaz"
Anlıyorum. Konuyu değiştiriyor. Fakat ben aptal mıyım? 'Benden kurtulamadın küçük cadı.' der gibi anlamlı bir bakış atarak, gerçektende yüzü bembeyaz olmuş kıza döndüm.
"Hey Juli. Herşeyi bizimle paylaşabilirsin. Tabii bir Ravenclaw'a anlatmak istersen. Emin ol ki her sorunun bir cevabı vardır. Ve cevabıda sende gizlidir."
Çenesinden tutup başına yavaşça yukarıya kaldırdım ve gözlerime bakmasını sağladım. Tanrım! Kız neredeyse yere yığılacak gibi hareket ediyordu. Ölüden farksız. Omzundan tuttum ve ondan glecek cevabı bekledim.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lyndséy Juli O'shéliâ.
Slytherin 3. sınıf
Slytherin 3. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Acılağ Çocuğu ^^
Kan durumu : En safından kan .d
Mesaj Sayısı : 876
Kayıt tarihi : 16/01/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Salı Mayıs 18, 2010 11:57 am

Kızların biraz önce kendi aralarında yaptığı sohbet ne iyidi. Şimdi neden durup dururken bana yöneldiler ki? Ben kendi yalnızlığımdaydım işte! Ama Daisy'nin amaca başkaydı. Onun üzerine gidilmesini istemediği için konuyu değiştirmişti. Bana kötülük yapmak ister gibi değil de daha çok yaptığı değişikliğin bende patlaması gibiydi. Zaten kardeşim kadar yakın gördüğüm biri neden bana kötülük yapsın ki?

Çenemden tutup beni kendine çeviren şu Ravenclawlı kızı sevmiştim. İyi biriydi. Tanrım ben ne diyorum?! İyi biri mi? Hakikatten bana birşeyler oluyordu. Ama olanların bunlarla hiç bir ilgisi yoktu. Bana olanlar özlemdi... Yokluğunda canımın yandığı sevgilimi özlüyordum yine... Tam kavuştuk derken gözlerimin önünde öldürülen kişiyi... Bunları hatırladıkça tenimin renginin bembeyaz olduğuna çoğu kez bende şahit olmuştum kırdığım aynalarda. İşte bu yüzdendi şimdiki hâlim. Sesimin titrememesine özen göstererek konuşmaya çalıştım.

"Birşeyim yok. Yani her zaman ki hâlim." dedim sesim titreyerek. Birşeyi gizlemek istediğimde neden başaramıyordum ki? Anlamışlardı bir kere neler olduğunu. Buna karşılık daha ikna edici bir ses tonu kullansaydım daha bir inandırıcılık olur, konu benden çıkardı. Ama yapamamıştım. Kızlar benden bir açıklama bekler gibi gözlerimin içine bakıyordular.

"Brandon..." dedim. Sesim fısıltı gibi çıkmıştı. Nefesim resmen olduğu yerden kesilmişti. Kalbim bana ağır gelmeye başlamıştı. Önümü göremememin nedeni içinde dolan yaşlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Eskiler...   C.tesi Haz. 05, 2010 1:25 am

Paçayı kurtardığıma sevinmiştim ama Juli'i bu halde görmek beni üzüyordu. Neden bu halde olduğunu biliyordum ve gerçekten onun için üzülüyordum. Keşke elimden gelen bir şey olsaydı. Kelimelerini söylerken sesi istem dışı titriyordu
"Birşeyim yok. Yani her zaman ki hâlim."
 bu bizi kandırmaya yetmemişti. Gözlerimizi kocaman açmış devamını bekliyordum ama onun anlatmaya hiç niyeti yoktu.
"Brandon..."
diyebildi alabildiği son nefesle gözleri dolmuş ve her an bayılabilirdi. Bu durumu bu hale getiren bendim ve benim kurtarmam gerekiyordu sanırım.
"Eee, tamam ya sorunları bir tarafa bırakalım madem başbaşa kaldık biraz dedikoduya ne dersiniz?"
dedim sinsi sinsi gülerek. Bir yandan da yerimde zıplıyordum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lyndséy Juli O'shéliâ.
Slytherin 3. sınıf
Slytherin 3. sınıf
avatar

Kadın Rp Partneri : Acılağ Çocuğu ^^
Kan durumu : En safından kan .d
Mesaj Sayısı : 876
Kayıt tarihi : 16/01/10

MesajKonu: Geri: Eskiler...   Çarş. Haz. 16, 2010 7:16 pm

"Eee, tamam ya sorunları bir tarafa bırakalım madem başbaşa kaldık biraz dedikoduya ne dersiniz?" dedi Daisy. Tam konuşmaya başlayacaklardı ki saatime gözüm kaydı. Saat 315.00'di. 4'e kadar vaktim vardı. Yani evime gidebilmek için 4'e kadar hazırlanmam lazımdı. Ve bunu asla yapamayacağım için hemen kızların sözünü kestim.

"Kızlar üzgünüm ama benim gitmem gerekiyor. Evime gidebilmek için zar zor izin almışken bu fırsatı geri tepemem." Daisy beni başı ile onayladı. Eve gideceğimi biliyordu. Bunun için hazırlanmamın ne kadar uzun sürdüğünü de tabii. Bunun için itiraz etmeden onaylamıştı ya beni. Tam saat kulesinin merdivenlerinden aşağı doğru inecektim ki olduğum basamakta durdum ve tekrar kızlara döndüm.

"Iıı, Florence. Tanıştığıma gerçekten memnun oldum." O da bana bakarak bu sözlerime karşılık olarak gülümsedi ve ben eşyalarımı toplamak için Slytherin yatakhanesine inmeye başladım. Zindanların oraya... Yolum uzundu. En tepeden en aşağıya...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Eskiler...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Eskiler...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Holdric Legend :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Akademisi :: Diğer :: Saat Kulesi-
Buraya geçin: